Günlük O Fotoğrafın Hikayesi

  • Kullanıcı W
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 3 saat önce aktifti
Fotograf aslinda montaj ama savasin birlestirme gucu varmis turcos tweetlerine cok guldum bugun. Gunun anlam ve onemi icin burada kalsin. Tarihe taniklik anlaminda .)

1000251484.jpg
 
Doğruymuş.

15 Ekim 1987’de İnegöl’de düzenlenen bir miting sırasında Necmettin Erbakan Hoca'nın yaşadığı olay, hem şaşırtıcı hem de ilham verici bir hikaye olarak hafızalara kazındı.

Necmetti̇n Erbakan İnegöl'de Kopan Parmak (2)-1
Necmettin Erbakan, 15 Ekim 1987’de İnegöl’de Kavaklaraltı Parkı’nda gerçekleştirdiği miting sonrası, bir anda yaşanan talihsiz bir olayla karşı karşıya kaldı.

Koruması arabanın kapısını kapatırken rahmetli Necmettin Erbakan'ın parmağı bir anda koptu.

Erbakan Hocanın, aracının kapısının sertçe kapanması sonucu parmağı koptu. Yanında bulunan Ahmet Sünnetçioğlu, kopan parmağı hemen bir mendile sararak hızla hastaneye götürdü.

"Herkes telaş içerisinde sağa sola koşuştururken o bir poşetle elini sarıp abdest alarak namazını eda ediyor ve Allah'a şükrediyordu."

"Erbakan Hoca, ikindi namazının vaktinin sıkıntıya düşeceğini anlayınca hemen bir tuğla istemiş ve abdest alarak namazını eda etmiş."
Necmetti̇n Erbakan İnegöl'de Kopan Parmak (2)

Parmak mikro cerrahiyle yerine dikildi​

İnegöl Devlet Hastanesi'nde yapılan ilk müdahale sonrası Erbakan Hoca’nın kopan parmağı
İstanbul'da özel bir hastanede yapılan operasyonla başarıyla yerine dikildi.

Ancak bu durum, onun programını aksatmadı. Ertesi gün Mardin’de planlanan mitinge katılmak üzere yola çıktı.

Necmetti̇n Erbakan İnegöl'de Kopan Parmak (1)

Namaz ve İbadete Düşkünlüğüyle Örnek Oldu​

Abdest alarak namazını eda etti​

Parmağının kopmasıyla yaşanan bu zorlu anlarda bile, Erbakan Hoca’nın önceliği ibadeti oldu.

Parmağına müdahale öncesi, yanında bulunanlara “Bir tuğla getirin” dedi ve teyemmüm ederek namazını eda etti.

Bu olay, onun ibadete olan bağlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Necmetti̇n Erbakan İnegöl'de Kopan Parmak (3)
 
Evet bende şaşırdım. Hoş, fotilerin birinde sinirim bozuldu ama olsun örnek davranış. bravo.
 
  • Kahkaha
Tepkiler: W
Bir hayalim var ile baslayan cumleler cok utopik gelir ya hani ? bir zamanlar siyah ve beyaz cocuklarin birlikte oynayamadigi, ten rengine gore degerlendirildigi, ayni otobusu kullanamadigi, dahasi ayni lavobada el yikayamadigi bir ulke idi Amerika. Sonra ne oldu ? bir Martin Luther cikti ve dediki bir hayalim var !!! bunlarin artik eskide kalmasi gerektigini, hak hukukun ten rengine gore degerlendirilmemesi gerektigini savundu.

Hani Michael Jackson diyor ya "they dont care about us" sarkisindaki sozlerinde "“If Martin Luther was living, he wouldn’t let this be”

Iste o Martin bu Martin son balkon konusmasi grev yapan iscileri destek icin gitmisti.

1780221753849.png


Hayali gerceklesmeye gerceklesti onca protesto onca ugrasi sonunda.. Fakat bir beyaz tarafindan katledildi.. Ve katil ifadesinde "ben tek basina yapmadim !" dedi. Dava hakkinda cok ayrinti yok belliki buyuk baslarin parmagi vardi. Ama bu olum bir ulkenin degisimine sebep oldu.
 
Fotoğrafın hikayesi şu açıdan güzel: Türkiye savaşın dışında kalmaya çalışırken dünyanın en güçlü üç aktörü aynı masada Türkiye'nin savaşa girip girmemesini konuşuyordu.

Turk ordusu savasa girecek donanima sahip degildi, Inönü sag gosterip sol vurdu, dediki ordumuz cok zayif siz bize silah, tank ve butun ihtiyaclari verin once ordumuzu guclendirelim. Ingilizler ikna ettigini dusunerek 80 milyon dolarlik askeri yardim yapiyor. Fakat Turkiye bunu savasa girmek icin degil, savasa girmemek icin kullaniyor.

Bence Inonunun yaptigi zekice bir diplomatik hamle idi, ne Almanyayi karsisina aldi ne Ingiltereyi.

1000306409.jpg
 

Ekli dosyalar

  • 1000306412.jpg
    1000306412.jpg
    702,8 KB · Görüntüleme: 2
1903, Londra. Avrupa’nın “medeniyeti”nin başka bir yüzü.


Bu genç kızlar Bryant & May kibrit fabrikasında çalışıyordu. Beyaz fosfor yüzünden çeneleri çürüyen, dişleri dökülen işçilerdi bunlar. Üstelik çoğu 14-16 yaşlarında.


İşin daha acı tarafı, patronların bunun zararlarını bilmesine rağmen maliyet yüzünden kullanmaya devam etmesiydi. Ucuz iş gücü, ucuz malzeme… Bedelini ise çocuk işçiler ödedi.


1888’de bu kızlar greve çıktı ve sonunda İngiltere beyaz fosfor kullanımını yasaklamak zorunda kaldı.


Bugün Avrupa’yı sadece sarayları, demokrasisi ve “medeniyetiyle” anlatmak kolay. Ama o ihtişamın altında 14 saat çalışan, sömürülen ve hastalanan çocuk işçiler de vardı.


Tarih sadece güzel binalardan ibaret değil. Avrupa’nın sanayileşmesinin faturası da böyle yüzlerde yazılı.


1000307800.jpg
 
Peki Michael neden bu beyaz bantlari kullaniyordunun cevabi;

Parmak uçlarına çoğunlukla beyaz bant takıyordu; bunun amacı, seyircilerin (özellikle arkada oturanların) sahne ışıkları altında yaptığı hassas el hareketlerini daha net görebilmesiydi. Beyaz bant ışığı yansıtıyor ve tıpkı beyaz çoraplarının ayak hareketlerini belirginleştirmesi gibi, yaptığı her hareketi öne çıkarıyordu. Müzik direktörü Michael Bearden de bunu This Is It provaları sırasında doğrulamıştı. Zamanla bu, onun karakteristik görünümünün de bir parçası haline geldi.

1000312854.jpg
 
Son düzenleme:
Bu fotograf da benim salaklık hikayem olsun.
Akrabam diye işe aldırdım. Hayatımın “referans oldum, artık arkamı yaslarım” hatası…
Meger işe almakla bitmiyormuş. Her adımında “deeeh” demem gerekiyor. Bir işi yaptırmak için destek, başka bir işi yaptırmak için destek… Mail atacak, mailde ne yazacağını ben söyleyeceğim.
İletişim desen sıfır, disiplin desen Allah’a emanet. 😅
Kendisi Tr’de makine mühendisliği okuyordu. Hiçbir şeyi beğenmeyen ama hayatında bir şeyleri değiştirmek için de pek çaba göstermeyen, at gözlüklerini 4K çözünürlükte takmış bir Z kuşağı temsilcisi.
Ben de akrabam diye “yardım edeyim, bir fırsat vereyim” dedim.
Şimdi her sabah işe gelirken “Bugün acaba hangi konuda deeeeh diyeceğim?” diye düşünüyorum. 😂
Sonuç: Akrabaya iş bulmak sevap mı bilmiyorum ama bana bayağı pahalı bir hayat dersi oldu.

Fotoğraftaki konuşma da zaten olayın özeti:
“Hangi üründen bahsediyor şimdi?”
— Kardeşim, 2 saattir bahsediyorum ya hani
Neyse… Allah akıl fikir versin, bana da sabir 😄


1000313488.jpg
 
Bir de bagira bagira konusuyor :d Elinin tersini yapistiracaksin :d
 
  • Kahkaha
Tepkiler: W
Olaylara geeel. Turkan Soray 17 yasinda 40 yasindaki Ruchan Adli ile tanisip sevgili oluyor, fakat adam Meri isminde bir kadinla evli. Dahasi ( asil bomba olan olay ) Muhterem Nur'un hayatini anlatan kitapta Turkan'in annesi ile Ruchan Adli ile iliskisinin oldugu.... Annesi bu olayi duyunca Ruchan ile kapisip davalik oluyor. Anne kiz uzun sure kus kaliyor.
Evli olan sevgilisi Ruchan bosanirken 17 milyon tazminat odeyince Turkan sinirleniyor ve terk ediyor adami. Evleniyor Cihan Unal ile sonra 3 sene sonra bosanip tektar Ruchan ile kalmaya basliyor, haydaaaa.

1000316270.jpg


Bugunluk bu kadar magazin yeter...
 
Su siralar Kaddafinin hayatini arastiriyorum ilginc adammis vesselam, gittigi ulkelerde saraylarin bahcelerinde cadir kurdurup yatiyormus .p

1000322610.jpg

Kaddafi'nin sarayında, Condoleezza Rice'ın fotoğraflarıyla dolu özel bir albüm bulunmuştu. Üstelik Kaddafi, Rice icin “Black Flower in the White House” (Beyaz Saray'daki Siyah Çiçek) adlı bir şarkı da bestetmisti. 2008'de ona elmas yüzük, madalyon ve ud gibi hediyeler vermis. Dünya liderlerinin bile platonik takıntıları olabiliyormuş demek ki....
 
Geri