İçindeki Yalnızlığı Kim İfşa Etti

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2755 gün önce aktifti
İçindeki Yalnızlığı Kim İfşa Etti​
​

11118221224993406041.gif
​

” Ne bir cümle kadar kısa,​

Ne bir sevda kadar uzun olmasa ömrün / gitme​

Ölüm içindeki yalnızlığı ifşa etse de,​

Sakın ben ölmeden ölme..​

Kim bilir sen bu saatlerde içindeki yalnızlığın gırtlağında ölümü solurken,​

ben sana büyüyorum dua dua.​

Gözlerimde irinleşen Yusuf’un kuyularını kaparken ne olur gitme.​

Vazgeçme sakın cümlelerime nasır olmaktan.​

Gitme benden ben sana gitmeden..​

Sakın ölme düşlerime Elifi doğurmadan…​

Hadi yüreğimi bas yarana, berene.​

Sevdadan bütünlemeye kalmış bu yüreği serum yemiş kollarına ört ..​

Ve bana sus harf harf.​

Sakın ben ölmeden ölme…​

ölme​

Ne çabuk unuttun ?​

Senden önceki kadavra hükmündeki gözlerimi ?​

Ne çabuk unuttun ?​

Saçlarımdan örüp bedenimin gölgesine kendimi hunharca astığım gecelerimi ?​

Kendi ellerimle gömdüğün bu yüreği seninle yeniden yeşerttim ben..​

Göğsü bozkır dikenlerine alışık bu beden senin gözyaşlarının tuzunda açtı tüm güllerini.​

Bir cümleye bile sığdırılamayan kanlı gömleğim senin gökyüzünde yıkandı sonra da senin gözlerinin renginde hayata gözlerini açtı…​

Ne çabuk kuruttun ?​

Sana sicim sicim akan gözyaşlarımı ?​

İmkansız olsa da tek seninle ellerimle aldığım Elifimin çığlıklarını ?​

Sus ve ağla…​

Ayak dibine düşsün gözyaşların..​

Kızarsın gözbebeklerin…​

Gitme diyorum sana…​

Gitme…​

Ölüm göz kırpsa da sana, sakın verme ellerini an’lık depremlere..​

Unutma ey hayat / unutma ey gül-ü râna,​

Döşeğine kadar uzasan da elleri ölümün,​

Sakın verme ellerini…​

Unutma yar,​

Seni yaşamak, ekmeği iki bölüp bereketini kokmak gibi bir şey..​

Seni özlemek, suyu avuçlarında bekletmek gibi tarifsiz..​

Ve seni sevmek, hayatı şah damarlarında ” sen diye ” hissedibilmek…​

Utan-mı- yorum..​

Yırtıyorum dudağımdaki tüm alfabeyi..​

Haykırıyorum cümle cümle…​

Ben ölmeden ölme.​

Ölme….​

Ölme diyorum çünki…​

Sadece sen nefes aldığı için bildiğim,​

Sadece sen varsın diye merak ettiğim bir zamanın en özleminde özlenmektesin.​

Kaç gün, kaç asır oldu gözlerinin kirpiğinde ıslanmayalı ?​

Kaç saat oldu sesinin yokluğunda uyanmayalı ?​

Sus ve tek bir kelime etme..​

Kirpiğimin en ince yerinde özlenmektesin..​

Hadi durma, eteklerindeki güneşi toprağa gelin edip çök yüreğimin gökkuşağına.​

Saçlarını çöz ve bırak kollarını omuzlarımın rüzgarlı tepelerine..​

Yaslan mutluluk sıradağlarıma..​

Ve giyin üzerine beni..​

Hiç çıkarma..​

Çünki ben hep seninim…​

Kısıyorum radyomun sesini..​

Yüreğime kaydettiğim senli nağmelerini dinliyorum.​

Dinledikçe sen oluyorum..​

Sen oldukça büyüyorum…​

Ve ben büyürken sende,​

Sakın gitme benden…​

Gitme…​

Gitme diyorum çünki;​

Sadece sen söylediğin için ezberlediğim,​

Sadece senin varlığın var diye içine girdiğim bir şarkının içinde beklenmektesin.​

Ne çabuk unuttun bendeki seni ?​

Yüreğimde kapladığın yerin ne kadar büyük olduğunu ?​

Sus demeyeceğim bu sefer.​

Ben’le başlayıp sen’le biten bir cümle kur dudağının sevda kokan pınarlarından..​

Biz ki; hiddetlenerek tutulduğumuz,​

hissederek soluduğumuz ve özleyerek umut bulduğumuz yolun son iki yolcusuyuz.​

Aldırma gelecek trende bize yerin olmayışına..​

Biz ki; omurgalarımızın gölgesine birbirlerimin yüreğine sığdıracak kadar büyük cümleyiz sevda lugatinde..​

Bırak hiçbir masal kabul etmesin Elif’imizin beyaz duvağından düşen rengarenk balonları..​

Bırak hiçbir dağ yol vermesin söz verdiğimiz yarınlara.​

Tek bir cümleye sığdırılamasa da adlarımız, biz tek bir sevdayız dudak paylarımızda..​

Ey özlemini özlediğim en büyük özlemim;​

Hafızanı yokla ve dinle..​

Biz ki, bu yola ” çatısı olmayan düşten ” koyulduk..​

Senin cebinde bir miktar umut,​

Benim cebimde bir avuç nefes…​

Bir dirhem sevgiydi aradığımız..​

Şimdi aynı yürekte nefes almakta isek,​

Aynı yolda umuda büyümekte isek,​

Ve aynı kıyıda Elif’e yürümekte isek…​

Hadi durma öl,​

Beni ölmemelere bırakarak…​

Hadi durma git..​

Beni bensizliğe satarak…​

Ne olur ölme sevdam…Ölme…​

Öleceksen az bekle…​

Bende geliyorum…​

Satırlar bize sırtını dönse de,​

Bari ölüm tek şahidimiz olsun.​

- Sana en büyük duam; aldığım nefestir -​

İsmail SARIGENE​
 
Geri