Mutluluk Tâneleri.

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2729 gün önce aktifti
Aslında hiç gelmemiş birinin gittiğine inanmışım.
Boşluk işte , tarif edilemez.
 
'Kalbini kırmak istemiyorum' diye bir söz var , söylendiği an kalbi kıran.
 
Eskisi gibiyim ben.
Sadece fazladan bir kaç fırça gerekiyor hüzünlerimi kapatmaya.
Kültablasında kırmızı izli izmaritler çoğaldı biraz, biraz uykusuzluk.
Ayrılık şiirlerinde bizi buluyorum bazen, bazen yalnızlık şiirlerinde kendimi.

Eskisi gibiyim ben.
Sadece sen yoksun, telefonum daha sessiz. Daha sensiz.
Soranlar hatırlatır, bir şeyler kopar içimden, görmezler.

Eskisi gibiyim ben.
Sadece kurduğumuz hayallerde rolüm değişti.
Sen yine mutlusun, ben yine uzak, diğeri kim, tanımıyorum.

Bahanen gitmekti senin, cevabım susmak.
Ama unuttuğun bir şey vardı;
Erkeğin bedeninden güçlüdür, kadının iradesi.
Şimdi gittin ya, ya gerisi ?
 
Yapıştır tek kağıtlı ince bir beste..
Dandik İnsanlar'a gelsin üflediğimiz her nefeste..
 
En Sevdiğim Mevsime GeLdik;
Yapraklar Sararacak,Gök Gürültülü Yağmurlar Yağacak.
Sonbahar, Hüzündür. Hüzün ise, Ben demektir.
 
Bu hayat, seni unutabileceğim kadar uzun değil...
 
Bunca boş konuşan insanın arasında, dilsiz olmak engel değil, devrimdir.
 
Bugünlerde...

Mallarımız arttı, keyfimiz azaldı.
Daha büyük evlerde kalıyoruz ama daha küçük ailelerde yasıyoruz.
Konforumuz arttı ama zamanımız daraldı.
Diplomamız bol ama sağduyumuz az.
Uzmanlıklar arttı ama sorunlar çoğaldı.
İlaçlar çoğaldı, hastalıklar arttı.
Sorumsuzca para harcıyoruz ama az gülüyoruz.
Trafikte çok hızlıyız ama çabuk parlıyoruz.
Aksam geç yatıyor, sabah yorgun kalkıyoruz.
Az kitap okuyor, çok televizyon seyrediyoruz.
Varlığımızı arttırdık ama değerlerimizi yitirdik.
Çok konuşuyor ama az gönül veriyoruz ve bol yalan söylüyoruz.
Para kazanmayı öğrendik ama yuva kurmayı beceremedik.
Hayata yıllar ekledik, yıllara hayat katamadık.
Aya kadar gidip dönmeyi biliyoruz ama komşumuza gidip gelmiyoruz.
Uzayın derinliklerine ulaştık ama ruhun derinliklerine inemiyoruz.
Havayı temizledik(!) ama ruhları kirlettik.
Atomu bile parçaladık da, önyargılarımızı yıkamadık.
Çok yazıyor, biliyor ama az gelişiyoruz.
Daha çok plan yapıyoruz ama daha az sonuç alıyoruz.
Acele etmeyi öğrendik ama sabırlı olmayı asla...
Gelirimiz arttı, karakterimiz zayıfladı.
Tanıdıklar çoğaldı, dostlar eksildi.
Çabalar arttı ama mutluluklar azaldı.
Bilgisayar ağları kuruyoruz, bilgi otoyolları inşa ediyoruz ama
kendi aramızdaki iletişimde zorlanıyoruz.
"Dünya Barışı" der, silahlanırız!
Daha mutlu olmak için "somurtarak" çalışırız..

" Herşeyi yeniliyoruz, Evimizi yeniliyoruz arabamızı yeniliyoruz,
beyaz eşyalarımızı yeniliyoruz, telefonumuzu yeniliyoruz
Ama biz bu hayata YENİLİYORUZ."
 
Fazla yakınlığın getirdiği uzaklık..
 
Karakter sahibi bir insanın ruhu yaralarla doludur..
 
Kalp atışlarının melodisiyle uyuduğum adam, şimdi sımsıkı kilitlemiş sol göğsünü. Gireyim diyorum bazen, adımlayayım sevdiğimin içindeki akustik geceyi.

Yok hayır, hiç mümkünü yok!
Öylece kalıyorum sana duyulan aşkın ağır kapılarında..
 
İşin aslı, hepimiz birbirimize anlatamadıklarımızdan ibaretiz.
 
'' Sebepsiz sevmektir aşk, nedeni olmadan bağlanmak birine.
Hatta sarılamamaktır utançtan, çünkü utanmaktır sevmek aslında....''
 
Gölgene bak, beni anlamak istiyorsan;
Sana o kadar yakın, ama asla dokunamayan..
 
"İnsanlar seninle konuşmayı bıraktığında, arkandan konuşmaya başlarlar."
 
''MUTLU olmadığın biriyle
Mutlu görünmeye çalışma. Olan SANA olur...''
 
Geminin tek kaptanı olur, gerisi mürettebattır,
Kalbin de tek sahibi olur, gerisi teferruattır.
 
''Derdim yüreğimde,
Eller ne bilsin... ''
 
Geri