ahlakçılar üzerine ....
yargılar, yargılamalar..
ipimizi çekenler, kendi doğrularını doğanın yasaları üzerinde görenler, ahkâm kesenler, siktir et diyenler...
bütün duyguları kendi tekellerinde biriktirenler; sadece kendi çektikleri acıları bilen ve onu kutsallaştıranlar; benciller, aç yırtıcılar...
söyleyin bize, bir tek siz mi yanıyorsunuz cehennem ateşlerinde?
dünya sadece sizin için mi dönüyor?
sizden başkası yok mu ?
doğru ya, bağırsanız sesinizi duyan olmaz..
peki ya biz?
peki ya bizim acılarımız?
ya bizim sesimiz?
siz, bunları göremeyecek kadar kendinizle meşgulsunuz.
çünkü siz görmek değil, yargılamak için varsınız. bu durum sizin için çok kolaydır ki, bu kadar süreklidir hayatlarınızda... ne de kolaydır tekmeyi vurmak, üzerinde durmaya çalıştığımız sandalyeye... ve sonra biz, birer piçkurusu gibi soluk alıp vermeye çalışarak parmak uçlarımız yere değsin diye çırpınıp dururuz dar ağaçlarında. bir ölüm yetmez yargılamalarınıza; bu yüzden, bize tekrar can verir tekrar yaparsınız yapacağınızı. kurban-cellat ilişkisi işte... o kadar zevk alırsınız ki bundan, her şey cinayet olur artık! hem de faili belli...
öyle yücedir ki değerleriniz!! tüm erdemler sizde toplanmıştır. siz, toplumun seçilmis ve kutsanmış insanlarısınızdır. "öteki" ise aşağı, kusurlu, cüzamlı, vebalı, ruhu satılmış, fahişe piçi, sikilmiş ya da **Spam/Adversiting** çocuğudur...
eyyy siz yüce erdemliler! doğruları aşklarından da üstün olanlar! ve sadece bir çamur lekesi ile ya da bir ''öteki'' ile kirleneceğini zannedenler!
korkmayın!
biz sizin kadar temiz olmayacağız...
gideriz, en ucuza, bir fahişe gibi ruhumuzu satarız da, kokuşmuş yargılarınıza ve erdemlerinize boyun eğmeyiz; sizin olsun onlar...
biz sizin gibi yargılamayacağız; hatasında dolayı kimsenin celladı olmayacağız. çünkü biz, bir başkasının yargıcı değiliz.
eyyy yüce erdemliler! ağzından aşkı düşürmeyenler!. söyleyin bize, nasıl bir aşktır ki bu, korkudan bırakıp kaçıyorsunuz ve sırf elinize dikeni battığı için onu yere atıyorsunuz?
ahh! erdemleriniz ve yargılarınız aşklarınızı bile nasıl da köreltmiş!!!
o kadar erdemlisiniz ki:
aşkı tekelleştiriyorsunuz
unufak ediyorsunuz
/sıkıştırıyorsunuz
can çekişiyor insanlık.....
ekmek şarap