Hüzün Kovan Kuşu

  • Kullanıcı Arda1
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 1118 gün önce aktifti
Büyüdüm artık.
Kolay kolay pes etmiyorum. Üzülmüyorum, seni aklıma getirmiyorum.
Boş veriyorum, geçiştiriyorum, umursamıyorum. Bazen bir yerde adından bahsedenleri duyar gibi oluyorum ama tanımamazlıktan geliyorum seni.
Canımı yakan insanların peşinden koşardım. Artık koşmuyorum. Gitmeyi göze alabilen hiç kimse için kılımı kıpırdatmıyorum. Şarkılar canımı acıtmıyor artık. Filmler duygulandırmıyor. İnsanlar üzemiyor. Bencilleştim. Duygularımı kaybettim belki. Kim bilir?
Belki içimdeki seni kaybettim.
Sabahları mutlu uyanıyorum. Geceleri huzurla uyuyorum.
Pişman olduğum şeyler yaşamıştım. Artık pişmanlık nasıl bir şeydi, hatırlamıyorum. Teşekkür ediyorum yaşadığım her şeye. İyi ki yaşamışım diyorum.
Ben artık tanımadığım, seni tanıyan biriyim.
Neden mi?
Çünkü birinin ne zaman gitmemesini istesem, gitti.
Çünkü benim yarım bıraktığımı, hep bir başkası tamamladı.
Çünkü birine ne kadar az değer verirsen, o sana o kadar çok değer verir.
İşte bu yüzden, beni değiştirdiğin ve yaşattıkların sayesinde “başka biri” yaptığın için teşekkür ederim.
İyi ki yoksun…

15 Eylül 2013
15:50
​
 
Yazamıyorum ; Ya eksik kalıyor demek istediğim, ya da fazla söylüyorum can sıkıcı oluyor.
Kararında yazamıyorum.
Kararı ne bilmiyorum. Yanlış ifade etmekten doğruyu unutuyorum. Kendime dışarıdan bakamıyorum, eleştirel bir gözüm yok, berbat yazdığımı anlamak için birinin bana berbat yazıyorsun demesi gerekiyor. Bunu dediğinde yazdığımın gerçekten berbat olduğunu görüyorum. O kadar açık ki iğrenç olduğu, yazarken nasıl olur da kusmadığıma hayret ediyorum.
İçimde bir öfke yükseliyor. Her şeyi benden daha iyi bilen insanlar sarıyor etrafımı.
Bu kadar insan ne zaman bu kadar şey okudu, ne zaman bu kadar şey yaşadı, ben orada ne yaptım, kötü yazarın korkusuyla hiç yazmıyorum.

Arda Akçay

Eylül 15 / 2013
16 : 40​
 
Facebook kullanmıyorum dedim , şaşırıyorlar

Çıplak geziyorum demedim lan, facebook kullanmıyorum dedim beyinsizler.
 
"Sırf başlayıp bitirebildiğim bir hikayem olsun diye… bıktım ardımda yarım kalmış hikayeler taşımaktan. çünkü, bizzat ben, yarım kalmış bir niyetim. anlamlarını bilmeden dinleyip sevdiğimiz şarkılar var ya. işte biz böyleyiz. sesin kıvrılıp büküldüğü yerde ıslanıyor gözlerimiz. yazmanın eziyeti öğretecek bana. hayat, sahip olduklarımızın dışında kalanlarmış meğer…"​

[YOUTUBE]Cqa5StIqDKg[/YOUTUBE]​
 
ss0ry.jpg
 
Sigarayı küllüğe bıraktım, sonra hemen geri aldım küllükten. Çünkü biliyorum, bırakılmanın ne kadar acı bir durum olduğunu. 2 nefes daha çektim sigaradan,ve söndürdüm. Ha bu arada, rakı acı geliyorsa tükür lavaboya. Çünkü rakı içecek kadar, anlamsız bir ayrılık acısı çekmemişsindir. Git dişlerini fırçala. Giy pijamalarını, yat yatağına ve uyu. Bırak geceler, uyuyamayıp acı çekenlerin olsun. Bırakıp, gidenlerin değil..​
 
İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamıyorum. Ben bile anlamıyorum ki diğerleri nasıl anlasın. Bu yüzden gün aydinlanirken bira içiyorum. ..
 
Ben ağlarsam ağlayıp gülersem gülen.
Bütün dertlerim anlayıp gönlümü bilen
Sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen ?​
 
1 senedir herkesten gizlediğim, senin bile bilmediğin, hep dilimin ucuna gelip sonrasında söyleyemediğim bir sırrım, derdim var benim...​
 
Babamın öldüğü gün birini aşık olmuştum.
Bazen öyle olur.
Herşey üst üste gelir.
Polis olmasaydım katil olurdum
Çünkü sahici bir sarsıntı, sahte bir dengeden iyidir.
Binlerce ceset, binlerce katil ve bir evlilik gördüm.

Seni intihar ettiğin gün tanıdım kızım seninle o gün barıştım.
Şimdi sadece geceleri yapa yalnız ve yalın ayak....
Anlayabildim şeyler var
Şimdi benim de yalanlara inanmaya ihtiyacım var.
Bütün çaresiz insanlar gibi....
Dağılan bir okul gibi...
Acılarımızda birbirine benziyor artık kızım...
Birbirine benzeyen parmaklar gibi ;ama her birinin eşsiz bir izi var.
Bazen gözlerim doluyor karanlıkta...
Fısır fısır konuşmaya başlıyorsun yine kulağımın dibinde hiç durmuyorsun
Ağlamama asla musade etmiyorsun, "herşey affedildi babacığım" diyorsun.
"Hiç ayrılmayacağız" diyorsun.
"Keşke hep yanımda olsaydın" diyorum böyle konuştuğunu duyunca...
"Bu kış çok kar yağar belki beraber kayboluruz" diyorsun.
Ama kar taneleri birbirine benzemez ki kızım
Cesetler de benzemez ;ama bir cinayet başka bir cinayeti hatırlartır her zaman...
Koşan atlar düşen atları hatırlatır.
Yağmur yağar,
Durur , tekrar başlar.
Yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten iyidir...
Beşikten mezara kadar...
Karanlıkta herkesle çarpışabilir insan...
Yalan mı ? söylüyorum sana...
Affet beni kızım affet !!!
Bir sürü doğru söyledik ;ama hiç burnumuz kısalmada ki kızım...​
 



Ama sende seversen beni,
ilerde karım olabilirsin.

neden olmasın?

beki bir kızımız olur,
ondan sonra bir birimize artık kızmayız.

olamaz mı?

sabah kahvaltısı benden, çayı iyi
demlerim bir de seni usulca öpüp (eğer istersen)
uyandırabilirim.

ne diyorsun?

sakın romantik bir budala olduğumu
düşünme, öyle çiçekle her akşam eve gelemem.
arada kasaba uğrar bir kilo et alır,
balkonda kebap yapıp bütün
komşuları rahatsız edebilir, bunun için seninle saatlerce kavga bile edebilirim.

söz, sen hep galip geleceksin.

yani ben diyorum ki;
seninle içilen sigara sağlığa yararlıdır,
ama sensiz çekilen her soluk,göğsümde yeni bir yaradır...

bi'sever misin beni, rica etsem?

yoksa bir ömür boyu hayalinle yaşarım, beni seviyorsun farz ederim, diğer bütün kadınları içimde infaz ederim,
"benimsin" derim
kendi yalanlarıma kanarım, kanarım...

Bayram Karakeçili


​
 



Ama sende seversen beni,
ilerde karım olabilirsin.

neden olmasın?

beki bir kızımız olur,
ondan sonra bir birimize artık kızmayız.

olamaz mı?

sabah kahvaltısı benden, çayı iyi
demlerim bir de seni usulca öpüp (eğer istersen)
uyandırabilirim.

ne diyorsun?

sakın romantik bir budala olduğumu
düşünme, öyle çiçekle her akşam eve gelemem.
arada kasaba uğrar bir kilo et alır,
balkonda kebap yapıp bütün
komşuları rahatsız edebilir, bunun için seninle saatlerce kavga bile edebilirim.

söz, sen hep galip geleceksin.

yani ben diyorum ki;
seninle içilen sigara sağlığa yararlıdır,
ama sensiz çekilen her soluk,göğsümde yeni bir yaradır...

bi'sever misin beni, rica etsem?

yoksa bir ömür boyu hayalinle yaşarım, beni seviyorsun farz ederim, diğer bütün kadınları içimde infaz ederim,
"benimsin" derim
kendi yalanlarıma kanarım, kanarım...

Bayram Karakeçili


​

Saatlerce kavga edebilirim.
Söz sen hep galip geleceksin...
 
Giderken diyemedim ki, bilmiyorsun, haberin yok ölüyorum diyemedim​
 
Kucukken Mahallede rüzgârdan uçan bir poşet görünce mutlu olan insanlardık biz.
 
[YOUTUBE]Cqa5StIqDKg[/YOUTUBE]​
 
Dinlemedin tamam diyeceğini düşünmüştüm demedin. Sirrimi soyleyecektim dinlemedin Sen de sırt cevirdin sende
 
Ben iyi bir adam olamadım. Hep bir şeyleri değiştirmek ve farklı yaşamak istedim. Geriye dönüp baktığımda görüyorum ki hiç bir şeyi değiştirememişim kendimi bile. Saplantılıyım, her zaman benden bir bok olmaz deyip dururum. Bu puşt kalleş dünya da hep sürüncemeli yaşadım ve neyi yaşadıysam ona geç kaldım. Kimi sevsem bana düşman oldu. Kime seni seviyorum desem ya bir sevdiği vardı ya unutamadığı biri. Hayatıma çok güzel kadınlar girdi. Alayı da ağzıma sıçtı piç gibi ortada bıraktı gitti. Sonra birini tanıdım. Tuhaf bir şekilde tanıştık. Öyle gelişi güzel muhabbet ediyorduk, zevk alıyordum işin aslına bakarsan o muhabbetlerden. İşten hızlı hızlı eve geliyordum onunla konuşmak için. Zaman su gibi akıyordu. Çok geç saatlere kadar konuşur sonra o benim çok uykucum geldi yatalımmı dediğinde olur yatalım derdim. Ve o yatardı ben ise sabaha kadar onunla konuştuklarımı tekrar gözden geçirirdim. Sonra tuhaftır gün içerisinde pat diye aklıma gelmeye başladı. aklıma her gelişinde yüzümde tebessüm oluşurdu. Beni hep güldürürdü. Bir şey vardı onda beni ona doğru çeken ama neydi bilmiyorum. Sonra bir gece ben kör kütük sarhoşken ona zorla numaramı verdim. Sonra bir gece aradı beni. Şaşırmıştım, konuştuk konuştuk konuştuk.

Sonra o aradı ben aradım böyle devam etti. Arada ki mesaj trafiğini saymıyorum bile. Bir gece ben alkollüyken pat diye birden seni seviyorum dedim. Ve aynı cümleyi ondan da duydum. Bismillah dedik girdik bir yola işte. Birgün yoğun ağrılarım şikayetlerim nedeniyle hastaneye gittim. Testler tahliller derken 2 gün sonra sonuçları almaya gittim. Sonuçları aldığım da dedem ile aynı kaderi paylaştığımı öğrendim. Ona ise bir şey yok karaciğer iltihaplanması dedim ve çevremde kim varsa böyle bildi. Hala da böyle biliyorlar. Buu söylediğim de bile çok üzülmüştü işin doğrusunu söylesem aceba ne kadar üzülecekti. Yalan söyledim sırf o üzülmesin diye. Her Ankara'ya halamın yanına gidiyorum deyişimde aslında hastaneye gidiyordum o ise halasına gitti biliyordu. Diyemiyordum seviyorum dediğin insan bir gün çok uzaklara gidecek bir daha da dönmeyecek diye. Böyle aylar sürdü.

Bu yalanı hep sürdürdüm, bişeyim yok küçük bir kontrol için gidiyorum hastaneye dediğim de iş öyle değildi aslında. ne diyebilirdim ki ; Umutları, hayalleri olan yaşam dolu bir insanın üzülmesine neden olamazdım.

Bir gün bitsin artık dedi. zar zor ayakta duruyoruz dedi. Bir yönden sevinmiş bir yönden üzülmüştüm. Sevinmiştim çünkü gerçeği bilmeden gidiyordu. Üzülmüştüm çünkü gerçekten sevdiğini düşündüğüm ve sevdiğim insaan hayatımdan gidiyordu. Belki ben yanlış yoldaydım ama yanlış yolda ilerlemek doğru yolda beklemekten daha iyidir. Bana ne olacağını bende ki sırrı öğrenmeden gitti. Bilseydi gitmeyecekti belki ama bilse üzülecekti he de çok. Ve o üzülmesin diye gitmesine göz yumdum hemde iki kere. Ne tesadüftür ki ; gidiyorum dediği gün halam öldü. Ve halam dedem ve benim yakalandığım şeyden öldü.

Böyle hayatın a.k yum dedim o zaman. Hayatımda ki iki kadın da mecburiyetten gitti ve ben öylece seyrettim. Şimdi halam yok, o da yok. Ve o hiç bilmeyecek benim ondan sakladığım, ona yalan söylediğim durumu. Müslüm Gürses demiş ya ; Bir gün senden uzakta bir köşede öleceğim diye. Şu an öyle sanırım.

Bugün söylemek istedim konuşalım dedim hayır cevabı alınca yine sustum vazgeçtim

Mecburiyet kelimesi varya işte o kelimenin ben a.k' yum...
 
Banyoda traş bıçakları var, içebileceğim iyot var, yutabileceğim uyku hapları var. Seçim meselesi, yaşa ya da öl! Aldığımız her nefes bir seçim, geçen her dakika bir seçim, olmak ya da olmamak. Kendinizi merdivenden atmadığınız her an bir seçimdir, arabanızı duvara çarpmadığınız her an hayata yeniden başlıyorsunuz...

Yeniden başladığımız her gün ölmeye bir adım daha yaklaşıyoruz. Banyomda traş bıçağım var yeteri kadar iyot ve zehir içeren içecekler ve içebileceğim miktarda uyku hapları mevcut. Hepsinin yanında bir şişe viskim de var.

Oysa ki hiç birine gerek yok. Haberin yok ben zaten ölüyorum bunu bilmiyorsun...​



[YOUTUBE]Aeua5Rfo2x8[/YOUTUBE]​
 
Seni hiç üzmem aglatmam demiştin. Şunu bil ki beni en cokta sen aglattin.
Sen benim hayatımın içine sıçtın.
Şu durumda bile şişelerin içinde kayboluyosam bil ki sebebi sensin.
Bir adim daha yaklasiyorsam o hazin sona doğru sebebi sensin.

Benim bu halime tek sebep sensin...
 
Geri