Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

  • Kullanıcı Gül
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Din
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 5 gün önce aktifti
Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz
Abbasi halifelerinin beşincisi Harun Reşid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beğenir. Yaprağı, kokusu, görünüşüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.
Bahçıvan üzerine titremeye başlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düşürmüş. Tek yaprak bırakmamış gülün başında... Korku içinde koşar halifeye:
- Sultanım der, üzerine titrediğimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüş, tek yaprak bırakmamış gülün başında... Harun Reşid, telaş etmeden cevap verir:
- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptığı yanına kalmaz!.
Rahat bir nefes alan bahçıvan işine döner. Bir gün bakar ki, bir yılan yaprakları düşüren bülbülü yakalamış, yutmak üzere, otların arasında kayıp gidiyor. Heyecanla yine halifeye gelir:
- Sultanım der, bülbülü bir yılan yakalamış, yutarken gördüm.
Sultan yine telaşsız:
- Merak etme efendi der, yılanın yaptığı da yanına kalmaz!.
Bahçıvan yine işine döner... Bir ara bahçede çalışırken otların arasında yılanı görür. Hemen elindeki küreğiyle darbe üstüne darbe indirerek yılanı orada öldürür. Sevinçle geldiği halifeye durumu anlatır:
- Sultanım der, bülbülü yakalayan yılanı ben de bahçede otlar arasında yakalayıp küreğimle öldürdüm. Harun Reşid yine sakin:
- Bekle efendi bekle der, senin de yaptığın yanına kalmaz!. Nitekim çok geçmez bahçıvan hatalar yapar. Yakalayıp halifenin huzuruna çıkarırlar. Cezalandırılmasını isterler. Halife emrini verir.
-Atın bunu zindana!. Hemen yaka paça zindana doğru götürürken geriye dönen bahçıvan şunları söyler:
-Sultanım der, bülbülün yaptığı yanına kalmaz dediniz, onu yılan yuttu. Yılanın yaptığı yanına kalmaz, dediniz, onu da ben öldürdüm.
Şimdi benim yaptığım da yanıma kalmıyor, sen zindana attırıyorsun.. Herkesin yaptığı yanına kalmıyor da seninki mi yanına kalacak? Demek sana da bir yapan çıkacak... Öyle ise gel sen bana yapma ki bir başkası da sana yapmasın!..
Harun Reşid, doğru söyledin bahçıvan, diyerek:
- Bırakın bahçıvanı, çiçekleri sulamaya devam etsin!.. Derler ki:
- Sultanımız, yaptığı yanına kalır!..
- Hayır der, kimsenin yaptığı yanına kalmaz. En ağır şekliyle ahirette ödemeye tehir edilir. Ama gafil insanlar bunun farkına varamaz da, yaptığı yanına kaldı sanırlar!..
Evet,Kimsenin yaptığı yanına kalmaz. Bunda hiç şüpheniz olmasın. Yanına kaldı sanılanlar daha ağırıyla ahirette ödemeye tehir edilirler. Ne var ki, gafil insanlar bunun farkına varamaz da yaptığı yanına kaldı sanırlar.

 
Kendi totosunu kurtarmak için hatalar yapan bahçivanı affeden eyyamcı Harun Reşid. Senin de bu yaptığın yanına kalmaz merak etme :D
 
gül, rk'ya ve yanındakilere mesaj vermiş.
 
Olayların bu şekilde zincirleme gelişmesinin temel sebebi zaten bahçıvanın işinde tam anlamıyla başarılı olamaması..

Halifenin üzerine titremesini emrettiği tek bir gül fidanını koruyamıyor; bülbülün gelip tüm yaprakları yok etmesine engel olamıyor.

Yılanı öldürdükten sonra adeta "adaleti ben sağladım" edasıyla bunu halifeye taşıyor, ardından da zaten kendi işinde birtakım hatalar yaparak zindanlık duruma düşüyor.

Yani bahçıvan, hikayenin başında liyakat ve işini koruma konusunda sınıfta kalan bir figürken; olayın sonunda lafı ehline veren, kriz yöneten ve zekasıyla durumu kurtaran bir portreye dönüşüyor. Zaten hikaye bu çelişkiyle daha da anlam kazanıyor. Normal şartlarda işini iyi yapmadığı için ceza alması gerekirken, meseleyi felsefi ve diplomasiyle affedilmeyi başarıyor.

İşini liyakatsiz yapanlar yüzünden bülbülün ve yılanın suçu varsa da sadece hayvan olması..
 
Geri