Kadınlar tarih boyunca toplumun içindeydi ve aktif olarak çalışıyorlardı. Bunun son birkaç asırda farklı yönde seyretmesi kadının tarihsel rolünü göz ardı etmemize sebebiyet vermez. Şimdilerde, medeniyetin doğduğu topraklarda, kadınların hükümdarlık yaptığı, tarihin en büyük imparatorluklarını yönettiği coğrafyalarda, "Kadın insan mıdır?", "Kadın tek başına sokağa çıkabilir mi?" gibi soruların sorulması kadınların değil, o coğrafyada yaşayan ve tarihten, yaşadığı toprağın doğurduğu medeniyetlerden bihaber barbarların sorunudur.
Kadın toplumun asli bir parçasıdır ve kadına düşen rol asalak bir erkeğe bakıcılık yapmak değildir. Eşini, annesini, kardeşini bakıcı gibi gören asalak tipler görüyorum, bu asalaklar, kendi sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiği anlarda bocalıyor, hemen sağına soluna bakınıp bakıcısını arıyor çünkü hayat boyu götündeki donunu dahi kendi değiştirmemiş tipler olduklarından birey olabilecek imkanı bulamamışlar. Özetle, kadın çalışır ve çalışmalıdır da. Bunu nerede yaptığının bir önemi yok, bu iş bir tarla işi de olabilir ofis işi de ama kadın muhakkak çalışmalıdır. Kadını toplumdan izole etmenin ve yalnız "anne" kalıbına sokmanın lüzumu yok.