Kant ve Nietzsche: Ahlakın Kaynağı ve Değerlerin Yaratılması

  • Kullanıcı Cherry
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Felsefe Kulübü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 5 saat önce aktifti
Görüş farkını yansıtan güzel bir özet olmuş.

Bana kalırsa Kant adına yapılan savunma yeterli düzeyde değil ama hiç yoktan iyidir.

Nietzsche'nin sondaki önermesine bakalım:

“Kendi değerlerimizi yaratma sorumluluğunu üstlenmeliyiz.”

“Kendi” dediği şey bireylerse, her birey kendi değerini yaratırsa ortada değer diye bir şey kalmaz. Nietzsche bunu görebilmiş olmalı.

Öyleyse “kendi” dediği kavram, insan idesi olmalı.

Yani göklerden gelen bir otoriteyi değil de insan türünün ortak iradesini kastediyorsa aslında Kant da bunu söylüyor.

Kant hiçbir zaman göklerdeki iradenin yasa koymasını, ödev vermesini istemiyor.

Bilakis onun temel yasası şu:

“Akıl sahibi her varlık (yani sadece insan türü değil), kendi varlığını (varoluşunu) amaç edinir.”

Bu yasa göklerden gelen bir yasa değil, ortak genlerimizden gelen biyopsişik bir yasa.

Sonra bu yasanın üstüne evrensel ahlak yasasını koyuyor:

“Öyle tutum ve davranış içinde ol ki bu tutum ve davranışını belirleyen niyetini genelleştirdiğimizde (istemenin maksimi), ortaya çıkan ilke evrensel bir yasanın ilkesi olabilsin.”

Kant'a bunu söyletmiş olsalardı, Nietzsche kalkıp Kant'ın elini öperdi.

844397583_2316121015840587_3951134189829236768_n.png.jpeg
 
Konu; değerler bireyden mi yoksa ortak insan aklından mı doğdu?
Nietzsche ; değeri yaratan bireyin kendisidir.
Kant; insan aklının evrensel ahlak ilkelerini ortaya koyduğunu söyler.

Birbirine benzer sonuçlara yaklaşmış olabilirler ama aynı yoldan yürümüyorlar.

Gelelim bizlere…
Biz nasıl düşünüyoruz bu konuda?

Bence değerlerin hammaddesi insan yaşamı, ona biçim verende akıl ve toplumsal deneyimlerdir. Yani değerler insanoğlunun doğa ve toplumla kurduğu ilişkinin eseridir. Bu eser daha sonra akıl, deneyim ve ortak yaşam içinde nihai şeklini alır.
Zaman içinde bireyler değişen koşullara bağlı olarak bu değerleri sorgular, gerektiğinde değiştirir, sonuç alamaz ise yeniden yaratır…
 
Geri