Ben böyle mutluyum desem; güler geçer herkes..
Boynumun bukuk gonlumun buruk olmasıdır bana huzur veren..
Belki huzursuzların en son başvurdugu sokakta oturuyordur yalnızlık!..
Belki ağlayan çaresizlerin gözlerinde tane tane yaştır yalnızlık!..
Bazen hüsranlı bazen hancerli kalpte ağrıdır yalnızlık..
Tanımak zor olsada bırakılmaz en iyi dosttur yalnızlık..
Demir attım yalnızlığıma..
Anlatılmaz tadılır; yalnızlık...
Tek ayak üstünde bakmak hayata..
Zorluğun adıdır yalnızlık..
İçimde bir sızı kaybettiğim ''sen''in üzüntüsü yolcu eder beni..
Ateşledim yok olmaya hazırladım kendimi..
Ugramam gereken limanlar uzak eğlemez beni..
Aşk'ı bihal eden zehirdir yalnızlık...
Kurşun adres sormaz mı?..
Ya yaydan fırlayan ok?!..
Talan edercesine şiddetli bir hız..
Kalbim ağrıyor..
Bazen dozajım fazladır kahreylerim kendimi..
Harabeyim yitiğim bedensizim..
Kimi bekler çaresiz ve çilekeş duyguların sahibi..
Sen gelme... Sen gelme.. Sen gelme...
Bir bekleyenin vardır elbet..
Sen gelme ben hep beklerim..
Buğulanmış camlardan belirir sevdanın çizgisi..
Kırılmış kalpten damlayan kan..
...Ve kırmızı mürekkep: Yalnızlığımı yazan..
Onun mekanında bir o konuşur..
Susmaya meyillenir diller onun
hükmüyle solar güller..
Dayanıl(ırsın)mazsın yalnızlık..
Her çilemin çizgisi var yüzümde..
Kahrolan bakışlarımın masumluğu var gözümde..
Haftalar mı? Aylar mı? Yıllar mı?
O da ne?...
Keşfedemez bilemez göremez kimse seni..
Bulunmaz bir huzursun sen..
Sessizliğin ıslık attığı mekanelerin sahibisin sen..
Yılmışların gariplerin bunalmışların can suyusun sen..
Sen.. Sen.. Adın mıdır yalnızlık!..
__________________