-
- Katılım
- 13 Ağustos 2023
-
- Mesajlar
- 2.756
-
- Tepkime puanı
- 4.032
-
- ForumSAL Yaşı:
- 3 yıl 2 ay
- Kıdem:
- Yerleşik Üye
-
- Konum
- Germany
“İnsanın karakteri, kaderidir.”
İlk bakışta sade bir cümledir. Fakat üzerinde biraz durulduğunda, bu birkaç kelimenin bütün bir hayatı açıklayabilecek kadar derin olduğu görülür.
Karakter, insanın yalnızca nasıl biri olduğunu göstermez; hayat karşısında nerede duracağını da belirler. Neye yaklaşacağını, neden uzaklaşacağını, kimi hayatına alacağını, neye tahammül edeceğini ve hangi yanlışlara tekrar döneceğini sessizce biçimlendirir.
Öfkeli insan kararlarına öfkesini taşır.
Korkan insan, daha yola çıkmadan bazı yolları kendisine kapatır.
Sabırsız olan, olgunlaşması gereken şeyleri vaktinden önce tüketir.
Güvenen, kapılar açar.
Cesur olan ise başkalarının önünden geçip gittiği ihtimallerde kendi yolunu bulur.
İnsan bütün bunları yaşarken kaderini yazdığını fark etmez. Ona yalnızca seçim yaptığını düşünür. Oysa yıllar sonra geriye baktığında, hayatının büyük dönemeçlerinin ardında aynı kişiyi görür: kendisini.
Herakleitos’un “karakter insanın kaderidir” sözü de tam burada anlam kazanır.
Ona göre kader, insanın dışında duran ve yalnızca başına gelenlerden oluşan bir güç değildir. İnsanın yaradılışı, eğilimleri, seçimleri ve bunların zaman içinde doğurduğu sonuçlar da hayatının yönünü tayin eder.
İnsan karakterini gittiği her yere beraberinde götürür.
Ve çoğu zaman vardığı yer, uzun zaman önce kendi içinde başlayan yolculuğun sonucudur.
İlk bakışta sade bir cümledir. Fakat üzerinde biraz durulduğunda, bu birkaç kelimenin bütün bir hayatı açıklayabilecek kadar derin olduğu görülür.
Karakter, insanın yalnızca nasıl biri olduğunu göstermez; hayat karşısında nerede duracağını da belirler. Neye yaklaşacağını, neden uzaklaşacağını, kimi hayatına alacağını, neye tahammül edeceğini ve hangi yanlışlara tekrar döneceğini sessizce biçimlendirir.
Öfkeli insan kararlarına öfkesini taşır.
Korkan insan, daha yola çıkmadan bazı yolları kendisine kapatır.
Sabırsız olan, olgunlaşması gereken şeyleri vaktinden önce tüketir.
Güvenen, kapılar açar.
Cesur olan ise başkalarının önünden geçip gittiği ihtimallerde kendi yolunu bulur.
İnsan bütün bunları yaşarken kaderini yazdığını fark etmez. Ona yalnızca seçim yaptığını düşünür. Oysa yıllar sonra geriye baktığında, hayatının büyük dönemeçlerinin ardında aynı kişiyi görür: kendisini.
Herakleitos’un “karakter insanın kaderidir” sözü de tam burada anlam kazanır.
Ona göre kader, insanın dışında duran ve yalnızca başına gelenlerden oluşan bir güç değildir. İnsanın yaradılışı, eğilimleri, seçimleri ve bunların zaman içinde doğurduğu sonuçlar da hayatının yönünü tayin eder.
İnsan karakterini gittiği her yere beraberinde götürür.
Ve çoğu zaman vardığı yer, uzun zaman önce kendi içinde başlayan yolculuğun sonucudur.