Neden hayatı bu kadar erteler insanoğlu? Farkında ya da değil bir şekilde bi şeyler sebep hep buna. Yani yürümeyen bir ilişkiyi sürdürme çabası, mutlu olmadığın işte çalışmaya devam etme inadı, hoşlanmadığın ortamlarda bulunma durumu vb. uzayıp giden örnekler… “Olmuyorsa zorlama” mottosunu “İstiyorsan bırakma” ile mi karıştırıyoruz? Muhakeme yeteneğimizi mi sorgulamalıyız yoksa bi şeylere mecbur mu hissediyoruz kendimizi? Bu “NEDEN?” sorusunun cevabını bulacak gibi miyiz peki? Ya da cevap belli de uygulamada mı sorun var? Bilmiyorum ama bi şekilde bi şeyleri erteliyoruz. Sürekli, mütemadiyen…
Belki bu sabır(!) uğruna hayatımızın aşkını ıskalıyoruz ya da çok daha mutlu olabileceğimiz, hemen olmasa da bi zaman sonra maddi manevi bizi gerçekten tatmin edebilecek bi iş fırsatını kaçırıyoruz. Belki de o ortamdan kendimizi sıyırsak çok daha kaliteli ortamlara kendimizi adapte edebileceğiz. Çıkar ilişkisi gütmeyen, gerçekten saygıyı ve sevgiyi size hissettirebilen… Peki bize, bi şeyleri erteleyebileceğimiz kadar uzun bir yaşam bahşedildiği fikrine nasıl kapılıyoruz? Küslükler, kalp kırmalar falanlar filanlar.. Bu kadar basit olmamalı bazı şeyler… Keşke ertelemesek. Öyle olduğu gibi dümdüz yaşayabilsek dimi? Bence de…
İyi akşamlar dostlar..