Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Yünan mitolojisi insanı insana anlatan hikayelerde doludur. Büyük filozofları bağrından çıkartan bu medeniyet anlatmak istediklerini büyük kitlelere hikayelerle aktarmıştır.
Bu sayede bu mitolojik hikayeler bu gün bile kimsenin kelimelere dökemeyeceğin şeyleri ustalıkla ve anlaşılır bir şekilde anlatır tabi görmesini bilene.
Çünkü Zeus’un gerçekten tapılan bir tanrı olduğuna inanan biri için tüm bunlar putperestlik zırvası olarak gelecektir. İnsanlar bir yeri işaret ettiğinde işaret ettiği o yere değil de parmağın ucuna bakanlar için bu böyledir gelin işaret edilen yere birlikte bakalım…
Nergis çiçeği ismini mitolojik kahraman Narcissus’tan almıştır. Ya da Narsis. Narsizm (kendini bepenmişlik) kelimesi de aynı etimolojik kökenden gelir. Narsis’in öyküsü kısaca şöyle anlatılır:
Narsis, ırmak ilahı Kephissos ile arındırıcı suların bekçi perisi Liriope’nin oğlu olarak doğar. Bir kahin; ebeveynlerine Narsis’in dünyada, kendi yüzünü görmediği sürece yaşayacağını bildirir.
Narsis bir gün bir su birikintisine dökülen bir kaynağın yanına gelir ve su birikintisine doğru eğilerek oradaki sudan içmeye başlar. Doğal olarak, bu sırada, birikintide yansıyan yüzünü görür.
Kendi yüzünü görünce önce şaşkınlığa düşer, sonra kendini hayranlıkla seyre dalar ve kendisine âşık olur. Bu seyirden kendisini bir türlü alamayan Narsis gitgide hissizleşir, dünya yaşamına gözlerini yumar ve bulunduğu yere kök salarak açılmış bir çiçeğe dönüşür.
Bu çiçek, güneş gibi, sarı göbekli, beyaz yapraklı, çevresine güzel kokular yayan bir çiçektir. Ölümünden sonra styx nehrinin sularına katılır.
Hikayeden anladığımız tema evet ilk başta narsizm yani kendini beğenmişlik gibi görülüyor. Kahinin kehaneti doğru çıkıyor Narsis kendini görüyor ve ölüyor.
Ama elimizde doğru anahtarlar olmadığı için bundan bu anlamı çıkarıyoruz. Doğru anahtarları kullanarak bu hikayenin demeye çalıştığı şey şudur:
Narsis’in suda kendisini görmesi ve kendisine âşık olması, arayışta olanın önceden dışarıda aradığı en büyük sırrın, bilgelik anahtarının kendi içinde olduğunu farketmesini, içindeki “ruhsal tesir” kanalını keşfetmesini simgeler.
Narsis’in gitgide hissizleşmesi ve dünya yaşamına gözlerini kapamasında, dünyasal isteklerden tümüyle uzaklaşması, başka insanların önem verdiği dünyasal, maddi değerlerin kendisi için artık hiçbir şey ifade etmemesi simgelenir.
Yine de Narsis’in dünyayla ilgisi aslında çiçeğin sembolizminde yatmaktadır.
Nergis çiçeği her zaman 6 tane taç yaprağa sahiptir ve 6 sayısı dünyaya, maddeye bedenlenen ruhu, maddeyle madde üstünün birleşimini simgeler.
Çiçek ve çiçeğin açılması varlığın “ruhsal tesir”i kendi başına (eğiticisi olmadan) çekip aktarabilecek duruma gelmesini simgeler.
(Çiçek tüm doktrinlerde aynı anlamda kullanılmıştır; nergisin yerini kimi öğretilerde gül, kimilerinde lotus çiçeği (nilüfer) almıştır.)
Aldığını çevresine yayması, rengi ve biçimi küçük bir güneşi andıran nergis çiçeğiyle ifade edilmiştir.
Çünkü ortası sarı ve çiçekleri beyazdır aynı güneşin ışık yayması gibi. Burada İsa ve gül haç metaforuna dikkat çekerim.
İsa’nın çarmıha gerildikten sonra toprağa düşen kanının olduğu yerde çiçek açması inancı da aynı sembolizmle ilgilidir.
İsa güneşi temsil eder zaten arkasındaki güneş halesi sembolüyle ve o da aynı nergis gibi aydınlatıcı bir çiçek açmıştır ölerek.
Aldığı ruhsal tesir, burada, tesirin tüm tradisyonlarda en çok kullanılan sembolü olan, içtiği su ile simgelenmiştir.
Ölen çiçeğin ırmağa katılmasında ise, ruhsal, öz benliksel tesirin kaynağı ile özdeş olma, bu zincirinin bir halkası olma simgelenir. Zaten su sembolü bütünlüğü simgeler. Nilüfer çiçeği de su üzerinde açan bir çiçektir.