-
- Katılım
- 31 Ağustos 2019
-
- Mesajlar
- 1.973
-
- Tepkime puanı
- 1.848
-
- ForumSAL Yaşı:
- 7 yıl 1 ay
- Kıdem:
- Eskilerden
-
- Web sitesi
- fikrielmas.com.tr
MARDİN’İN “CİN TEPESİ”: GIRNAVAZ’IN KAYIP TARİHİ
Mardin’in Nusaybin ilçesinin yaklaşık 4 kilometre kuzeyinde, Çağ Çağ Nehri’nin kıyısında yükselen bir tepe var.
Bugün ona Gırnavaz Höyüğü deniyor.
Ama yöre halkının bildiği başka bir adı daha var:
Cin Tepesi.
Ve bu tepenin hikâyesi, sıradan bir arkeolojik alanın çok ötesine uzanıyor…
Çünkü Gırnavaz’ın altında yalnızca toprak değil, binlerce yıllık bir Mezopotamya tarihi yatıyor.
Arkeolojik araştırmalara göre Gırnavaz, yaklaşık MÖ 4000’lerden MÖ 7. yüzyıla kadar farklı dönemlerde yerleşim görmüş olağanüstü önemli bir merkezdi. 1982-1991 yılları arasında gerçekleştirilen kazılarda Uruk, Ninive, Asur, Hurri-Mitanni gibi farklı kültür ve dönemlere ait izlere rastlandı. Mezarlardan silahlar, mühürler, vazolar, kandiller ve yazılı tabletler çıkarıldı. (Mardin Valiliği)
Fakat Gırnavaz’ın asıl gizemi burada başlamıyor…
Peki neden “Cin Tepesi”?
Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün aktardığı yerel anlatılara göre Gırnavaz, halk tarafından kutsal kabul edilen bir yer.
Burada “cinlerin miri” olarak bilinen Mir Osman’ın mezarının bulunduğuna inanılıyor.
Yüzyıllardır bazı insanların buraya şifa aramak amacıyla geldiği anlatılıyor.
Daha da ilginci…
Bu inanç yalnızca Müslümanlara ait değil.
Bölgedeki anlatılara göre Süryaniler ve Ezidiler de Gırnavaz’a gelerek çeşitli ritüeller gerçekleştirmiş ve burada şifa aramış.
Bu nedenle Gırnavaz, Mardin’in farklı inançlarının ve kültürlerinin aynı mekânda kesiştiği sıra dışı yerlerden biri olarak anlatılıyor.
Asıl şaşırtıcı olan ise tarihi…
Gırnavaz yalnızca efsanelerden ibaret değil.
Arkeolojik kazılar, bu tepede binlerce yıllık kesintili fakat çok uzun bir yerleşim tarihinin izlerini ortaya çıkardı.
Öyle ki araştırmalar, bölgenin Mezopotamya ile Suriye arasındaki kültürel ilişkileri anlamak açısından önemli bir merkez olduğunu gösteriyor.
Yani bugün “Cin Tepesi” olarak bilinen bu yerin altında;
Uruk insanlarının izleri,
Asur döneminin kalıntıları,
Hurri-Mitanni kültürünün izleri,
mezarlar, mühürler, tabletler
ve binlerce yıllık kayıp hikâyeler bulunuyor.
Belki de en büyük gizem şu:
İnsanlar binlerce yıl boyunca neden tam olarak buraya yerleşti?
Neden bu tepe tekrar tekrar kullanıldı?
Ve yüzyıllar sonra aynı yer neden kutsal kabul edilmeye devam etti?
Belki cevap toprağın altında.
Belki de Gırnavaz’ın asıl sırrı, arkeoloji ile halk hafızasının aynı tepede buluşmasında saklı.
Bugün baktığımızda yalnızca sessiz bir höyük görüyoruz.
Mardin’in Nusaybin ilçesinin yaklaşık 4 kilometre kuzeyinde, Çağ Çağ Nehri’nin kıyısında yükselen bir tepe var.
Bugün ona Gırnavaz Höyüğü deniyor.
Ama yöre halkının bildiği başka bir adı daha var:
Cin Tepesi.
Ve bu tepenin hikâyesi, sıradan bir arkeolojik alanın çok ötesine uzanıyor…
Çünkü Gırnavaz’ın altında yalnızca toprak değil, binlerce yıllık bir Mezopotamya tarihi yatıyor.
Arkeolojik araştırmalara göre Gırnavaz, yaklaşık MÖ 4000’lerden MÖ 7. yüzyıla kadar farklı dönemlerde yerleşim görmüş olağanüstü önemli bir merkezdi. 1982-1991 yılları arasında gerçekleştirilen kazılarda Uruk, Ninive, Asur, Hurri-Mitanni gibi farklı kültür ve dönemlere ait izlere rastlandı. Mezarlardan silahlar, mühürler, vazolar, kandiller ve yazılı tabletler çıkarıldı. (Mardin Valiliği)
Fakat Gırnavaz’ın asıl gizemi burada başlamıyor…
Peki neden “Cin Tepesi”?
Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün aktardığı yerel anlatılara göre Gırnavaz, halk tarafından kutsal kabul edilen bir yer.
Burada “cinlerin miri” olarak bilinen Mir Osman’ın mezarının bulunduğuna inanılıyor.
Yüzyıllardır bazı insanların buraya şifa aramak amacıyla geldiği anlatılıyor.
Daha da ilginci…
Bu inanç yalnızca Müslümanlara ait değil.
Bölgedeki anlatılara göre Süryaniler ve Ezidiler de Gırnavaz’a gelerek çeşitli ritüeller gerçekleştirmiş ve burada şifa aramış.
Bu nedenle Gırnavaz, Mardin’in farklı inançlarının ve kültürlerinin aynı mekânda kesiştiği sıra dışı yerlerden biri olarak anlatılıyor.
Asıl şaşırtıcı olan ise tarihi…
Gırnavaz yalnızca efsanelerden ibaret değil.
Arkeolojik kazılar, bu tepede binlerce yıllık kesintili fakat çok uzun bir yerleşim tarihinin izlerini ortaya çıkardı.
Öyle ki araştırmalar, bölgenin Mezopotamya ile Suriye arasındaki kültürel ilişkileri anlamak açısından önemli bir merkez olduğunu gösteriyor.
Yani bugün “Cin Tepesi” olarak bilinen bu yerin altında;
Uruk insanlarının izleri,
Asur döneminin kalıntıları,
Hurri-Mitanni kültürünün izleri,
mezarlar, mühürler, tabletler
ve binlerce yıllık kayıp hikâyeler bulunuyor.
Belki de en büyük gizem şu:
İnsanlar binlerce yıl boyunca neden tam olarak buraya yerleşti?
Neden bu tepe tekrar tekrar kullanıldı?
Ve yüzyıllar sonra aynı yer neden kutsal kabul edilmeye devam etti?
Belki cevap toprağın altında.
Belki de Gırnavaz’ın asıl sırrı, arkeoloji ile halk hafızasının aynı tepede buluşmasında saklı.
Bugün baktığımızda yalnızca sessiz bir höyük görüyoruz.
Moderatör tarafında düzenlendi: