Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Mutlu ol sen, mutlu bak insanlara. Gül, eğlen bak ben böylede mutlu olurum.
Öylede severim seni, öylede beklerim. Ama dedim ya vakit çok geç.
Ela gözlerinde boğulana dek yüzmem için. Kolundan tutup kendime çekip öpmek için. Kulağına fısıldayıpta seni seviyorum demek için. Ne bileyim herşey için çok geç, herşey için..
Ve bir gün giderler, ne hale geleceğini bilmeden. Üzülmemen için gider çoğu. Canın daha çok yanmasın diye uzak tutarlar kendilerini senden. Ama onlar yaşadıkça sen yine içinde yaşatmaya devam edersin. Hayatına devam etmeye çalışırsın, olmaz. Hayat ya acımasız işte..Unutturmuyor değil mi? Her yerde karşına onun adında birisi çıkıyor. Onun sevdiği şarkılar çalıyor takıldığın yerlerde. Çalıştığın ortamda onun isminde insanlar, ona benzeyen yüzler, onun sesine benzer sesler… Ne kadar berbat bir şey. Sen unutmaya çalıştıkça hayat onu sana unutturmaz. Canını yakar her seferinde. Özlediğini hissedersin, onu istersin, sadece onu… Çünkü bir tek ona ihtiyacın vardır. Oysa ki o bunu akıl edememiştir. Giderken mutluluğunu da alacağını hiç düşünmemiştir. Hergün onu anımsadğını ve her gece hıçkıra hıçkıra ağlayıp onu özlediğini nerden bilecek, giderler işte, hep gider onlar…
Dışardan bakınca belki de dünyanın en neşeli insanı gözüküyorum, her şeyde bir eğlence arıyorum, hiç ciddi olmuyorum. Çok saçma, değil mi? Aslında öyle değilim.