Rahmetli babamdan bana kalan en güzel miraslardan biri, büyüklerin ziyaretine gitmek, onları aramak ve gözetmek olmuştur. Hem de bunu bana tek bir cümleyle öğretmiştir. 14-15 yaşlarındaydım. Ailece çok iyi anlaştığımız bir komşumuz vardı. Bir bayram sabahı babama "hadi Selçuk abiyle Sevinç ablayla bayramlaşalım baba" dedim. Babam da bana çok dengeli bir ses tonuyla "evladım yaşındaki insanlarla ben mi bayramlaşayım oğlum" demişti. O sözü duyduğumdan beri bütün büyüklerimi hep ben ararım, ziyaretlerine ben giderim, onların beni arayıp soracağı kadar da arayı açmam. Her kim büyüğünü aramıyor, özellikle arama işi sadece karşı tarafa zimmetliymiş gibi hep aranmak istiyorsa, ondan bu dünyaya bir fayda yok demektir. Hangi büyüklere adım atılmaz? Size hakaret nazarıyla yaklaşan, arayınca veya ziyaret edince sizi üzme ihtimali olan, topluma zararlı kötü alışkanlık veya yaşantısı olan, eliyle veya diliyle size zarar verme ihtimali olan insanlara adım atılmaz. Onlardan uzak durmak evladır. Ne mutlu bayramlarda büyüğünü bilene, küçüğünü sevindirene.