tivitır'da saatlerdir gülse birsel gündemi vardı, ben önce cenazeye katılmadığı için linçlendiğinden gündemde yer alıyor sanmıştım ama meğer kendisi cenazeye katılmama sebebinden tut, vural çelik ile yaşanan süreçlere kadar her şeyi rezil bir dille anlattığı için gündemmiş. cenazeye katılmamayı anksiyeteye bağlamış, üzerine avrupa yakası zamanlarında vural'ın tek bölüm için geldiğini ama çok sevildiğinden yapımcıyla konuşup kalmasını istediğini falan anlatmış. hadi buraları anladım diyelim ama yazının devamında vural çelik'in sette yarattığı ''mağdur personası''yla komiklikler yapmasını anlatırken sanki eleştirir gibi davranması, ardından daha beter yerlere sapıp 16 yıldır konuşmadığı, hatta birkaç ay önce magazinciler sorduğunda bile duymazdan geldiği vural çelik'le ilgili olan bütün magazinsel süreçleri bir ''veda'' yazısına sıkıştırması resmen rezalet. adamın iş yapıp yapamamasından, kendisi arkasından söylediklerinden, bazı şeyleri kendi istememesinden ve bir sürü ''gereksiz'' detaydan o kadar bahsetmiş ki, tepkileri üzerine çekince de o veda yazısını silmek zorunda kalmış. bu kadar kasmaya, bu kadar sivrilmeye gerek var mı gerçekten? ''zamanında güzel bir iş yaptık, dostluğumuz belki işimiz kadar güzel ilerleyemedi, kırgınlıklar oldu ama keşke sarılarak veda edebilseydik'' de geç mesela, çok yazasın varsa. oturup baştan sona bütün magazinsel süreci anlatacak kadar, muhatabının cevap verme ihtimalinin olmadığını bilmenin özgüveniyle şuursuzlaşmanın mantığı ne? umarım bir de bu saçmalığın savunması olarak, bunu daha önce yapan bazı şarkıcılar gibi ''kadınlara yükleniyorlar'' gibi bir yazıyla yeniden ses yükseltmez. bazı şeylerin cinsiyetle, toplumsal olarak bir cinsiyet rolüyle alakası yoktur. yanlışsa yanlıştır, rezilse de rezildir. yaptığınız bazı saçmalıkları ''kadınlık'' mevzusu üzerinden savunma hazırlayarak, başkalarının haklı mücadelelerini değersizleştirmenizin de bir anlamı yok. gece gece sinirimi attım. iyi geceler...