Hüzün Kovan Kuşu

  • Kullanıcı Arda1
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 1117 gün önce aktifti
Ya da hiç beklemediği bir anda, O’nun bir apartman tepesine çıkıp kendini boşluğa bırakması gibi bir şey. Betonda kan izi, çevrede meraklı kalabalık. Ve hâlâ nefes almak, ay sonunu düşünmek, rakıyı bırakıp biraya yüklenmek, elin arada bir 14′lüye gitmesi, eski bir aşkın izini sürmek, konuşma isteksizliği, sağır olma isteği, damarlarda dolaşan yedi kilo kan, iki kilometre sinir, yaşamak aşağı yukarı böyle bir şeydi herhalde.​

[YOUTUBE]PAu9-w68RJs[/YOUTUBE]​
 
Aklıma gelen ilk şey şu oldu. Madem ki bir zamanlar can dediklerimiz canımızı alıyor madem ki sarılmayı en çok istediklerimiz bir daha sarılmamak üzere kaybettiklerimiz oluyor. Ve madem ki en büyük acıları bize nefret ettiklerimiz değil de kalbimizde en üstte tuttuklarımız çektiriyor, neden hala seviyoruz, neden hala seviyorum.Neden bütün hayal dediğimiz şey kolayca kırılabiliyor. Karşımızdakini böylesi çok abartırken neden kendimizi bu kadar düşürüyoruz.Sığınacak bir liman arayışı mı, yoksa bir liman olabilme anlayışımı. Bilmiyorum, bildiğim tek şey kalbim acıyor. Ellerim, göğsüm, gömleğimin yakası ve bütün saç tellerim acıyor. Az önce içim sızladı, kalbime değen son şey bu oldu. Sondu..

17.04.2014
08:25​

[YOUTUBE]0nL8F0xi3Zk[/YOUTUBE]​
 
Koleksiyon olarak kendimi topluyorum​
 
tumblr_mtf8exKLva1sa8rkto1_400.gif
 
Olmadı, yapamadım.
Hep bir şeyleri değiştirmek istedim. Ama hiçbir şeyi değiştiremedim. Yanlışın yerine ne koyacağımı bilemedim, doğru ne bilemedim.
Hep bir şeyleri parçalamak istedim, dağıtmak, olmadı olmuyor. Hiçbir şey yapamıyorum.
Sizinle benim aramda nefes almanın dışında hiçbir fark yok. Hepimiz ölüyüz. Saçma sapan bir hayatta savrulup gidiyoruz.

Adaletini sikiyim, ananı sikiyim dünya
​
 
Her gün biraz daha acır sonra, biraz daha ve biraz daha..
ama en sonunda ne olur biliyor musunuz..
geçmez..
Geçti sanırsın ama, geçmez..
örneğin, alışverişe çıkarsın bir mağazaya girersin..... öyle bir şarkı çalmaya başlar ki..
hatırlatır,dağıtır..
geçmez..
Geçer sanırsın ama geçmez..
Daha az akla gelmeye başlar, alışıyorum galiba dersin..
arkadaşlardan biri görmüştür onu..
biriyle bir yerde bir şeyler içerken..
Boğazın kurur, yutkunamazsın..
ama geçmez..
 
Eyvallah la !​

[YOUTUBE]3G7bOxw-0M8[/YOUTUBE]​
 
Gözüm yaşarıyor yüreğim kanıyor olmasaydı sonumuz böyle
 
Geceleri uyumak için değil özlemek için vardır..
 
Farklıyım, farklısın, farklı. O yüzden birbirimizi anlamıyoruz. Bazıları yanakların birbirine değmesini öpüşmek sanıyor. Bazıları yanağından öper hissedersin. Sonrası hep bir elmalı soda sıradanlığı, sanki yıllardır öptüğün bir yanak, sanki defalarca dinlediğin bir şarkı, sanki hep o vardı, sanki eski bir sevgiliyi tekrar tekrar unutmak. Öylesine bir şey değil bu. Bazen siyah ojeli elleri seversin, bazen bir ömür tutacağın bir eli bir anda bırakırsın. Aslında dokunmak kalbine kamyon çarpması gibi bir şey. Aşkın tarifinin içine bir kamyonun karışması çok ilginç değil mi? Sıradan olsaydı yaşamak bu kadar keyif vermezdi zaten. İyi aşık olmalar.

İlla bir organınla geleceksen kalbinle gel bebeğim

Alıntı..​
 
Biz çok normal adamlar değiliz. Sizin de çok normal olduğunuz söylenemez. Dünyada herkes anormal sanki. Belki de hepimiz normaliz. Yanlış zamanda, yanlış yerde. Ya kusura bakma, insan eline kalemi alınca, değişik şeyler yazmak istiyor. Ben pek anlamam bu işlerden. Sana o kadar çok mektup yazmayı denedim ki, bir yerden sonra yırttım. Bu sefer üşeniyorum, herhalde sana gönderemeyeceğim için. Daha doğrusu, bira içerek yazdığım için utandım herhalde. Kim bilir orada hava nasıl, kim bilir neleri özledin. "Biraz salakça olacak ama, burası da çok boktan." Sanki herkes katil. Ya da herkes yalnız. Oradan çok farkımız yok. Aslında var, biz daha geniş alanlarda yürüyüp, daha fazla görüşme hakkına sahibiz. En büyük fark bu herhalde. Beni burada ayakta tutan, dostlarım. Seni de umarım bir şeyler ayakta tutuyordur. Ama eminim, benden daha fazla sevenin var. Ben mücadele etmeyi senin kadar bilmiyorum. Biz mücadele edenlerin peşindeyiz. Ben senden hoşlandım, ben çok iyi vakit geçirdim seninle, çok güzelsin. "Sana hislerimi nedense en kötü cümlelerle anlatıyorum hep ya." Ya gerçekten sevmeyi bilmiyorum ben, ya da ne bileyim, tuhaf oluyorum. Dışarı çıktığında bu mektubu sana vermek isterim ama biliyorum utanacağım ve veremeyeceğim. Olsun, sana yazmasaydım içimde kalırdı. Sen içeride ben dışarıda. . Ya öyle işte.. Yine yazamadım..​

[YOUTUBE]xu441EH7OYE[/YOUTUBE]​

Eyvallah​
 
”Benim, Çehov’dan ve o yazdan öğrendiğim şey şu: Fırsatı varken ağlamalı insan. Ele güne sergilenmeyecek duyguları olduğunu düşünmemeli. Sadece gözüne sabun kaçmış çocuklara bırakmamalı bu işi. Derdini anlatabilecek kadar ağlayabilmeli en azından. Ve önündeki yol yürüyebileceğinden uzun olsa da yürümeli o yolu, yürüyebildiği yere kadar. Sonunda perişan olacağını bilse de, zihni karmakarışık ve kalabalıkken kendisi yapayalnız kalacağını bilse de yürümeli. Ne zaman başladığını fark etmediğimiz yağmurun ne zaman bittiğini de anlayamamıştık o yaz. 2009 yazı geri gelmeyecek. Geri gelmeyecek diğer yazlar gibi...”​
 
İnsanlar arasında biraz farklı olun. Duruşunuzla, konuşmanızla, oturuşunuzla, gülüşünüzle bulunduğunuz ortamlarda fark edilin. Belli bir hayat felsefeniz olsun, belirli bir siyasi görüşünüz. Okuduğunuz belli başlı kaliteli ve farklı aykırı yazarlar olsun. Dinlediğiniz müzikler herkesinkinden farklı ve bir öyküsü olan anlamı olan müzikler olsun. Kaliteli kot lar ve gömlekler giyinin. Düzenli traş olun, kaliteli parfümler kullanın kısacası kendinize has bir yapınız duruşunuz olsun
 
Bazen gitmek gerekir, bazen gitmek iyidir. Bir süre ortalardan kaybolmak zamanı.
 
Sonra o gelmişti biraz mahcup ve çok güzel. Yanıma oturup susmuştu. Öfke olarak sessizlikler görmüştüm. Anlayış ifadesi olarak sessizlikler. Kabulleniş olarak sessizlikler. Pişmanlık olarak sessizlikler. Hayranlık olarak sessizlikler. Ama onun sessizliğini çözememiştim.
 
Kalbime saplanıp kaldın​

[YOUTUBE]bGCfbsfwbgQ[/YOUTUBE]​
 
Vefasız çıktın​

[YOUTUBE]MRkWSZ3UJG4[/YOUTUBE]​
 
Ölen bütün madencilerin maaşını toplasan, bizim bakanın koluna taktığı saatin parası bile etmiyor. Adaletini sikiyim dünya
 
Feride gecekondu'dan komşumdu benim. Ara sıra sabahları denk gelirdik. Kocasını hiç görmedim, zaten bırakmış gitmiş Orosbu Çocuğu. Bu yanında ki çocuk varya, öyle bir kaç defa gülümsedi bana. Bir garip oldum, ben de babasız büyüdüm, koydu yani harbiden koydu amirim.
Ben Feride'ye hiç yan gözle bakmadım. Yani bizim mahalle de zaten olmaz öyle şeyler. Yani rahatsız etmek, bakmadım işte. Bi dozerler geldiğin de o gözle baktım. O da bana öyle baktı. Evimin yıkılmasını falan unuttum tabi. Akbaba var, sen varsın, Harun var; sokakta kalacak değilimya.

Of napıcam ben ya ?
 
Sonra nemi oldu?
Pat diye o çıktı geldi. Hayatımın amına koydu ve gitti.
Hepsi bu kadar...
 
Geri