Aslında konumunun öyle olmasının birçok sebebi var. Türkiye sınırları içinde bugüne kadar İsevi ve Müslüman kesimin birlikte en huzurlu yaşadığı yer Mardin. Ama en huzurlusu, bu tamamen ortama huzurun hakim olduğu anlamına gelmiyor.
Mesela söz konusu manastır, dinler tarihinin başlangıcından beri kullanılan bir tapınak. Öncesinde güneş tapınağı, pagan kilisesi olarak kullanıldıktan sonra İseviler açısından oldukça önemli bir "müze" haline gelmiş. Ama baktığımız zaman o döneme ve sonrasına ait İsevi ibadethanelerinin neredeyse %90'ı şehrin dışına en yakını 5 km. olacak şekilde inşa edilmiş, tabii bu durumda tam tersi. Yerleşkeler ibadethanelerden uzağa kurulmuş. Her manastır yada kilisenin yanında yöresinde 5-10 harabe bulunuyor, bunların ev olduklarını anlamak da zor değil. Sebebine baktığımızda binlerce yıllık huzurlu kardeşçe birlikte yaşam denilen şeyin İsevilerin ötekileştirilerek ibadethanelerini şehrin uzağında tutmak ve onları orada yaşamaya zorlamak bu "kardeşliğin" altında yatan en somut neden.
Yani bu eserlere bakıp sadece güzelliklerini değil, yakınlarına bakıp içlerindeki tarihi yaraları da görebilmek gerekiyor. Şimdi mesajınıza gelirsek o balkonun o kadar yüksekte olmasının sebebi savunma, köylere karşı dinlerini savunma.