Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okula silahlı saldırı düzenlendi

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Hangi aile ister çocuğunun böyle bir şey yapmasını (istisnalar hariç).. Çoğu aile artık çocuğuyla baş edemiyor sanal ortam,arkadaş ortamı fazlaca etkili.. Aile istediği kadar takip etsin 7/24 tepesinde olamıyorsun..
çocukla baş edemiyor sözü de işin kolayına kaçmak. yeğenimden örnek vereceğim, kız çocuğu ama erkek çocuğunu mumla aratıyor, şımartıldıkça şımartılmış, her istediği olmuş, karate kursuna gidiyor, bizimkilere defalarca dedim ki bakın bu çocuk şiddete meyilli, alın o kurstan müzik kursuna verin ne bileyim başka spor aktiviteleri yapsın dedim. yok dinlemediler beni, sonuç, yaş aldıkça, ergenliğine yaklaştıkça kontrol edilmesi zor bir çocuk olmaya başladı. söz dinlemiyor, istediği olmazsa çözüm olarak şiddet yoluna başvuruyor. vuruyor, kırıyor, istediğinin olmasını istiyor. şimdi bu öngörülemez bir sorun mu? baş edilemez mi? gayet öngörülebiliyor, istese baş edebilirler de ama aman ne olacak kafası.
 
kankam ama şöyle düşün
ben o fps oyunlarını 15 yaşlarında falan başladım ilk kez ve olumsuz etkileri olacağı konuşuluyordu hep o yaşlarda bile...
şimdi 7-8 yaşında bununla yaşamaya başlayan çocuklar var. yav 6 yaşında çocuk şarjör hareketi yapıyor ağzıyla efekt yapıyor
silah isimlerini biliyorlar model model var gerisini sen düşün.
bir de ben kendi çocuğumdan yakından şahit oluyorum. o oyunların üzerinde etkisiyle ilgili durumlara. iş ailede bitiyor dediğin noktayı bir açıklasana bana...?

Bu dönem kıyaslamaları çok saçma değil mi ? Bizim 15 yaşımız ile bu dönemin çocuklarının 15 yaşı bir mi ?
Eskiden televizyonlar zararlıydı belli bir yaşa kadar az izlesin dediler, sonra telefon kötü oldu belli bir yaşa kadar verilmesin dediler, şimdi oyunlar kötü bir sonraki ne olacak ? Ne zaman gerçek ihmaller ve sorumsuzluklar konuşulacak ? Gerçi biz pokemon izleyip bir çocuk camdan atladı diye pokemonu yasaklamış bir ülkeyiz şaşırmayız böyle şeylere.
Yani şu mevzuda benim ilk aklıma gelen "Bu çocuğun silaha erişimi neden bu kadar kolay" olur. Yöneticiler yine sorunu bunak, 20 yıl önceyle kıyaslayan zihinleriyle değerlendirir elbette.

Bir de bir insanın veya çocuğun eline silah alıp birine ateş etmesi ne demek ? Bu nasıl bir psikoloji mesela ? Yani ben birine vursam 2 gün keşke vurmasaydım diye düşünürüm. İnsanların birilerine zarar veriyor olmaları ve bunu başka başka sebeplere bağlamak bu insanları normalleştirmek değil mi ?
 
Bu dönem kıyaslamaları çok saçma değil mi ? Bizim 15 yaşımız ile bu dönemin çocuklarının 15 yaşı bir mi ?
Eskiden televizyonlar zararlıydı belli bir yaşa kadar az izlesin dediler, sonra telefon kötü oldu belli bir yaşa kadar verilmesin dediler, şimdi oyunlar kötü bir sonraki ne olacak ? Ne zaman gerçek ihmaller ve sorumsuzluklar konuşulacak ? Gerçi biz pokemon izleyip bir çocuk camdan atladı diye pokemonu yasaklamış bir ülkeyiz şaşırmayız böyle şeylere.
Yani şu mevzuda benim ilk aklıma gelen "Bu çocuğun silaha erişimi neden bu kadar kolay" olur. Yöneticiler yine sorunu bunak, 20 yıl önceyle kıyaslayan zihinleriyle değerlendirir elbette.

Bir de bir insanın veya çocuğun eline silah alıp birine ateş etmesi ne demek ? Bu nasıl bir psikoloji mesela ? Yani ben birine vursam 2 gün keşke vurmasaydım diye düşünürüm. İnsanların birilerine zarar veriyor olmaları ve bunu başka başka sebeplere bağlamak bu insanları normalleştirmek değil mi ?
sen herkesi minnoş kalbinle kıyaslamasan mı acaba?
tabi ki benim söylediğim şey sadece etkenlerden biri
tabi ki ailelerin tutumu da önemli
tabi ki iş biraz da çocukta bitiyor.
bak benim 3 çocuğum var
erkek olanı terazide tutmak için ciddi emek harcıyorum. aman oğlum dikkat et, aman oğlum o nasıl söz öyle hoş değil, aman oğlum başkasını rahatsız etme, aman oğlum oraya zıplama, aman oğlum yaman oğlum
kız olanda sıfır emekle muhteşem bir insan haline geliyor
kedi olansa zerre eğitim emek gelişim kabul etmiyor bildiğini okuyor kendi kurallarına göre yaşıyor hatta mümkünse senin de kendi kuralları çerçevesinde yaşamanı isityor.
anlayacağın çocuk yetiştirmede ailenin etkisi şansa bağlı.
 
bence bu meselelere çok dar bir perspektiften bakma eğilimine sahibiz ve bu sebeple doğru teşhisleri koyamıyoruz. teşhisler doğru koyulmadığı sürece de çözüm üretemezsin. bu sorunlar aileler şöyle yapsın, bakanlık böyle yapsın, emniyet her okula polis koysun gibi tedbirlerle çö-zül-mez. bunlar bir çözümler bütünün ufak parçaları olur anca.

türkiye'de son yıllarda hızla yükselen şey sadece bu okul baskınları mı? çocuk yaşlarda çeteleşip uyuşturucu satanlar, mekan kurşunlayanlar, adam vuranlar yok mu? daltonlar, redkitler, casperlar denilen, daha 13-15 yaşlarında suça bulaşmaya başlamış yeni nesil mafya kümesi tipler yok mu? bunlara para karşılığı yardım yataklık eden polisler, adres bilgisi satan memurlar yok mu? mafyalarla particilik oynayan siyasiler yok mu? her gün gelen dolandırıcılık aramaları, mesajları yok mu? sahte ilaçla, sahte içkiyle millete ölüm saçanlar yok mu? sokaktaki çocuğundan televizyondaki ünlüsüne kadar ele ayağa düşmüş uyuşturucu kullanımı yok mu? ihmalden, denetimsizlikten, işbilmezlikten ölen binlerce insan yok mu?

bunları özellikle son 8-10 senede çok daha fazla duymaya başlamadık mı?

olan biten tüm bu şeyleri birbirinden bağımsız düşünürseniz hata etmiş olursunuz. türkiye bir sosyal çürümenin içerisindedir ve bunu görmemek imkansızdır.

insanlarda yoksulluk derinleşmiş, gelecek kaygısı artmış, adalete güven sıfıra inmiş, toplumsal uzlaşılar zayıflamış, değer yargıları körelmiş, en ufak meselelerde bile 50/50 ayrışmalar baş göstermiş; kolaycılık, fırsatçılık, çıkarcılık tavan yapmış, kimse yaptığından utanmaz olmuş, insanlar sığlaşmış, amaçsızlaşmış, hevesler hırslar suni şeylere indirgenmiş, devlet devlet olma vasfını bir kenara bırakmış, bir zümreyi tepede tutma aygıtına dönüştürülmüş, kimse sorumluluk almaz olmuş.

bu çürümüşlüğü düzeltebilmek ve bazı değerleri yeniden inşa edebilmek maalesef bugünden yarına olabilecek bir iş değil ve ben bu millette o iradeyi göremiyorum. sanırım biraz daha dibi görmemiz gerekecek ve oradan da dönüş olup olmayacağı meçhul.
 
bilmiyorum bunlar neyin nesi ama
6-7-8 yaşlarında çocukların dillerinden düşmeyen bir fortnite oyunu var. deli gibi oynuyorlar.
çocuklar sürekli bundan söz ediyor. sürekli ağızlarıyla silah efektleri yapıyorlar.
hayali sahneler anlatıyorlar kafalarında... silah kelimesi düşmüyor ağızlarından ve akıllarından

Merhabalar azizim. şiddet içerikli oyunlar oynayan çocukların, insanların, oyun içerisindeki şiddet deneyimini sanal bir ortamda yaşayıp bir tür deşarj sağladığı bunun da gerçek hayattaki şiddet eylemlerine yönelik dürtüyü artırmak yerine azaltabildiği yönünde çeşitli araştırmalar da bulunmakta. dolayısı ile bunu doğrudan oyunlara ya da dizilere, filmlere bağlamak çok doğru bir denklem değil.

Bence asıl sorun şiddetin kendisinden ziyade, şiddetin ülkemizde bir statü ve saygınlık aracına dönüştürülmesi. Üstelik bu algı yalnızca sokakta oluşmuyor. müzik, sinema, sosyal medya ve popüler kültürün bazı örneklerinde suç işleyen, şiddet kullanan veya sistemin dışında yaşayan karakterlerin güçlü, özgür, zengin ve saygı duyulan kişiler olarak romantize edilmesi, bu imajı daha da güçlendirebiliyor.

Bizim yetiştiğimiz dönemde şiddet, ayıp ve suç olarak görünürken bugün ise bazı çevrelerde şiddet, bambaşka bir anlam kazanıyor, korku yaratmanın, statü kazanmanın ve saygı görmenin bir aracı gibi görülüyor. Hatta cezaevine girmek bile bazı grupların gözünde bir utanç değil, aksine bir tür itibar göstergesi haline gelmiş durumda.

Bence asıl sorgulanması gereken soru çocukların neden şiddet içerikli şeyler izlediği ya da oynadığı değil neden şiddetin hala ödüllendirilen bir davranış haline geldiği. Bir toplumda suç işlemek statü kazandırıyor, şiddet kullanmak saygı getiriyor, korkulmak güç olarak görülüyor ve yasa dışı yollardan kazanılan para başarı gibi sunuluyorsa, gençlerin önüne yalnızca şiddet kötüdür demek yeterli olmaz. Çünkü mesele artık şiddetin varlığı değil şiddetin bir başarı hikayesi gibi pazarlanması gibi bir durum var ki bu da en kötüsü.

Tabii ceza evleride muhalifler ve gazetecilerle dolu olduğu için gerçek suçlulara yatacak yer yok, diğer suçlular bir şekilde af ile şartlı tahliye ile salınıveriyor 3-5 yıl yatıp çıkıyor, işin özeti oyun, dizi, film hikaye, karşılığınca bir ceza veya yaptırım yok, adalet ve hukuk sisteminin çökmüş olması. Ülkede adalet ve eğitim çökmüşse her şey yozlaşır, çocuğundan tut yetişkinine, kadınından tut erkeğine, yaşlısına. Türkiye' nin tam olarak özeti de budur bence.
 
Aileler gerçekten de çok tedbirsiz. Çocuğun ya da bir başkasının ulaşacağı bişey olmamalı silah. Bulundurma ruhsatlı silahım var. Kendisi ayrı şarjörü ayrı yerde kilitli durur.

Bu çocuklar adolesan döneminde ergen. Sonunu düşünmezler. Okulda zorbalamislar nelere mal oldu 😔
 
@Lefty cigim bunlara da küfür edemeyeceksek vay halimize!!!
 
Toplumun korku psikolojisi çok iyi yönetiliyor. Bu psikolojinin unsurları çok açık olarak ortadaki provokasyon, gizli örgütlenlenmeler ve çocuk yaştaki üyeleri, sosyal medya unsurları ve tabiki nihayetinde ölümlü şiddet olayları. Şu an ki sonuçları geçici ve gerçekten toplumsal hafızamızda yer etmemesi üzerine. Kesin sonuçları belki görürüz, belki göremeyiz ama örneği çok, ve inanın geri dönüşü olmayan bir yoldayız.
 
School shooting olaylarını fazla analiz etmeye gerek yok. Bilgisayar oyunu ve sosyal medya esas sebepler değil. Etkisi var mı bilmem.

Olay şu. Ergen erkekleri kapalı gruplara koyarsanız aralarından bazıları alfalığa oynar. Ehlileşen dünya bunu bilgi ve becerin ile kazanman için yapaylaştırıldı. Ama bu kırılgan bir dekor.

Aradan çıkar biri böyle hastalıklı işler yapar.

İki tane çözüm var. Birincisi bu potansiyel katillerin silaha ulaşmasını engellemek. Bunu aile yapacak.

İkincisi asi alfalarin gururlarini baştan kırmak iğdiş etmek. Bunu okul yapardı eskiden ama bugünün anlayışı ile mümkün değil.

Ben şiddete karşıyım. Ama ortaokul ve lise yıllarında bazı hocaların, isyana yeltenen oğlanların en başında ağzını yüzünü carsamba pazarına çevirerek alfalık hayallerini kırdığını gördüm.

Otorite saçınızı keserdi. Tek tip ve gösterişsiz giyindirirdi. Bu ortamda kimse kendini ispat etmeye çalışmak gibi bir şey yapamaz. Çünkü onuru ve gururu kırılmış kuyruğu kesilmiştır.

Al sana özgür ve özgüvenli gençlik.
 
Her yorum tüm ince önemli detaylara dokunmuş
Benim içimden geçenler de yazılmış
Bu yorumlardan farklı olarak şunu da diyeceğim
Bekarım, hiç nişan veya evlilik başımdan geçmedi
Evliliğin de güzel bir müessese olduğunu düşünüyorum
Gördüğüm/duyduğum kadarı ile, çoğu çiftte anlaşmazlıklar var
Anne baba önce kendi aralarında anlaşamıyor, “sözümü dinle, dediğimi yap, ben ne dersem o, benim dediğim olacak“ vs baskıları mevcut… dinleme yok, iletişim yok, huzursuzluk mutsuzluk çok….
Anne baba daha anlaşamıyorken, ortak noktada buluşamıyorken çocuklara nasıl model olacaklar
Sevgi saygının, sağlıklı iletişimin olduğu ilişkiler çok daha sağlıklı….
Bu yüzden; birbirini sevmeyen, belki zamanla severim düşüncesiyle evlenmeyi düşünenler, baskı yüzünden, korkudan gibi sebeplerle kimse evlenmesin.
 
Geri