Ernest Hemingway akıcı ve sürükleyici ilerledi. İç Savaşı hissettirdi yani. Anca okudum onu, bu gönderiyi atmak için okudum. Öncesinde hep başka kitaplarla sırnaşıyordum:
Michael Schumacher biyografisini okudum. Tez zamanda sağlığına kavuşur umarım efsane.
Mourinho biyografisi okudum. O her zaman özel biri.
Tevrat'ı okudum. Tarih kitabı gibiydi, sıkıcıydı biraz. Soyağacı gibi işlemiş; mesela, x oğlu xx, xx'in oğlu xxx diye ilerliyor bazen. Kuran'da İsmail kurban ediliyor diye yazmıyor muydu, Tevrat'ta İshak diye okudum. Yahudiler İshakçı galiba. Bu konuda makale varmış:
Pertev Boratav'ın Türk Mitolojisi adlı yapıtını okudum. Beklentimi karşılamadı, İslamiyet öncesine dair bilgi istiyordum.
Yaşar Kemal'in Ağrı Dağının Efsanesi çok akıcıydı, farklı bir anlatımla işlenen Ömer Seyfettin öyküsü gibiydi.
Hügo'nun Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı yapıtı harikaydı. Bu adam, dönemiyle ilgili bilgileri de işliyor ya çok hoşuma gidiyor. Giyotini kafama kafama geçirdi.
Özdemir Asaf'ın Laviniası ile kapatayım. İnceliklerle bezenmek lazım sonuçta.
Sıradaki okuyacaklarım şu bağlantıdan olacak gibi:
Mihail Bulgakov - Genç Bir Doktorun Anıları Dostoyevski- Yeraltından Notlar Seneca - Mutlu Yaşam Üzerine ve Yaşamın Kısalığı Üzerine
www.ircforumlari.com.tr