ya benim babaanne ve anneanne tarafı trabzon ama bu trabzonlu kadınların ikisi de rumeli erkekleriyle evlendiği için o keskin tarafları yumuşamış. ama size bu kadınlardan biraz bahsedeyim: anneannem, trabzon'un tanınmış ailelerinden birinin kızı, dedemle trabzon-göztepe maçında (aslında maç kimler arasında tam da hatırlanmıyor, annemle teyzem bunu hep tartışırdı ksksj) tanışıyor. birbirlerine aşık oluyorlar, bir süre sonra anneannem, iki abisine ve annesine ben evleneceğim, diyor. dedem istemeye tek başına gelmiş çünkü izmirdekilerin haberi yok. neyse dönüyor dedem. anneannem de arkasından elinde bavuluyla izmir'e evlenmeye geliyor. tek başına. deli çünkü. orada birtakım gerginlikler olmuş, neyse tatlıya bağlanmış. yıl kırkların başı.
babaanneme gelince, dedem babannemle mektuplaşıyor. babannem de deli. annesi ondan deli. babaannem düşünüyor dedeme ne yazacağını. annesi diyor ki yaz "ateşler, yangınlar gibi yanıyorum sana" babaannem hem gülüyorum hem yazıyorum diyor jdjsj dedem okuyunca dedeme ne haller oldu kim bilir kdkdk
diyeceğim o ki komik insanlar geneli. inatçı. gözü kara. cahilse çok bağnaz. kadınları sert, adamlarını ise cilveyle yoluna getirebiliyor eşleri. benim gördüğüm budur. ekseriyetle orijinaldirler. bazısını severim, bazısını hiç sevmem. ortası yoktur. (işbu yazdıklarım gözlemlediklerimden ibarettir)