Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Bana bir şey söyle, ilkbahar gibi…
Çiçek aç mesela, veya yağ rahmet olarak içime veya gök kuşağı ol, sar ruhumu…
Bir şey söyle,
Sözü aşsın, öze değsin…
Bir şey söyle, yanındayım mesela?
Bir doyurgan yalnızlık geliyor aklıma yerimde duramıyorum
Dağbaşı yalnızlığı değil su kenarı yalnızlığı değil bir şehir yalnızlığı, boşluğu, ancak istekle takılan gerdanlıklar gibi boyunda göğüste pırıl pırıl, bizi yiyen geliş gidişlere sokak gecelerine kötü aşklara karşı kuşanılmış bir yalnızlık, yeniden doğurganlığımızı hazırlayan hatırlatan kırgın belki ama gitgide bizi hem kendimize hem insanlara iteleyen bir yalnızlık
Gerisi tembellik diyorum belki
Belki yılgınlık kabullenmişlik daha iyisini bilememeklik bir parça
Bir bilsem aşktandır bu durulma bu yalnızlık ondaki
Bir bilebilsem kimdir nerdedir
Ölü müdür diri midir bir bilsem
Gider bulurum benim yalnızlığım..
Bavulları hep toplu durmalı insanın
Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı
Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli
İhanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı
Yalnızlığa alışmalı
Çünkü “omuz omuza” günlerin vakti geçti.
İnsan kaybolmak ister.
Bakma sen söylediklerine, insan kendini feda etmek ister.
Bir acıda, bir sevinçte, bir kavgada, bir hikayede erimek ister.
Başka türlü katlanamaz aslında kendine.