Mutluluk Tâneleri.

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2729 gün önce aktifti
Kime sorsam,
"Ben senin mutluluğunu istiyorum" dedi.
Ne kastınız vardı mutluluğuma, anlamadım gitti.
 
''Bazen ona bir şeyler yazarsın, yazar silersin.. yazar silersin..
O hiç birini okumamış olur,
Ama sen hepsini söylemiş olursun!''

‎"Gökte ararken yerde bulduğum olmadı hiç.
Ama yerde bulup da göklere çıkarmışlığım çoktur."
 
Beynimdeki morfin gibisin; yoksan varım, varsan yokum.

Hep aklımdasın da aklım başımda değil.


İnsan hayallerinin yönetmeni, senaristi ve oyuncusudur. Olmak istediğimizle, olduğumuz arasında, yokluğa yatık bir var olma halidir. Hayata verilen bir cevaptır. Hayalden kaçış yoktur, hayale kaçış vardır.Gerçekte kalırsın, hayalde yaşarsın. İnsan kendi hayatının yolunda kendisinin kaçak yolcusu olarak sadece hayallere tutunarak yolculuk yapabilir. Hayal güzeldir. Kendi ellerinden tutabilirsin...

Kahraman TAZEOĞLU
 
Hayal kurmaktan korkuyorum...
Ya yine yıkılırsa...
Ya yine yarım kalırsa...
 
Hayallerle yan yana,mesafelerle uzak...
Neresinden tutarsan tut yorgun bi çaresizliği gizler içerisinde…
Sen takvimlerden fal tutmaktan bıkkın,takvimler sana umut vermekten ırak,
Akreple yelkovan küçük anların takipçisi
Sense kaybolmuşsun çoktan,geçmeyen ayların arasında…
“Hayallerle yan yana,,mesafelerle uzak”Sayfalara sığmayan şeyleri anlatır aslında belki…
Belki harflerden çok şey beklemeyi,
belki de cümlelere iki kat fazla yüklenmeyi gerektirir ki zordur yazmasıda,yaşamasıda...
Aynı yastıkta görülen rüyaların kokusu,Camlardaki iki kişilik buğusu,
Sarılınca birbirinize karışan “işte bu an çok güzel” duygusu …
O kadar çok şey kalır ki bunların arkasında söylenmeyen,
ve bazen insanın payına hayattan öyle çok şey eksik düşer..
Ki birikir,
Ki dağ olur,sen gölgesinde kalırsın..
Ve bazen o uzaklar,
Ve bazen o özleyişler öyle yerleşmiş olur ki içine...
Kimbilir belki sonra kapamaya yetmez o açığı hiç bişeyler..
Ve sıkı sıkı sarılmalar...
Ne de uzun uzun kavuşmalar...
Belkide uzak mesafeler arasında,hayaller bile dayanamaz usulca silinirler…
Hayatın başka başka ucunda
İki sevgili ayrı ayrı...
 
- Hayal Kurmak Bilmekten Daha Önemlidir - Einstein

-Basit ve sade yaşayabilmeyi dilerdim ilk önce deniz olan bi yerde yaşayabilmeyi kocaman verandası olan bahcedeki her seyi elimle diktigim sevgili yanımda birde bebelerimiz olsun, bir kac tane köpek ve bir sürü kedimizle

-Ofise gitmeden para kazanabileceğimiz işlerimiz olsun isterdim

-Dünyayı gezebilecek kadar para isterdim daha fazlasını değil birde yardım edebilecek kadar insanlara ama en çok hayvanlara

-Sağlıklı olalım bütün sevdiklerimle isterdim

-Küresel ısınma olayını durdurabilmeyi isterdim insanlar cevreyi kirletmekten vazgeçsinler isterdim sonra herkesi “uyandırabilmeyi” isterdim

-Fokların katillerini toplatabilmek isterdim dünya yüzünden

-Sevgili hep beni düşünsün isterdim

-Hep sevdiğim seyleri yiyebilmek isterdim ama kilo almadan gelsin tatlılar pastalar

-Queen konserine gidebilmek isterdim ahh hemde ne çok isterdim

-Bebecikler ölmesin isterdim

-Daha çok daha çok ayakkabı isterdim

-Sevgiliyi iron maiden konserine götürüp kuliste grupla tanısmasını saglamak isterdim

-Kocaman dügün yapıcaz ama sevgiliyle kacıp evlenebilmek isterdim sadece o ve ben

-sosyal eşitlik isterdim eşit para eşit haklar kısaca eşitlik isterdim

-piramitleri nasıl yaptıklarını öğrenebilmek isterdim yada durun bu dileğimi zaman makinam olsun diye değiştiriyorum her merak ettiğim şeyi gidip gidip öğrenebilirdim

-büyük babamla ,dedemin ölmemiş olmalarını dilerdim

-son olarakta benim çocuklarımında, annemle babam için düşündüklerimi benim için düşünmelerini dilerdim

Hayal kurmanın sonu yok tabiki...
 
bazen sadece beklersin birşeylerin olması için.

yorgunsundur herşeye, ağlamaya bile, gülmeye bile.
dökemezsin içini kimselere. ne de kendine.
hayallerim vardı bir zamanlar... şimdi hayal kurmak bir hayal olmuş orası ayrı.
içimde kocaman bi sevgi var gibi. biri olsa da ona versem gibi. neden illa bir başka kişi? içimde bu denli sevgi varken neden mutsuzluk... anneme, babama, kardeşime neden gösteremiyorum fazlaca ilgi? kendimi neden sevemiyorum olduğundan daha da fazla? yetemiyo muyum kendime? neden önemli olması için bir başkasını bulmam gerekiyor tüm sevgimi ona vermek için?
ama ben deniyorum olmuyor... yaradılıştan bu başka bi kılıf uymuyor... değişmek istiyorum yerimde sayıyorum. biri geliyor birileri gidiyor. çok mutlu oluyorum daha çok ağlıyorum.
içim şişiyor çoğu zaman. mutlu olduğum şeyler mutlu edemiyor.
zaman bazen o denli akıp gidiyor ki korkuyorum.
anlayamıyorum neden bu korku neden bu kaçış? kimden bu kaçış?
kendim gibi birini istiyorum bazen... aslında kendimden bıkıyorum belkide. hep aynı terane. seneler geçse de üzüldüğüm şeylerin saçmalığı aynı. ne bir fazla ne bir eksik. pardon daha da fazla bu saçmalık.
içimden geldiği gibi yaşıyo olsam da yaşayamıyorumdur belki?
tam şu anda denesem belki...
komik değil mi sencede? deniyorsun ama başaramıyorsun. tam başaramamak da denemez aslında. deniyorsun yolun tıkanıyor. öyle bi tıkanma ki? şaşırıyorsun. denk mi düşmüş, şanssızlık mı olmuş. yoksa olması gereken mi olmuş? neden düşünüyorum?
keşke aptal olsaydım.
evet anne ben aptal oldum! demek istiyorum.
bu yazımı yayınlamak zorunda olmasam bile yazarken kasılıyorum. kendime mi itiraf edemiyorum yoksa bu denli mi kasıyorum?
ne zaman bitecek merak ediyorum. etmek de istemiyorum.

bırakıp gidesim var. ama gitmek de istemiyorum...
 
Sensizlik... ve Hayalin


Hasret kokulu sözlerimi ve yüreğimi sundum yine sana;
dünyalara sığmayan sözlerimi ve yüreğimi...
Sensizlik kuyusuna düştüğüm günden beri hasretin yankılanır
yalnızlığın arka sokaklarında.Hasret kaldırımlarını arşınlarken bir
bir,sensizliğin çıkmazlarında kaybolurum. Hangi kapıya varsam ses veren
olmaz hayalinden başka...Hayalin ki,misafir olur gönül bağıma; geçtiği
yerler sen kokmaya başlar,izleri kalır gönül toprağında.
Avutmaz hayalinin kırıntıları sensizliğe esir gönlümü. Yaprak
dökümü gibi bir bir savrulur sensizlikte, seninle büyür ateşin duygular. Ve
her bir yaprağa bin ağıt yakarım bulut bulut gözlerle...
Bitmek bilmiyor vuslata bir adım kala şu dakikalar. Ben miyim
zamanı durduran,zaman mı bana acımasız?...
Adım adım yaklaşmak hayaline...Dokunmak sözlerine... Ve bir
buse almak kırmızı güllerinden...
Ne güzel,hayali bile güzel..
 
bir sevda bu kadar içe işlermi
ele avuca sığmayan yüreğimi ele gecirip hükmedermi
yazdırırmı anlatmakla bitirilmeyen şiirleri
anlamsızlaştırırmı karşında tüm kelimeleri...
Aşk-a
 
Hayallerim vardı,umutlara bıraktılar yerlerini! …
 
Neyi arıyorsan Sen o'sun

“Neyi arıyorsan sen O'sun" der Mevlana...
Zulmün peşindeysen zalimsin,
aşkı arıyorsan aşık...
Elinden tuttuğumuz her sevgili,
bizi sürükleyip,
kendi iç dünyamızın derinliklerinde
bir keşif gezisine çıkarır.
Her ilişki, benliğimizde bir kazıdır aslında,
her sevda ruhumuzun bir başka yüzü...
Her aşkta kendimizi ararız;
o yüzden bulduklarımız, benzerlerimizdir.
Resimlerini yanyana koyun sevdiklerinizin ve dikkatle bakın yüzlerine,
onların suretlerinden kendi yüzünüz bakacaktır size...
Aşk denilen kaleydoskobun buzlucamına gözünüzü dayadığınızda,
binbir camın rengarenk ışıklar saçarak döndüğünü
ve her seferinde bambaşka şekiller ördüğünü görürsünüz.
Her camda, farklı bir renginiz vardır;
her şekilde sizden bir parça...
Aşklarınız hülasanızdır.
Sevdiğiniz her adam,
beğendiğiniz her kadın,
farklı ruh hallerinizi ele verir;
arada bir çevirdiniz mi kaleydoskobu,
cam parçalar yer değiştirip yeni şekiller alır; hepsi siz...
Sevgilinizin gözlerindeki dolunay,
sizdeki ışığın yansımasıdır aslında;
dilindeki sizin ilhamınız, tenindeki sizin ısınız...
Yoksa hâlâ bir sevdiceğiniz,
o henüz kendinizi bulamadığınızdandır...
 
Ölüm gibi aşk. Kimisini ansızın yakalar, kimisini süründürür yıllarca.

Şarkılar gibi aşk. Binlerce defa da dinlesen doymadığın ya da zamanı gelince tozlu raflarda yerini alan.

Zaman gibi aşk. Hissedilenleri geri alamadığın, yitenlerin dönmediği.

Tek yönlü yol gibi aşk. Bazen çıkar bir çıkmaza sıkışırsın, bazen de alabildiğine geniştir.

Yağmur gibi aşk. Bazen toprak kokusu sarar dört bir yanını, bazen de hasta eder.

Gece gibi aşk. Bazen sarmalar seni huzur verir, bazen de kaçar uykuların.

Şarap gibi aşk. Kırmızılığı cezbeder seni bazen, bazen de kaybolursun beyazlığında.

Bulutlar gibi aşk. Sarmalamak istersin bazen, bazen de kararır üzerinde.

Yaşam gibi aşk. Umutlanırsın yok yere bazen, bazen de düşersin hüzünlere.

Kördür aşk, sağırdır, bazen felç eder insanı yinede vazgeçemezsin.

Ve aşk gibidir aşk. Ne kadar anlatsanda ifade edemezsin, sadece hissedebilirsin...
 
Bilir mi? Yerime gelen kıymetini bilir mi?

[YOUTUBE]gC7DjWVBqwY&feature=related[/YOUTUBE]
​
 
[YOUTUBE]_BiXSsyEt0k&feature=related[/YOUTUBE]​
 
Sadece benim yanımda ol, sadece beni mutlu et istiyorum. Başka birinin yüzünü güldürme kelimelerinle.
 
Kalp yenik, akıl kanmıyor
Sözler sahte...
 
Düşünsene, 3 dk'lık bi şarkı seni koltuğundan alıyor, geçmişe götürüyor, hayatını mahfediyor, geri getiriyor. Üstelik tek kuruş ödemeden.
 
Bir kadın, "yok birşey" diyorsa "çok birşey" vardır.
 
Yani ilişkimiz kolay olmayacak. Gerçekten zorlu olacak ve buna her gün katlanmak zorunda olacağız. Ama ben bunu istiyorum. Çünkü seni istiyorum. Senin tamamını sonsuza dek istiyorum.
-The Notebook
 
Geri