Cehennemi kendi kafamızda yaratırken onu yaşadığımız bölgede en şikayet ettiğimiz şeylerle bütünleştirerek hayal ederiz. Mesela Arap inançlarına göre cehennem haddinden fazla sıcak olan, insanlara kaynar su içirilen, derilerinin yenilenip tekrar tekrar yakıldığı, sürekli azap çekilen bir yerdir. Araplar cehennemi neden mi böyle düşünmüşler?
Çünkü Araplar sıcak bir coğrafyada yaşayan ve aşırı sıcaklardan çok eziyet çeken bir topluluktur. Bu yüzden onlar için en ızdıraplı yer böylesine sıcak bir yerdir.
Norveç mitolojisine göre ise cehennem (niflheim) buz gibi soğuk yer altı dünyasıdır ve oradaki bütün nehirler donmuş haldedir. Çünkü Norveçliler de soğukta yaşayan ve soğuktan eziyet çeken bir topluluktur.
Peki ya gerçekten cehennem neresidir?
Bunun en güzel cevabını veren Dostoyevski'dir.
"Cehennem, insanın kalbinde sevginin
bittiği yerdir." Ve José Saramago da ekler: "Cehennem, umudun bittiği bir dünyada yaşamaktır."
Umutla kalın, sevgiyle kalın, korkularınızın üstüne üstüne gidin ve var olmayan bir cennete gitmek için lütfen bu dünyayı cehenneme çevirmeyin!
(Alıntı)