Mutluluk Tâneleri.

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2729 gün önce aktifti
Öyle güzel gülmelisin ki, insanlar seni ağlatmaya utanmalı.
 
Yardım edebilir miyim bilmiyorum. Aslında benimde çok yardıma ihtiyacım var. Belki böyle el ele verirsek üstesinden gelebiliriz.
 
Bir anda herşeyin olur o.
Karnındaki kelebekler yüzündeki şapşal gülümseme uyurken sarıldığın yastık attığın adım o parmak uçlarından yüzüne doğru giden karıncalı heyecan hissi.
 
Çok şey istemedik, az yüzümüz gülsün yeter
 
..ve ne güzelde görmezden geliyorsun çırpınışlarımı
 
‎- Kaçırdığın bi nokta var ki ben çizgi film kahramanı değilim. Yani acı çekebiliyorum. Yani uçurumdan düştükten sonra geri dönemem sana. Anladın mı ? Anlamadın.
 
Berbat bir hafızam vardı. Söylediğin her şeyi hatırlayacak kadar berbat.
 
Elbet birileri girecek hayatıma.
Elbet birileri gelip beni sevdiğini söyleyecek senden sonra...
Ama ben buna ne kadar inanabileceğim?
İnancımı kaybetmek, seni kaybetmekten daha acı.
 
Her şeyin üstüne geldiği falan yok.
Sadece
senin çok üstüne düştüğün şeyler
var."
 
Hayatıma girdiğin günden beri çok şey değişti , kimseyi istemiyorum artık , senden başka herkesten nefret ediyormuşum gibi geliyor , baktığım her yerde seni görüyorum , biriyle konuşurken bile sanki senle konuşuyormuşum gibi , sorulan sorulara saçma sapan cevaplar veriyorum , kafam seni sevmekten başka hiç birşeye basmıyor artık , aklımda sen , fikrimde sen , hele o ilk buluşmamızı unutamıyorum.. O kadar çok seviyormuş insan aslında , bunu seni tanıyınca dahada iyi anladım..
 
Tarih bile yazsaan, kimin umurunda..
 
Keşke hiç başlamasaydı desem, kısa ama mutlu geçen günlere ayıp edeceğim. İyi ki yaşandı desem, bu yaşanmışlığın sonucu olan ayrılığa nasıl bir kılıf giydireceğim? Öyle bir hale getiriyorsun ki beni, içimde varlığının bile sığamayacağı bir yokluk bırakıyorsun. Belki de bir boşluk bu; hiçbir gelenin dolduramayacağı…
 
Bazen hak etmediği değerleri sunarız sevdiklerimize. Onlar bile şaşırırlar ne olduklarına. Gözünde çok yükselttiğin, bir gün gerçekten yukardan bakmaya başlar sana. Senin yücelttiğin,
seni beğenmez. Uzaktan bakarsın eserine... ( ESERLERİME )
 
Sayfan sayesinde unuttugum sarkıları hatırladım sagol :)
 
Hayatımı bir kişiye adamamam gerektiğini, karşıma daha bir sürü insan çıkacağını, aşk acısının saçmalık olduğunu, kimseye güvenmemem gerektiğini, karşılıksız aşkın acıdan başka bişeye yaramadığını,unutmam gerektiğini, üzülmemin bana ve çevremdekilere zarar verdiğini, ağlamaktan gözlerimin bakılacak durumda olmadığını ve deli gibi özlemenin seni bana geri getirmeyeceğini biliyorum. Ama seni özlememek, unutmak, senden nefret etmek nasıl bi duygu bilmiyorum. Keşke seni aklıma sokarken kapıyı o kadar sert kapatmasaydım, şimdi kapıyı açıp seni çıkaramıyorum kafamdan. Gücüm kalmadı çünkü. Yanıldım çünkü. Çünkü ben seni iliklerime kadar ezberledim. Çünkü yüzünü en ince ayrıntısına kadar hatırlıyorum. Çünkü ben senin kirpiklerini saymıştım sen uyurken. Aslında ben seni, sen uyurken sevdim. Yani senin bundan hiç haberin olmadı, bu yüzden gittiğin için seni suçlayamam. Tek istediğim yanımda olman. Bunun gerçekleşmeyeceğini bile bile istiyorum seni. Burda olmamanın en mantıklı sebebi bile beni ikna etmiyor. Çünkü insan istemsizce özlüyor, çok özlüyor...
 
Sensiz su bile içemeyen ben, sensiz nefes alıyorum şimdi. Sensiz izliyorum sokaktaki insanları. Sensiz dinliyorum martıların çığlıklarını. Masada bıraktığın bardak hâlâ orada. Son kullandığın çatalı yıkamadım. Hepsi seni andırıyor. Sen gittin, engelleyemedim ama izlerine izin vermedim. Gidemediler sevgilim. Seni bıraktım her yerde. Her gün nargileciye gidip masamıza oturuyorum. İki çay söylüyorum. Biri karşımda soğuyor, birini ben içiyorum. Sen dışarıda bekliyorsun beni. “Gel” diyorum sana, “gel artık”. Neden gelmiyorsun sevgilim? Yalnızlık zor. Sen oradayken yaşayamıyorum ben. Alışamıyorum ki sensizliğe. O sonbahar günü gittin ya. Senden sonra hiç yağmadı yağmur. Ben sustum, İstanbul ağladı. Ama hiç yağmur yağmadı. Yedi mevsim geçti sen gideli. Yedi mevsimin yedisi de sonbahardı. Sokaktaki insanlara güneş açtı. Benim sonbaharlarım onların ilkbaharları oldu. Hayatımda ilk defa gördüğüm ve belki bir daha hiç görmeyeceğim insanların mutluluğunu kıskandım. Güneş bana, bize küsmüştü sanki. Yine arkadaş olalım istedim. Sen, ben, güneş. Yine biz olalım istedim. Yine mutlu olalım istedim. Yedi mevsim bekledim seni sevgilim. Mutlu olmayı yedi mevsim bekledim. Soğuğu sevmezsin sen. Her gelişimde kontrol ediyorum. Toprağın soğuk, çok soğuk. Nasıl uyuyorsun orada, üşümüyor musun? Bak ben battaniye aldım yeni, yeşil hem de. Yine soğuyor havalar. Patik de aldım sana. Üşüme diye. Gel artık, atkı ör bana. Söz; karışmayacağım rengine, uzunluğuna… Ne olur gel. Sen gelirsen tekrar başlayacağım nefes almaya.
 
Hayaller, insanın içini sızlatan kırık birer hatıra..
 
yine de dönecek bir gün; kalmak için değil, seni nasıl yıktığını görmek için!..
her insan izlemek ister; uğruna bir ölümü ..
 
Geri