-
- Katılım
- 13 Ağustos 2023
-
- Mesajlar
- 2.884
-
- Tepkime puanı
- 4.222
-
- ForumSAL Yaşı:
- 3 yıl 2 ay
- Kıdem:
- Yerleşik Üye
-
- Konum
- Germany
Anlatılan bir rivayete göre Mete Han, askerî bir tatbikat sırasında at binmesini çok beğendiği bir binicinin yanına getirilmesini emreder.
Ancak binicinin genç ve bekâr bir kadın olduğu anlaşılır.
Kadın, kendisini çağıran hükümdara şu sözlerle karşılık verir:
“Töre mi değişmiştir ki hatunlar er kişilerin ayağına gidecektir?”
Bunun üzerine Mete Han'ın bizzat genç kadının yanına gittiği anlatılır.
Bu hikâye, eski Türk toplumunda kadına verilen değeri, kadının toplumdaki saygınlığını ve töre karşısındaki konumunu anlatmak için aktarılır.
Eski Türk topluluklarında kadınlar yalnızca aile hayatında değil, sosyal ve siyasi yaşamda da önemli roller üstlenmişlerdir. Hatunların devlet yönetiminde söz sahibi olabildiği, kadınların ata binip savaşlara katıldığı tarihî kaynaklarda yer almaktadır.
Ancak Mete Han ile genç kadın arasında geçtiği anlatılan bu olayın tarihî kaynaklarla doğrulandığı bilinmemektedir. Bu nedenle bir rivayet olarak değerlendirilmelidir.
Bence hikâyenin asıl üzerinde durulması gereken tarafı, kadının kendi onurunu koruyabilmesi ve karşısındaki kişinin makamı ne olursa olsun saygı bekleyebilmesidir.

Ancak binicinin genç ve bekâr bir kadın olduğu anlaşılır.
Kadın, kendisini çağıran hükümdara şu sözlerle karşılık verir:
“Töre mi değişmiştir ki hatunlar er kişilerin ayağına gidecektir?”
Bunun üzerine Mete Han'ın bizzat genç kadının yanına gittiği anlatılır.
Bu hikâye, eski Türk toplumunda kadına verilen değeri, kadının toplumdaki saygınlığını ve töre karşısındaki konumunu anlatmak için aktarılır.
Eski Türk topluluklarında kadınlar yalnızca aile hayatında değil, sosyal ve siyasi yaşamda da önemli roller üstlenmişlerdir. Hatunların devlet yönetiminde söz sahibi olabildiği, kadınların ata binip savaşlara katıldığı tarihî kaynaklarda yer almaktadır.
Ancak Mete Han ile genç kadın arasında geçtiği anlatılan bu olayın tarihî kaynaklarla doğrulandığı bilinmemektedir. Bu nedenle bir rivayet olarak değerlendirilmelidir.
Bence hikâyenin asıl üzerinde durulması gereken tarafı, kadının kendi onurunu koruyabilmesi ve karşısındaki kişinin makamı ne olursa olsun saygı bekleyebilmesidir.
