Arkadaş kelebek derken benzetme yaptı, biz edebiyatçıların genel özelliği kelimeyi süsleme merakımızdır. Hani bi adam görürsün ve o an ayaklarının yere bastığını hissetmezsin ve kalbin kuş kanadı gibi pır pır eder, nefesin kesilir, tek düşüncen tüm benliğinle o adama ait olmak olur ya öyle sürrealist bir duygudur bu ilk aşk...
Hani sana dünya çirkinini Brad Pitt yapan olgu var ya? Hah, işte ondan.
Bağlamayı ağlatan adam Aşık Veysel diyor ya:
"Güzelliğin on par'etmez bu bendeki aşk olmasa."
Hele bi de o ilk aşkların yarım kalmışlıkları var ya? En yürek dağlayanı da odur. (Dipnot : Benle alakası yok tamamen çevre faktörü etkili :kiki: )