Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.
Yazma gereği duydum.
Semavi bütün dinlerde ışık kelimesinin aslı nurdur. Nurlar içinde yatsın temennisi her dinde vardır. Çünkü yaşayan ve ölen herkesin Rabbi tektir. Kabri ister nurla, ister ateşle doldurur. Nur sadece ışık demek değildir, ateş de sadece yakıcı bir madde değildir. Bunlar güzel ikramların ve acı verici cezaların genel tanımlayıcı adıdır. Hz. Adem süryanice konuşurmuş öyle derler. Allah ona bütün kelimeleri öğrettiğinden beri nur denen kavram bilinir. Sadece günümüzde bu kelime İngilizcede ışık diye tarif edilir. Ülkemizde ise ışık kelimesini sadece belli bir kesim kullanır. Fakat bunu ilimsiz ve içi boş bir şekilde kullanırlar. Yoksa kökeninde ışık nur demektir ve yanlış bir kelime değildir.
Kötü bir olay anlatayım size o zaman. Belki aklınız başınıza gelir. Adam eve giriyor, karısının tavırlı olduğunu fark ediyor. Ne oldu ne bitti anlamadan, markete uğramayı unuttuğunu anlıyor. Marketten çocuk için süt ve bebek bezi almayı unutmuş. Karısı da ağır tavırlarda. Adamla konuşmuyor bile. Adam markete gidiyor hemen. Rafları gezerken eşini arıyor ve "sana en sevdiğin meyveyi ve çikolatayı aldım" diyor. Kadın ise sadece "iyi" diyor ve telefonu yüzüne kapatıyor. Fakat bir süre sonra kadın basit bir market alışverişini unuttuğu için de fazla tepki verdiğini düşünüp üzülüyor ve pişman olup kocasına mesaj atıyor. Kahven hazır soğumadan gel diyor. Ama gel gör ki normalde hemen mesaja cevap veren adamdan cevap gelmiyor. Kısa bir süre sonra kadını polis arıyor ve hastaneye çağırıyor. Eve dönerken adama araba çarpıyor ve ölüyor. Polis emanet çıkan eşyaları veriyor ve kadın sütü, bebek bezini, çileği ve çikolatayı görüyor. O kocasına kötü davranırken, kocası rafların arasında onu düşünüyormuş. Kendisi markete gidince çoğu zaman pahalı diye almadığı meyveyi ve çikolatayı kocası ona hep alırmış. Basit bir unutkanlık için ona nasıl sırt çevirdiğini, polisin onu arayıp hastaneye çağırdığında nasıl buz kestiğini, o iyi mi sorusunu polisin defalarca nasıl geçiştirdiğini, hastaneye telaşla yetişmeye çalışırken neler yaşadığını, kocasının onun gönlünü almaya çalışırken öldüğünü düşündükçe delirecek gibi olmasını, sıradan olan anların son anlar olabileceğinin farkında olmaması, sadece onları mutlu etmeye çalışan bir adamı öteki dünyaya o tavırla göndermesi...Bugun hoşgörülü günündesin galiba. O zaman uzerine yildizlar yagsini da kabul edebiliriz. Işıklı mışıklı biseyler sonucta 😬
Kötü bir olay anlatayım size o zaman. Belki aklınız başınıza gelir. Adam eve giriyor, karısının tavırlı olduğunu fark ediyor. Ne oldu ne bitti anlamadan, markete uğramayı unuttuğunu anlıyor. Marketten çocuk için süt ve bebek bezi almayı unutmuş. Karısı da ağır tavırlarda. Adamla konuşmuyor bile. Adam markete gidiyor hemen. Rafları gezerken eşini arıyor ve "sana en sevdiğin meyveyi ve çikolatayı aldım" diyor. Kadın ise sadece "iyi" diyor ve telefonu yüzüne kapatıyor. Fakat bir süre sonra kadın basit bir market alışverişini unuttuğu için de fazla tepki verdiğini düşünüp üzülüyor ve pişman olup kocasına mesaj atıyor. Kahven hazır soğumadan gel diyor. Ama gel gör ki normalde hemen mesaja cevap veren adamdan cevap gelmiyor. Kısa bir süre sonra kadını polis arıyor ve hastaneye çağırıyor. Eve dönerken adama araba çarpıyor ve ölüyor. Polis emanet çıkan eşyaları veriyor ve kadın sütü, bebek bezini, çileği ve çikolatayı görüyor. O kocasına kötü davranırken, kocası rafların arasında onu düşünüyormuş. Kendisi markete gidince çoğu zaman pahalı diye almadığı meyveyi ve çikolatayı kocası ona hep alırmış. Basit bir unutkanlık için ona nasıl sırt çevirdiğini, polisin onu arayıp hastaneye çağırdığında nasıl buz kestiğini, o iyi mi sorusunu polisin defalarca nasıl geçiştirdiğini, hastaneye telaşla yetişmeye çalışırken neler yaşadığını, kocasının onun gönlünü almaya çalışırken öldüğünü düşündükçe delirecek gibi olmasını, sıradan olan anların son anlar olabileceğinin farkında olmaması, sadece onları mutlu etmeye çalışan bir adamı öteki dünyaya o tavırla göndermesi...
Kötü bir olay anlatayım size o zaman. Belki aklınız başınıza gelir. Adam eve giriyor, karısının tavırlı olduğunu fark ediyor. Ne oldu ne bitti anlamadan, markete uğramayı unuttuğunu anlıyor. Marketten çocuk için süt ve bebek bezi almayı unutmuş. Karısı da ağır tavırlarda. Adamla konuşmuyor bile. Adam markete gidiyor hemen. Rafları gezerken eşini arıyor ve "sana en sevdiğin meyveyi ve çikolatayı aldım" diyor. Kadın ise sadece "iyi" diyor ve telefonu yüzüne kapatıyor. Fakat bir süre sonra kadın basit bir market alışverişini unuttuğu için de fazla tepki verdiğini düşünüp üzülüyor ve pişman olup kocasına mesaj atıyor. Kahven hazır soğumadan gel diyor. Ama gel gör ki normalde hemen mesaja cevap veren adamdan cevap gelmiyor. Kısa bir süre sonra kadını polis arıyor ve hastaneye çağırıyor. Eve dönerken adama araba çarpıyor ve ölüyor. Polis emanet çıkan eşyaları veriyor ve kadın sütü, bebek bezini, çileği ve çikolatayı görüyor. O kocasına kötü davranırken, kocası rafların arasında onu düşünüyormuş. Kendisi markete gidince çoğu zaman pahalı diye almadığı meyveyi ve çikolatayı kocası ona hep alırmış. Basit bir unutkanlık için ona nasıl sırt çevirdiğini, polisin onu arayıp hastaneye çağırdığında nasıl buz kestiğini, o iyi mi sorusunu polisin defalarca nasıl geçiştirdiğini, hastaneye telaşla yetişmeye çalışırken neler yaşadığını, kocasının onun gönlünü almaya çalışırken öldüğünü düşündükçe delirecek gibi olmasını, sıradan olan anların son anlar olabileceğinin farkında olmaması, sadece onları mutlu etmeye çalışan bir adamı öteki dünyaya o tavırla göndermesi...
Nicklerinizi ellemeyin….şu nicki değiştirme zamanı da geldi artık, hmmm.
teklif geldi satacam çarıNicklerinizi ellemeyin….