Hüzün Kovan Kuşu

  • Kullanıcı Arda1
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 1118 gün önce aktifti
Dayım aklıma geldi lan vay a.k​
 
Rastgele bir numara çevirdim, genç bir kız açtı.
“Pardon devlet memuru musunuz?”

“Sapık mısın?”

“Hayır. Memur musunuz?”

“Değilim.”

“Güzel. Ben sapık değilim siz de memur değilsiniz. Peki o zaman bu şehrin en işlek caddesi neresi acaba? Herkesin bir gün mutlaka geçeceği cadde.”

“Ne bileyim, İstiklal Caddesi herhalde. Sen kimsin?”

“Bu hayatta rastgele çevirdiği telefon numaralarında karşısına çıkan seslerden başka kimsesi kalmamış biriyim. Belki de ben senin şuuraltınım.”

“Kaç yaşındasın sen?”

“Beni boş ver. Konu ben değilim ki. Hiçbir zaman da olmadım. Asıl sen kimsin? Senin heyecanların neler, tutkuların neler, hayal kırıklıkların neler? Şu hayatta başın sıkıştığında ilk kimi ararsın? Seni karşılıksız seven insan kimdir, ne bok yersen ye seni bağrına basacak insan kimdir? Eğer böyle biri varsa bu akşam onu ara, halini hatrını sor bu vesileyle. Yoksa sen de bir gün benim gibi yapayalnız kaldığında, ufacık bir şeyi danışmak için bile arayacak kimseyi bulamazsın. Bu sözlerimi harcanmış yıllarımın manifestosu olarak kabul edebilirsin. Çünkü büyük bir tecrübeyle konuşuyorum, tecrübe ıstıraptır güzelim ve zannettiğinden çok daha fazla ıstırap çektim. İstersen sonra yine araşalım, daha 64 dakika bedava konuşma hakkım var çünkü...”​
 
+ Çok mu sevmiştin ?
- Bilmem ben sevmeyi bilmiyorum heralde kimi sevdiysem bana düşman oldu.

Hadi kalkalım.
 
ubctp.jpg
 
Hüzünlü piç diyorum ona ismini bilmediğimden. O da bana acemi piç diyor. Yok dünyadan haberin. Bir fabrika paydos ederken ortalığa çöken hüznü bilmiyorsun. Bilmiyorsun suya bırakılmış kâğıttan kayıkların gerçek anlamını. Rüzgârda uçuşan torbaları. Moloz dökülmüş arsaları. Bu hızla ölmeye devam edersek bütün dünya mezarlık olacak. Ama sen hâlâ ölümü kişisel bir şey olarak algılıyorsun. Herkes uzmanı olduğu konunun zalimi olmuş. Ben de mi diye soruyorum. Sen de diyor. Ama üzülme. Hiçbir şey bırakmayacağız arkamızda. Çekip giderken sırtımıza saplanacak bir çift göz olmayacak. Enkazımızı toplayıp öyle gideceğiz. Asgari centilmenlik toz olmayı bilmeyi gerektirir.

Emrah Serbes...​
 
Erken Kaybedenler / Üst Katta ki Terörist ( Kızlı Erkekli )​

'' Sen kimden yanasın '' dedim.
''Ben barıştan yanayım ''.
Beynimden aşağı kaynar sular döküldü. '' Siktir git lan ne barışı '' diye bağırdım. Ağbimin katilleriylemi barışacağım. Kafama sıkarım daha iyi.

'' Bu savaşın sonu yok ama. ''
Olmasın, sanane. Senin keyfin yerinde tabi. Milelt dağda savaşsın sen burada otur. Tembel herif ! Vize haftası gelene kadar ders bile çalışmadın. Kız arkadaşın var, sarılıp yatıyorsun, günde kırk sefer öpüyorsun, kapıyı açmaya bile onu gönderiyorsun. Geceleri yurttan kaçıyor, senin yanında kalıyor, arkadaşaları imza atıyor onun yerine. Yurt müdürünü aradım şikayet ettim zaten.

Yakamdan tuttu
'' Senmiydin lan o ihbarı yapan. Vay adi şerefsiz, siktir git ''​
 
Öne çıktım, ''Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok,'' dedim. ''Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar.''​
 
Televizyonun diktatör dediğine diktatör, terörist dediğine terörist, hain dediğine hain, şehit dediğine şehit, şerefsiz dediğine şerefsiz, kahraman dediğine kahraman diyen uydu alıcıları sizi..
Spikerin dudak uçlarında yaşayan; okumaktan, sorgulamaktan, araştırmaktan nefret eden üniversite mezunları sizi.. Hiç okumayın, sorgulamayın, araştırmayın, incelemeyin..
Sadece kumandanın tuşuna basıp ezberleyin.. Televizyonda yemek yiyenlerin görüntüleriyle beslenip, öpüşenlerin sevdasıyla tatmin olup, askere gidenlerin kanlı elbisesiyle cesur olun..

Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığınız birini alçak ilan edin, yine dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığınız birini kahraman..
Yalnız dua edin elektrikler gitmesin​
 
Burası dünya yahu, burası bu kadar işte...

ucnn2.jpg
 
Bazen özlersin sadece özlersin. Özlediğinle kalırsın elinden bir şey gelmez. Elinden bir şey gelmemenin acısı daha çok acıtır sonra. Derdini anlatamazsın. Anlatsan da anlamazlar. Ah canım, yazık gibisinden kelimeler sarf ederler. Nerden anlayacakalr ki seni. İnsan başına gelmediği hiç bir şeyi anlayamaz çünkü. Yaşamadığı hiç bir şeyi ne anlayabilir ne de hissedebilir o durumu. Ve bazen yalnız kalırsın çok yalnız kalırsın. Çevren kalabalıktır ama sen çok yalnızsındır. Bir dost veya nasılsın diye soracak bir ses istersin yanında onu da bulamazsın. Vitrin deki votka şişesine ya da masanın üstünde duran sigara paketine takılır gözün. Yalnızlığını onlarla paylaşmak istersin. Bir yudum ondan bir nefes ondan alırsın. Sonra oturur ağlarsın hem kaderine hem de elinden hiç bir şey gelmemenin acısına sadece ağlarsın​

ucpsm.jpg

ucpyj.jpg

Ya öyle işte.​
 
Gökte yıldız söner şimdi
Annem beni anar şimdi
Sevdiğim var kanar şimdi
Siz benim niye içtiğimi nerden bileceksiniz.​
 
Hani benim sevincim nerde
Akvaryumum kanaryam
Üstüne titrediğim kaktüs çiçeği
Aldılar kitaplarımı sorgusuz
Duvarlar konuşmuyor anne
Açık kalmıyor hiç bir kapı
Hani benim gençliğim nerde
Yağmurları biriktir anne
Çağ yangınında tutuştum
Hani benim gençliğim nerde​
 
Okul aralarında Parut Antraniks Irmak diye üç kardeşin dükkanında da plakçılık yapıyordum. Oraya uzun saçlı ispanyol paçalı insanlar geliyordu. Genç insanlar. İlk önce çok komiğime gidiyordu tabi bunların giyimleri kuşamları. Ve sonradan bunların devrimciler olduklarını anladım. O kadar sevimli ve o kadar sıcaktıkiler. Yani bana hayatımda ilk defa oğlum git şunu getir lan bunu getir filan muhabbetinin dışında , merhaba arkadaş Ruhi Su'nun plağı geldimi diyen ilk insan olarak onları tanımıştım.​
 
Ciğerim yanıyor, yüreğim kanıyor. Olmasaydı, olmasaydı sonumuz böyle​
 
Güldük filan ama adam gibi mutlu olamadık. Belki de adam olamadık. Belki adam olsaydık adam gibi mutlu olurduk. Gerçi ben aynı anda hem mutlu hem adam olan birini görmedim. Mutlu değilim,adam mıyım bilmiyorum. Bizim bir tanıdık var, adamın hası ama hiç mutlu değil. Bazen soruyorum mutlu olacak mıyız diye, yok oğlum diyor ne mutluluğu adam olalım yeter. Sonra bunları duyduğuma mutlu oluyorum. Mutlu değilim en azından adamım diyorum. Sevdik de hiç sevilmedik diyemiyorum ya ondan. Böyleymiş meğerse.
​

[YOUTUBE]5Rg9K_Dnxnw[/YOUTUBE]​
 
“Bir sefer mutfakta tencere tava arasında ağlarken görmüştüm onu.
Alakasız yerlerde ıstırap çekmek ıstırabı ikiye katlar.
Bir mezar başında ağlamak çok daha makuldür, kimse neden diye sormaz.”

Emrah Serbes
 
“Bir sefer mutfakta tencere tava arasında ağlarken görmüştüm onu.
Alakasız yerlerde ıstırap çekmek ıstırabı ikiye katlar.
Bir mezar başında ağlamak çok daha makuldür, kimse neden diye sormaz.”

Emrah Serbes

Gerçekten de kimse neden diye sormuyor ( Bu arada Emrah Serbes paylaşımı olduğu için ayrıca çok sevdim :) )
 
Emrah Serbes hayranı olduğunuzu bildiğimden paylaştım zaten :)
 
Amacım zamanı satın almak. Mülk edinmek gibi bir derdim yok. Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey. Sevmiyorum işte. Biz kuşak olarak böyleyiz. Bize sevmeyi, bir şeylere bağlanmayı öğretmediler. O tarafımız gelişmedi. Benim tek bir düşüncem var;çıplak geldim, çıplak gideceğim… Ben dünyanın bir parçasıyım, şurayla ve bedenimle sınırlı değilim. Bir şeyler yanlış gidiyor, birileri acı çekiyor… Ben de çekiyorum aynı acıyı. Altıma son model bir araba çekip, güzel bir ev alınca mutlu mu olacağım yani? Hayır olmam. Aramızda mutlu olanlar varsa zekalarından şüphe ederim, bir de gözlerinden. Çünkü iyi görmüyorlardır...

(Nejat İşler)​
 
Geri