Sayın bayım;
İçimde sana karşı büyüyen bu sevgiyi anlatmak için sayfalar dolusu şey yazsam da biliyorum ki hiç bir kelime, hiç bir cümle hissettiklerimi tam olarak tarif etmeye yetmeyecek...
2 Ağustos gününü dün gibi hatırlıyorum; o ilk, o ürkek "merhaba" ile başlayan yolculuğumuzda bugün koskoca 81 günü geride bıraktık canım. Zaman ne kadar da hızlı akıp geçiyor... Ama bu kez zamanın hızlı akmasına kızmıyorum; aksine, takvimdeki her günün hızla devrilmesi seni bana bir an önce kavuştursun diye dua ediyorum.
Biliyorum, bu yolculukta zaman zaman kavgalarımız, çocukça kırgınlıklarımız ya da anlaşmazlıklarımız da olacak. Ama ben şuna yürekten inanıyorum: Birbirine kalpten bağlı iki insan için her kırgınlık, aradaki bağı daha da sağlamlaştırır; bizi birbirimize daha sıkı kenetler. Sen benim her günümü sevgisiyle aydınlatan, bana hayatın en güzel renklerini sunan yegâne mutluluğumsun. Zaman geçsin, yollar kısalsın ve seni bana getirsin...
Sabahları güne senin sesinle uyanmak, günün her anında senin varlığını zihnimde taşımak ve geceyi yine seninle kapatmak tarif edilemez bir huzur. Fiziken mesafeler olsa bile, ruhunun ve sevgisinin yanımda olduğunu hissetmek beni dünyanın en mutlu insanı yapıyor.
Ve o gülüşün... Sen öyle bir gülüyorsun ki, içimdeki bütün karanlıklar aydınlanıyor. Çok güzel gülüyorsun adamım, hep öyle gül olur mu?