Özledi bugün ruhum son defa, eski bir şehrin bahar akşamından kalma eşsiz kokusunu. Duymak istedim gün batımındaki kuş seslerini, kapılıp onlara gülümsemeyi istedim. Dönüp yüzümü denize bir kez daha hissetmek istedim meltemi bugün. Güneşin sıcaklığını, nisan yağmurunun huzurunu aradım. Mevsimlerle zıtlaşan yüreğimin tekrardan ayak uydurmasını diledim bugün. İçimdeki yakıcı fırtınalar dinerken umutlanmış olsam da, buz kesti ellerim. Yokluğunda bir kez olsun hatırlayabilmek istedim mutluluğu. Belki son, belki de sonsuza dek anımsamak ve unutmak istedim seni. Belki de ben sadece seni özledim bugün. Sıcaklığını, kokunu aradım sadece. Seni geleceğim olarak gören kalbim, geçmişten kalma bir günde haykırdı son defa adını.
Hayali bir kahraman olmayı istedim bugün. Aynalarla dolu bir odada kaybolmayı, insanlarla çevrili bir hayatta hatırlanmamayı diledim. Kimin yazdığı bilinmeyen bir romandan alıntı olarak alınan "Ardına bile bakmadan giderken sevgili, bakakaldı çocuk" cümlesindeki çocuk olmayı, hatta çocuklaşmayı istedim bugün. Öğrendiğim her şeyi unutup, tekrardan nefes almayı düşledim. Yokluğunla anlamı yitenlerin tekrar anlam bulmasını, bir kez daha ağlayabilmeyi istedim. Binip bir kayığa sonsuz okyanuslara açılmayı, uçsuz uçurumlardan atlayarak uçmayı, koşmayı, düşmeyi, tekrardan ayağa kalkmayı istedim bugün. Bugün ben kendime yabancılaşmayı ya da dönüştüğüm yabancıdan kurtulup kendim olmayı diledim son defa...