''En büyük korkum ölüm.
Bunu birçok kez dile getirmiştim ve beni uzun süredir takip edenler bunu muhtemelen biliyorlardır.
Belki spesifik bir korku değil, belki insanların büyük bir kısmının sahip olduğu bir şey ama öyle, en büyük korkum ölüm.
Bir gün hepimiz öleceğiz. Bundan yüz yıl sonra şu an dünyada yaşayan herkes ölmüş olacak. Belki biraz olsun içim rahatlayabilirdi ölümden sonra hayatın olduğuna, olan hayatın şu dünyadaki düzene göre “adalet” getireceğine inansaydım. (Lütfen inanç konusuna girmeyelim, çünkü ben bile hala bilmiyorum neye inandığımı) Benim için ölüm, büyük bir hiçlik gibi ve bu hiçlik duygusu korkutuyor. Sonradan inanca sahip olan bir ailede dünyaya geldim ve şimdi onların fikrini değiştirip "öteki taraf" için de çalıştıklarını gördüğüm zaman karışıyor kafam. Bu kadar basit olamaz. Beni her zaman kendi seçimlerimi yapmaya teşvik etikleri için bunda da bana bıraktılar seçimi. Kendi kendime, "Öleceğim, eğer arkamda diğerlerinin beni hatırlayabileceği bir şey bırakırsam belki bu sayede ölümsüz olurum dedim" sonra, ben öldükten sonra beni hatırlayacak olan insanların da öleceğini düşündüm. Onlar da ölecek ve bir gün bu dünyaya kocaman bir meteor çarpıp yerle bir edecek. Her şey bitecek ve sonra o koca, karanlık, sessiz boşluk gelecek. Hiçbir şey. Yokluk.
Ve bu düşünce bazen hiçbir şey yapmama hissi uyandırıyor bende.
Evet, en büyük korkum ölüm.''
Ya senin ne?
(Alıntı)