Kalabalıktan Uzaklaştıkça Kendine Yaklaşmak

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🟢 Konu yazarı şu anda aktif

Kalabalıktan Uzaklaştıkça Kendine Yaklaşmak​

Schopenhauer’a göre insanın kendi kendine yetebilme gücü arttıkça, kalabalıklara duyduğu ihtiyaç da azalır. Çünkü insan topluluk içinde yalnızca başkalarıyla bir araya gelmez; çoğu zaman kabul görmek, anlaşılmak ve uyum sağlamak uğruna kendinden de bir şeyler bırakır.

Ona göre zihinsel dünyası zengin olan insan için yalnızlık bir eksiklik değildir. Aksine düşüncenin özgürleştiği, insanın başkalarının beklentilerinden uzaklaşıp kendisiyle baş başa kalabildiği bir alandır.

“İnsan ancak yalnızken tamamen kendisi olabilir.”

Bu yüzden yalnızlığı sevmek, insanlardan nefret etmek anlamına gelmez. Bazen yalnızlık yalnızca kalabalığın içinde kendinden uzaklaşmamayı seçmektir.

Çünkü her kalabalık insana aitlik hissi vermediği gibi, her yalnızlık da insana yalnızlık hissettirmez.

İnsan bazen onlarca kişinin arasında kendisine yabancılaşırken, tek başınayken kendisine hiç olmadığı kadar yakın olabilir.

Belki de mesele insanlardan kaçmak değil; onların arasında bulunurken kendinden ne kadar uzaklaşmak zorunda kaldığındır.

Bazı insanlar için yalnızlık bir sığınak değil, özgürlüktür.

Kalabalığın sesinden uzaklaştıkça, kendi sesini daha berrak duyabilmenin özgürlüğü.



Porträt des deutschen Philosophen Arthur Schopenhauer (1788-1860).
 
yalnızlığa alışmayın
 
Sadece sevdiğim kadın olacak yanımda ve okyanusun ortasında küçük minnak bir ada da bir ömür yaşasam keşke. Kalabalıktan şehirden gürültüden acayip sıkıldım.
 
Kalabalık azaldıkça insanın sesi daha çok çıkıyor aslında. Belki de kendine yaklaşmak, biraz da herkesten uzaklaşmayı göze almak demek.

Bazı insanlar için yalnızlık bir sığınak değil, özgürlüktür.
 
kendine yaklaştıkça, yaşamdan uzaklaşma
 
Kafa karıştıran her şeyden izole olmayı başardığında, insan kendini daha iyi analiz edebilir çünkü yaşam şartları zihni sürekli meşgul eder.
 
Bu konudaki ezoterik yaklaşımlar da oldukça ilgi çekici. Kalabalıklardan uzaklaşmak için illaki keşiş hayatı yaşamaya gerek yoktur. İç dünyaya dönülerek de bu başarılabilir.Meditasyon buna faydalı bir örnektir. Ezoterik bakış açısı der ki, insan özüne yaklaştığı kadar kendisine yaklaşır. Bunun için Kalabalıklardan soyutlanmaya gerek yoktur.
 
dışa kapanan,içe açılır.
içe açılan dışa kapanır da diyebiliriz aslında. kişinin kendiyle olan ilişkisi pozitifleştikçe toplumla olan ilişkisi negatifleşir.
 
Kendine kalmanin tadına bakan bir daha insan istemez oysa yaşam insanlarla idame ettirilir. Tehlikeli bir adım bunun herkes farkında ve kendi yörüngesinde yaşamaya başladı insanlar.
 
Bugünde sigara içmeden dumana maruz kaldık cok sukur...

o degilde kendime yaklastikca kendimden de sIKILdim...
 
İzole yaşam, minimal hayat tarzı hayatı sorgulamaya yol açarken, özde ruhu dinginleştirmeye yönelik bir çabadır. Mental dinginliği ararken, ruhun buna eşlik etmesi en iyi meditasyon yöntemidir kanımca. Bu anlamda ufacık bir çaba onca insanın arasında, yapayalnız görünmenizi sağlayabilir ancak o izole alanın da size ait bir sessiz kalabalık olması, sadece sizin yönetiminizde bir konfor inşa ettiğinizinde göstergesidir. Bu konuda en başarılı toplum sanırım Uzak doğulu insanlar. Hayatın her alanında minimal ve bireyler öyle dingin ve sakin.
 
Geri