Ben size kendimi küçük bir detayla tanıtayım. Adım, gördüğünüz üzere Tuğra'dır. Ben, işine gelmeyince veya ilmi olmadığı şeye karşı hikmetinden sual olunmaz deyip sıyrılanlardan değilim. Beni öncelikle böyle bilmezi isterim.
Söylediğiz gibi Allah'ın hikmetinden sual olunmayacak sayısızca olay, mucize var. Ama yazdıklarınızın hiç biri onlardan olmayıp, mantıklı cevabı olan sorular, fakat...
Fakat bu o kadar uzun ve detaylı bir konu ki, inanın bana sonunun nereye varacağını daha önce çok defa tecrübe edindim. Normalde bu konular yazıyla değil göz kontağıyla konuşulması gerekir. Bizim böyle bir imkanımız olmadığı için mecburen buralarda çabalıyoruz.
Tıpkı sizin sorularınız gibi nice sorularla fiziksel boyutta karşılaştım. Ne kadar cevap verirsem vereyim, karşımdaki kişi bir yerden sonra çöküyor. Bu çöküntünün adı genelde Hz. Adem ve Hz. Havva oluyor. Peki ne demek bu? Şudur ki her soru-cevap, islam tarihine kayıyor ve zamanda geri gitmeye başlıyor. Matematikte sorular gittikçe ilerler, zorlaşır, kapsama alanı genişlerken, İslami konularda tartışırken bir süre sonra geriye gidilmeye başlanır, henüz ilk insana kadar gider. Bunun sebebi temel atılmadan toprak üzerine tuğla örmektir. İşte bahsettiğim abc budur. Yani alfabeyi öğrenmeden okuyamayız. Elbette sizi tenzih ederim, belki siz ilk insanlar hakkında mutlaka ilim sahibisiniz ama şuanda sorduğunuz sorular, bana bu işin abc si ile tam olarak tanışmadığınızı söylüyor.
Sorulan her soru, insanın konuyla ilgili bilgi seviyesine yönelik önemli ipuçları verir. Mesela sizin kimyacı olduğunuzu varsayalım. Ben ise gelip birden bire size charles yasasıyla ilgili tek cümlelik keyfi bir tez sunsam hakkımda düşünecekleriniz belli. Hayatında hiç deney tüpü bile görmeden ne konuşuyorsun sen gibi mizahi tepkiler vermeniz gayet olağan.
Bu sebeple, özellikle göz kontağı olmayan yerlerde bu gibi sorulara cevap vermeyi uygun bulmuyorum. Nitekim Muhammedilik de uygun bulmaz. Yük ağır gelir ve bina çöker. Diyeceksiniz ki bu kadar şeyi yazmak yerine cevap verebilirdiniz. Evet ama o cevapla kalmaz, geriye doğru giden yeni sorular sormaya başlayabilirsiniz. Ben de bunun gibi sayfalarca yazmak zorunda kalacaktım ve işe yaramayacaktı. Çünkü geriye gitmekle anlaşılmaz. Baştan başlamak ve ileriye gitmek gerekir. İnsan eğri bir kemik gibidir. Birden düzleştirmeyr kalkılırsa kırılır. Ama usul izlenilirse kemik doğrulur.
Sizlere tavsiyem, gerçekten öğrenmek istiyorsanız temelden başlayınız. Fakat öğrenmek istemiyorsanız İslama fazla katı olmayın. İslam bunu hak etmez.
Telefondan yazdığım bu yazılar yarım saati geçti. Oysa bunun on katını söz ile 5 dakikada geçebilirdik. Parmaklarım gerçekten çok ağırdı. Hiç önemli değil, elbette feda olsun. Sadece konu sizin kalbinizde ve aklınızda ters etki oluşturmasın diye bu açıklamayı yapmak istedim.
Evvel temel, ardı emel...