BirDevrinSonu
Üye
- Katılım
- 10 Ocak 2010
- Mesajlar
- 39.047
- Tepkime puanı
- 3.536
- ForumSAL Yaşı:
- 16 yıl 9 ay
- Kıdem:
- Forumun Hafızası
- Konum
- Napıcan ?
Ne anlattın sen özet geçer misinLan durun herkes toplandı madem, ben de Leylâ'ya sesleneyim. Gerçi Leylâ buralı değil o ama olsun.
Mecnun Leylâ'nın evlendiğini duyar. Durumu gözleriyle görmek için dilenci kılığına girip Leylâ'nın yaşadığı yere gider. Leylâ'nın kocası Mecnun'u tanır ve çadıra davet eder. Adam sorar, Leylâ için niçin çöllere düştün? -Bunu anlaman için Mecnun olman gerekir, sen Mecnun değilsin der. Adam, Leylâ'yı bende seviyorum der.
O an bir rüzgâr eser çadırın kapısını kaldırır ve Leylâ kapının önünde geçiyordur, Mecnun Leylâ'sını görür. Mecnun o an önünde duran ocaktan elleriyle köz alıp bağrına basar ve bayılır. Adam anlar ki, bu başka bir sevgidir, Leylâ'dan ayrılır.
Fuzuli, Mecnun'un ağzından şahane bir murabba yazar. İlk kısmı;
Gayr ile her dem nedir seyr-i gülistân ettiğin;
Bezm edip halvet kılıp yüz lütf-u ihsân ettiğin?
Ahd bünyadın mürüvvetdir mi virân ettiğin!
Hani ey zalim bizimle ahd-u peymân ettiğin?
* *
Nedendir ellerle her daim gülistan seyredişin / Ne bu baş başa sohbetler, cömertlik edişin
Yakışıyor mu, sözünden dönmek midir işin / Zalim, bu muydu verdiğin söz, yemin edişin?
