Bir arkadaşım vardı ünide. Çok severdim, bir dönem gezmişliğimiz, birbirimizin evine gitmişliğimiz vardı. Hatta benim şu an çok yakın arkadaşım olan üniversite arkadaşımla onlar o dönem daha yakınlardı. O arkadaşımdan çok bahsetmişliğim de vardır, edissever akademisyen adaşım jfjf Neyse sonra üniversite son sınıfta biraz birbirimizden uzaklaştık ama bir şey olduğundan değil, biraz mezun olma, ales, üds/kpds (bizim zamanımızda isimleri böyleydi kfjf) sonra ne olacak telaşına düştük. Mezun olurken şimdi yakın dostum olan akademisyenle biraz bozuştuk ve sonra o ikisiyle ben koptum.
Yıllar sonra ben Ankara’ya atandığımda akademisyen olan arkadaşım beni facebooktan bulmuş (2013 sanırım) ve mesaj atmış, buluştuk, konuştuk ve tekrar dost olarak bugünlere geldik. Başta bahsettiğim diğer kız daha vardı ya onunla arkadaşlıkları bitmiş, arkadaşıma hak verdiğim birtakım olaylar yaşanmış. Sanırım ufak tefek kıskançlıklar ve arkdan konuşma. Neyse bahsettiğim diğer kız da geçenlerde instadan beni bulmuş ve takip isteği göndermiş… birkaç gün beklettim, isteği geri çekmemiş, kabul ettim ama ederken bizim kızdan da ufak çaplı çekindim jffj Sonra söyledim, rahatsız olur musun; olursan çıkarırım filan dedim. Çünkü bizim kız çok kıymetli, istemem aklına ve kalbine bir gölge düşsün. O da gerek yok dedi. Neyse üstünden günler geçti, instadaki arkadaşım bana mesaj attı, aradan geçen yıllarda yaşamımızda ne oldu ne bitti bunları konuştuk. İyi geldi sohbet etmek. Onu sevdiğimi hatırladım. Ne bileyim. Şimdi suçluluk duyuyorum çünkü birden o samimiyeti yakaladık, sanki arkadaşımı üzen biriyle samimi oldum gibi hissediyorum. Ben bire birde bir şey yaşamadım ama yine de arkadaşıma yaptıklarını da hoş karşılamıyorum. Ay kafam çok karışık, yaşlanınca yumuşadım galiba.