Evet... Hanımefendiyi Türk musıkîsinin en önemli icracılarından ve de üreticilerinden olan ustâd Sn. Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca'nın güftesine imza attığı, segâh makamından bir şarkıyla karşılamak isterim;
Aâ diyor, efendim diyor, bu diyor, gurbet diyor artık bistin diyor...
https://www.youtube.com/watch?v=VQ93w1Q0qtU
Hanımefendinin zarafeti, kitlelere malûm olan bir mevzu-i bahistir...
İnsan, hanımefendinin mevcudiyetini her tahayyül etmesinde kerelerce tahayyür ediyor. "Aman ya Rab? Bu da nesi?" diyor...
Greek postları, Greek duruşu ve Greek'se de Greek tipli oluşu insanda en muhteşem 100 metreyi koşmayı tetikliyor...
Hanımefendiyle IRC çatısı altında karşılaşmamız yüce Rabbın bir tevâfuğudur, kendisinin de yaptığı en güzel yemek fırında tavuktur...
Sn. Ahbab's, hafıza-i beşer nisyan ile malûldür derler fakat konu sahibesi kimseyi unutabilmek kendisiyle karşılasan insanların hikmetinde olamayacak bir olgudur...
Sedâsını duymamış kişilerin, ümitvâr olmasını dilemekten başka çarem yoktur...
Hanımefendiyi görmemiş kişiler, Allah bes bâki heves diyebilirler. Peki ya gördükten sonra?