En son taksici İbrahim'e içtiği sigara olan Murattı Rosso aldım, çünkü tekelde durmuştuk eve varmadan, bugüne kadar hiçbir taksiciye bir şey almadan eve gitmişliğim yoktur.
Ismarlamak, ısmar, her zaman karşıya bir şey ikram etmek-vermek- olarak anlaşılır da aslında ısmarlamak tekil bir şeydir. Mesela ben kendi kendime, kimse yok o gün -nasılsa şaşırdım- kafam bozuk, derim ki, kendime bir iki duble rakı ısmarlayayım, otururum bir yere tek başıma.
Ismar budur aslında, ısmarlamak.
Hayatta sekste yaşanan harici birçok orgazm var, ben bunların müptelasıyım ve bunlardan biri de, bilinen ısmarlamak işi, birine bir şey almaktan vermekten yedirip içirmekten büyük keyif alırım.
Benimle kavga ederler, "Hep sen ısmarlıyorsun" diye, kızım/oğlum sus ne olacak,
kimse hesap ödeyemez ben varken, kimse bahşiş veremez filan, kötü bir ahlakım vardır aslında. Hayırdır yani ben davet etmişim ben varken benim masamdasın, elini cebine atamazsın.
BİZDE BEYLE EFENDİM.