Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Kediler tarihte gördükleri ya da göremedikleri değer adına en talihsiz yaratıklardan biridir diyebiliriz. Çünkü eski Mısır’da kediler tanrılaştırılıp
kutsal sayılırken günümüzde özellikle kara kediler insanlar tarafından uğursuz olarak kabul edilme eğilimindedir. Peki neden?
Milattan önce 3000’li yıllarda eski Mısır’da kediler kutsal kabul ediliyor
hatta bugün uğursuz saydığımız kara kediler (özellikle doğurgan taraflarından ötürü dişi siyah kediler) tanrıça olarak kabul edilip
aynı ölçüde değer görüyorlardı. Ancak burada bahsi geçen tanrı ya da tanrıça ifadesini yaratıcı
mutlak tanrı olarak algılamamakta fayda var.
Özellikle eski inanışlardaki tanrı
tanrıça gibi ifadeleri ya da çok tanrılı inanç sistemlerini sembolik bir anlatım olarak kabul etmek çok daha doğru olacaktır. Konumuza dönecek olursak: Bahsi geçen zamanlarda kedileri hastalıklardan ve muhtemel zararlardan korumak için kanunlar bile çıkartılmıştı. Ayrıca kediler toplumda o kadar çok kıymet ve saygı görüyorlardı ki
toplumun hangi kesiminden olursa olsun bir ailenin kedisinin ölmesi o aile için felaket kabul ediliyordu.
Eski tabletlerden ve yazıtlardan anlaşıldığı kadarıyla kedilerin eski Mısır’da bu denli ilgi ve saygı görmesinin altında yatan sebep
ülkemizde “kedi gibi dört ayağının üzerine düşmek” deyimine dayanıyor. Kedilerin ne kadar yüksek bir yerden düşerlerse düşsünler en ufak bir zarar dahi görmemeleri
Mısır’lıların onlara olan ilgisini ve onlara atfettikleri tanrılık yakıştırmasını güçlendiren etkenlerden olduğu düşünülüyor.
Kedilerin tarihte yaşadığı en büyük talihsizlik ise ortaçağa rastlıyor. Ortaçağda
özellikle Avrupa’da ziyadesiyle yaygın bir biçimde kabul edilen Hristiyanlık inancı zamane tabiriyle “hırçın bir pazarlama politikası” uyguluyordu. Kendinden önceki tüm inanç ve kabulleri reddetme eğiliminde olan koyu Hristiyan toplum
İngiltere başta olmak üzere birçok bölgede kedileri uğursuz kabul etmeye başladı. Elbette bunda kedilerin sayılarının fazlasıyla artması ve kedilere yüklenen asi
sinsi
nankör gibi sıfatlar da etkili oldu.
Bunun doğal bir sonucu olarak da Hristiyan toplumlardaki “kedi uğursuzluktur” inancı gitgide perçinlenerek
günümüzde Hristiyan olsun olmasın birçok toplumda yaygınlaştı. Günümüzde hala kedilerin
özellikle kara kedilerin uğursuz olduklarına dair inanç ne yazık ki hala sürüp gitmekte. Daha önce de belirttiğimiz gibi Hristiyanlık bu çağlarda kendinden önceki inançlara karşı hırçın bir asimilasyon çalışması içerisindeydi. Bunun en güzel örneği de eski Mısır’da özellikle siyah kediler kutsal sayılırken
Hristiyanlık temelli bu inançta da özellikle siyah kedilerin uğursuz sayılmasıdır.