Çocukken futbolcu kartı satın alırdım, oradan çıkan futbolcu yapıştırıcılarıyla atari kazanmaya çalışırdım. Parkta bilye oynardım. Seksek oynardım. İki ağacı kale yapar yada 3-5 taşı biraraya getirir kale kurar maç yapardık. Sakızlardan çıkan dövmeleri koluma yapıştırırdım. Maytap satın alır patlatırdım. Pokemon tasolarıyla oynardım. Bugünlerle o günlrri kıyaslayınca gerçekten uçurumlar var. Bunun da asıl sebebi piyasanın buna teşvik etmesi ve tüketimi bunlar üzerinden kurgulaması. Kurşun askerlerin ve barbi bebeklerin devri öldü ve atariler başladı. O öldü bilgisayarlar, oradan da artık cep telefonları, iphonelar ve facebooklar. Yarın da hangisi para ederse piyasa onu çoculara özendirecek ve almaları için teşvik edecektir. Piyasa ekonomisi hayatın her alanına müdahale eder. Kırsallarda çocukluk hala var olsa da büyük kozmopolit yerlerde bu pek kalmadı. Bu konuda Can Dündar'ın "Dört Nesil Dört Hayat" belgeseli izlenmeye değer.