Kısaydı Cümlelerim.

Elif
  • Kullanıcı Elif
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

tumblr_mg66buhcj51rimm6eo1_500.jpg
 
Bir gece habersiz gel,
Merdivenler gıcırdamasın.
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın.
Sabahlara kadar oturup konuşalım,
Kimse duymasın.
Mavi bir gökyüzümüz olsun
Kanatlarımız dokunarak uçalım..
İnsanlardan buz gibi soğudum,
işte yalnız sen varsın.
Öyle halsizim ki hiç sorma
Anlarsın..
​
 
+: Neyin var?
-: Olmuyor. Unutamıyorum.
+: Önce uzaktan gördün. Beğendin, hoşlandın. Sonra içinde o beğeni kar topu gibi büyüdü, büyüdü. Hayalindeki onu yarattın. Konuşmaya başladınız. Hayalindeki gibi biri olmadığını anladın. Neden unutamıyorsun?
-: Kar topu ne olursa olsun küçülmüyor. Sanırım bu yüzden unutamıyorum.
+: Çünkü sen dinlediğin şarkıları onunla paylaşarak, ona hayallerini anlatarak, onun hayallerindeki kişiye dönüşmesini istiyorsun. Ama olmaz. İnsanları değiştiremezsin.
-: Nasıl unutacağım peki?
+: Kar topunu nasıl büyüttüysen, öyle küçülteceksin. Ondan önceleri de olmamış mıydı? Onları da unutmamış mıydın? Unutmayı dene. En kısa zamanda başar. Hayatının en güzel yıllarını harcıyorsun çünkü.
​
 
Her zaman bir yaprak tanesi gibi savruk ve bıkkınım hayattan. Adını koyamadığım bir çılgınlığa yaşamak diyorlar.. Ama sen nasılsın diye sorma bana, işte bildiğin gibiyim. Sokaktaki şarapçıdan daha çok üşüyor kalbim ve sanırım yüreğim bir çocuğun oyuncağı alınmış hali gibi ağlamaklı. Ellerim ise mum alevinden daha titrek, ellerini arıyor. Sus sevgili sen yinede sorma..
 

Çok mu geldi isteklerim?

Halbuki çok da bir şey istemedim.

Bir tek yanımda mutlu ol istedim.

Gerçekten, çok mu geldi isteklerim?

Çok da bir şey istemedim.

Ara sıra sarılsaydın belime

Uykuya dalsaydık yüzümüzdeki gülümsemeyle.

Öpseydim, koklasaydım delice

Belki daha da yer ederdim yüreğine.

Her geçen gün biraz daha sevdim seni,

Anılarla dolu sokaklara her adım attığımda.

Ne kadar özlediysem o sıcacık teni

Kavruldum bu şehrin o keskin ayazlarında.

Sevdim, biraz da sevildim.

Yeterli gelmediğindendi belli ki gidişlerin.

Fazla sevilmediğindendi demek ki dönüşlerin.

Bu kadar sevmeseydim olmazdı bunları kabullenişlerim.

Bu kadar sevmeseydim, olmazdı.

Bu kadar sevmeseydim.
Bu kadar..
​
 
“Belki de ayrılık, yeterince sevmeyenler için bir sondur. Çünkü, bittiğinde gitmek kolay; ama aşk ayrılıkta belli olur.”
 
Çünkü dünya, özellikle gündüzleri, aç karnına sigara gibidir.
 
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak..
 
Haberin var mı?...
gizlediğim aşkımsın, sakladığım sevdamsın,
gönlümdeki en büyük sırsın sen…
​
 
Hava soguk.
Tak kulaklıkları.
Dısarı çık.
Üşü.
Yürü. ... ...
Daha cok üşü.
Daha cok yürü.
Üşüdükçe yürü.
Yürüdükçe, düşün.
Olmak istediğin kişiyi düşün.
Olduğun kişiyi düşün.
Sahip olduklarını düşün.
Senin olmayanları düşün.
Sevdiklerini,sevmediklerini düşün.
Kazandıklarını,kaybettiklerini düşün.
Söylediğin,söylenen yalanları düşün.
Seni terk edenleri,terk ettiklerini düşün.
Artık hayalini kurmadığın o hayatı düşün. Ne kadar kolay vazgeçtiğini düşün.
Bir daha kimseyi sevemeyeceğini düşün.
Saatlerce düşün ama hiçbir şey
düşünmediğini fark et.
Eve dön.
Aynaya bak.
Sol gözün kızarmış.
Demekki ağlamak istemişşin farkında
olmadan.
Ne zaman ağlamak lstesen,sol gözün
kızarır çünkü.
Aç sıcak suyu,gir altına. Soğuktan donan vücudun sıcak suyun
altında uyuşşun.
Kemiklerin sızlasın.
Acıya aldırma.
Düşün.
Yeniden düşün.
Ardından el salladığın otobusleri düşün.
İnsanları düşün.
İhanetleri düşün.
Bir zamanlar hayallerin oldugunu düşün.
Birr zamanlar mutlu oldugunu düşün.
Mutlulugun nasıl bir his oldugunu unuttugunu düşün.
Şimdi çık sıcak suyun altından.
Çık ve yaşa.
Ve yaşadığın bu şeye ''hayat'' de.
Hep aynı şarkı çalsın kulaklarında. Hep aynı yerden yansın canın.
Ama sen yinede hep, ''hayat'' de.
Çünkü hayat, güzel rüyalarından
haricinde kaLan acımtırak zaman dilimi.
Çünkü hayat, hayat işte.
Çünkü hayat, hep böyle
 
Hayatta yapılmaması gereken 3 şey: Mutluyken söz vermeyin. Sinirliyken karşılık vermeyin. Üzgünken karar vermeyin.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri