Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Kendinizi bir gözden geçirseniz, beni sevindirirsiniz. Zira beni siz delirttiniz ^^
Bağdat'ın Güneydoğu'sundaki polis üssünde bir Iraklı polis, üsten havalanan ABD ordusu helikopterini izliyor. 'O' an, Irak'taki gerçeğin bir bölümünün özeti gibi... Amerika'nın varlığı ve işgalin Irak'ta kaldırdığı toz, duman; silahın bu ülkenin gündeminde sahnenin gözde yerlerinden birinde duruşu ve terör, şiddet karanlığının Iraklıyı adeta yutuşu; öfke ve çaresizlik ışığının yüz ifadesinde ama özellikle de kısılan gözde kendini göstermeye çalışması. (Carlos Berria / Reuters)
Beyzbol Birleşik Devletler'de tutku derecesinde sevilen bir spor. Bir taraftar, Arizona'da hazırlık kampı yapan Seattle Mariners takımının idmanını izliyor. Sahayı çevrilen tentenin arkasından.... Küçük pencere, meraklı taraftarların değil, belli ki takım yöneticilerinin işi. Hoş bir anlayış... Hem idman sırasında taraftar tantanasının önüne geçiliyor. Hem de taraftarlar küstürülmüyor. Hem ayrıca bu bilgileri verince 'o' an,amerika'daki beyzbol tutkusuna açılan bir pencerenin fotoğrafı da oluyor. (AP Photo / Elaine Thompson)
Kompozisyon açısından çok dikkat çekici iyi bir fotoğraf. Ama 'o' an fotoğrafları genellikle mekanın niteliklerini de taşıyor. Burası Japonya'nın başkenti Tokyo'daki ünlü Ginza Alışveriş Merkezi. Ginza Teknoloji ürünleri ağırlıklı bir pazar yeri.kaldırımdan yürüyen ama camın yapısından ötürü deforme olan adam figürü sanki teknolojinin bu mekandaki ağırlığını yansıtıyor. (Toru Hanai / Reuters)
İstanbul Ticaret Üniversitesi iletişim fakültesi öğrencilerinden İlker Özcivan, Eminönü'nden Üsküdar'a gitmek üzere vapurdaydı. Galata Kulesi'nin fotoğraflarını çekiyordu.ışık yerindeydi ve bir kuş sürüsü de gökyüzünde dalgalanıyordu. İlker Özcivan, yolculardan biri uyarınca deklanşöre basıyor ve bu 'o' anı yakalıyordu. Sanki kuşlar insanların sevgi simgesinin şeklini biliyordu da mükemmel ve şaşırtıcı bir kusursuzlukla gökyüzüne nakşettikleri stilize kalp şeklini görebilecek birilerini umuyordu.
Birazcık sevgiden kime zarar gelir ki,sevin sevilin..
sanki elimi hiç bırakmamışsın gibi yokluğunda kendi kendime inandım dayandım sanki kötü sonlu hiç hikâye yokmuş gibi sonumuzun iyi biteceğini varsaydım, yalandı havalar da soğuk gidiyor bu aralar üşürsün sen bilirim aman dikkat et, aklına yazları getir ne olur ara sıra haberdar et pencerelerde bekletme hayatına elbet biri girecek mutlu ol onu ihmal etme
Gün ağırınca, önce kapıyı çalacaklar meraklılar sonra da kıracaklar kapıyı , sonra da, ne yazık ki iki ayrı beden bulacaklar içeride. iki baş, dört kol, dört bacak ve birbirine sırtını dönmüş iki yürek...
Je viens de loin et vu mon teint, je dois faire les choses bien mais qui peut me stopper ?? Renier mon identit? je peux pas essayer mais qui peut me stopper ??
Gün doğuyor, yavaş yavaş Çekiyor ellerini üstünden gece Yıldızlar düşüyor, yavaş yavaş Ağaçlar devriliyor kederden, içimde
Gün yarım Güneş yarım Yollar, zaman yarım Hep yarım Sesin yarım Nefesin yarım Düştüm, kalktım, hepsi bu, hepsi bu..
Ellerim yarım
Kollarım yarım
Düştüm, kalktım, hepsi bu, hepsi bu
Şarkılar yarım
Sözler hep yarım
Acımıyor canım, hepsi bu, hepsi bu
Dünya yarım
Dualar yarım
Yalandı inandım, hepsi bu, hepsi bu
Kalbim yarım, kalbim yarım
Rüyaydı uyandım, hepsi bu, hepsi bu
Gerçek şu ki; saat 12:12 olduğunda kimse seni düşünmüyor, şifreleri 1234 yapan insan hala yaşıyor, Noel baba yok, tam karşıya geçerken kırmızı yanacak, istediğini alsan da aklın alamadığında kalacak, az kalan yemek daha lezzetlidir, pastayı kesen pasta yiyemez, gece tırnak kesersen ömrün kısalmaz ve sakın kendini başka dünyadan zannedip triplere girmeye kalkma.Ne yazık ki pizzanın ambulanstan önce geldiği bir ülkenin en nadide vatandaşlarından birisin sen de.. Hayat işte. O bakımdan diyeceğim o dur ki ; Başımız toprak, sonumuz toprak; mühim olan, çamurlaşmadan yaşamak..
hymm güzel güzel sevdiğim paragraflardan biriydi öylesine atıyım dedim..
neyse,yaşamaya devam sanırım.
Hani ağlamak gelir içinden ama akmaz yaş,hani çığlığın kalır içinde,ölür yavaş yavaş. Hani gözlerin,hani gözlerin kağıtlara dalar,bomboş bakar.Yazmak gelir içinden ama yazamazsın,umursamazlık bir hastalık gibi sarar kalemini kurtulamazsın.Ve anlarsın... Bedenin özgür kalsa neye yarar?Acıtır ruhunu içinde kalanlar,dönemezsin artık geriye,tek yön seçtiğin tüm yollar..
:hi: :hi: :hi:
Gerçek şu ki; saat 12:12 olduğunda kimse seni düşünmüyor, şifreleri 1234 yapan insan hala yaşıyor, noel baba yok, tam karşıya geçerken kırmızı yanacak, istediğini alsan da aklın alamadığında kalacak, az kalan yemek daha lezzetlidir, pastayı kesen pasta yiyemez, gece tırnak kesersen ömrün kısalmaz ve sakın kendini başka dünyadan zannedip triplere girmeye kalkma.Ne yazık ki pizzanın ambulanstan önce geldiği bir ülkenin en nadide vatandaşlarından birisin sen de..Hayat işte. O bakımdan diyeceğim o dur ki ;Başımız toprak, sonumuz toprak; mühim olan,çamurlaşmadan yaşamak..