Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.
Bir ayın değerlendirmesini yapalım bakalım:
Kızıl Veba kısaydı ve sarmadı. Sineklerin Tanrısı'nı anımsattı bana biraz.
Wells'in Zaman Makinesi de dönemi için müthiş bir hayal gücü sunmuş olabilir ama beni pek etkilemedi. Betimlemeler başarılıydı.
Envr Paşa'nın Anıları çok iyiydi. Bir dönemi ve dönemin adamını yansıtmış. Var olsun Paşam, daha iyi işler de yapabilirdi ama kısmet.
Ortaylı'nın Eski Dünya Seyahatnamesi akıcı anlatımla ilerliyor. 60 ve 70'lerde gezdiği yerleri bir rehber gibi sunmuş, sunarken daldan dala sıçramış bazen hocam.
Edgar Allan Poe ve Hoffmann'dan farklı olarak P'u Sung-ling, anlattığı harikalar karşısında büyülenmez. P'u Sung-ling'i sadece öykülerindeki doğaüstülük bakımından değil aynı zamanda özlü, kişisel olmayan, belgesel niteliğindeki üslubuyla değerlendirmek ve taşlama amacı bakımından da Swift'le kıyaslamak daha doğru olur. P'u S ung-ling'in cehennemi, yönetimi ve karanlığı açısından Quevedo'nun cehennemini anımsatır: Mahkemeleri, yargıçları, savcıları, yazmanları her yer ve her çağda karşılaşılan dünyevi
örneklerde olduğu gibi- satılık ve biçimcidirler.
Okuyucuların, batıl inançlı Çinlilerin bu öyküleri gerçek öykülermiş gibi okumaya eğilimli olduklarını; çünkü, yorumcuların deyişine göre, imgelem dünyalarında üst düzenin alt düzenin bir aynası olduğuna inandıklarını unutmamaları gerekir.
Liao-Chai Öyküleri ilk anda safdilce yazılmt§ bir metin izlenimi bıraksa da bir süre sonra belirgin bir nükte, taşlama ve düşgücünün varlığını hissettirir; sınava hazırlanan bir öğrenci, bir tepede yapılan akşamüstü ziyafeti, ihtiyatsız birisinin sarhoş olması gibi ortak öğeler ile su kadar devingen, bulutlar kadar değişken, olağanüstü bir dünyanın gözle görülür bir çaba sarf edilmeksizin nasıl kurulduğunu algılarız.
Düşlerin, ya da daha yerinde bir deyişle, kabuslara özgü dehliz ve labirentlerin krallığı: Yaşama geri dönen ölüler, aniden kaplana dönüşen yabancı bir ziyaretçi, aslında yeşil suratlı bir şeytanın üzerindeki kürkten başka bir şey olmayan çok güzel bir genç kız. Gökyüzünde kaybolan bir merdiven; cellatların, acımasız yargıç ve ustaların yerleşkesi olan kuyunun dibinde yok olan başka bir merdiven . . .
kitap bittiğinde başına kasketi geçirip köy kahvesine inip, köylülerin dertlerini dinliyorsun.Sonunda okumak kısmet olacak.
Yaşar Kemal - İnce Memed 1’den başlıyorum.
Ekli dosyayı görüntüle 68684
Yayınevine göre kitap okumak herkesin yaptığı bir şey değil. Gerçekten bana bir noktada en tutarlısı öylesi gibi geliyor. Eğer yayınevi ilkeliyse o çizgiyi tutturduğu okuyucuları çoğunlukla sadık kalıyor. Ki ben de genelde öyle yapıyorum. Yordam, Evrensel, sol, Metis, kırmızı kedi, yazılama…engin gectan - hayat.
metis yayinlarindan çıkan bir çok kitap çok güzel.
psikoloji tarzında okumak isterseniz çok iyiler.
Yayınevine göre kitap okumak herkesin yaptığı bir şey değil. Gerçekten bana bir noktada en tutarlısı öylesi gibi geliyor. Eğer yayınevi ilkeliyse o çizgiyi tutturduğu okuyucuları çoğunlukla sadık kalıyor. Ki ben de genelde öyle yapıyorum. Yordam, Evrensel, sol, Metis, kırmızı kedi, yazılama…