Hüzün Kovan Kuşu

  • Kullanıcı Arda1
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 1118 gün önce aktifti
Her şey biliyor, her şey
Sen biliyor musun bakalım
Seni nice sevdiğimi ?
Üstüne titrediğimi ?
​
 
Ama günün başka kimselere Anlamlı gelmeyen anlarında
Bazen onu elli geçe mesela
Bazen ikiye altı kala
Çorabımın tekini ararken ya da
Kaç yumurta kıracağımı düşünürken tavaya
Mütemadiyen seni düşündüğümü söyleyebilirim..
​
 
Sen susarsan nefret ederim adımdaki sessiz harflerden. Sen sevmezsin diye filmleri, sen dinlemezsin diye en sevdiğim şarkıları öldürürüm. Birlikte oturabileceğimiz çekyatı, beraber yemek yiyebileceğimiz tabağı eklerim eşya listeme. Ne gidebilirim adam akıllı ne de kalabilirim sensiz. Vazgeçmek zaman işidir ve zaman acımasızdır ve zaman bütün kelebekleri öldürür. .tutamazsan eğer ellerimden nefret ederim, öpemezsin diye yüzümden, ama seversin diye kendimi severim. Sevmek sana kaldı ben ise çok sevdim seni. Şimdi ise gitmek bana kaldı. Varsa eğer sen geliyorsun diye yarısında söndürdüğüm sigaraların hatırı ve siyahsa eğer gözlerin.

Ölümde var sevgilim. Sağlıcakla kal, teşekkür ederim...
​

30.10.2012
23:00
 
Ben ki ; Her akşam yatağımda seni düşünüyorum
Seni sevdiğim müddetçe yatağımı da seveceğim.
Ama ben dünya da en çok seni seveceğim...​
 
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
Sana hep hep yeniden başlamak isterim.
​

Bu da gecenin şarkısı olsun ;)​

[YOUTUBE]rFYvzhCh5YY[/YOUTUBE]​
 
[YOUTUBE]Si3tzk36vhc[/YOUTUBE]​
 
İnsanlar ikiye ayrılır ama biz ayrılmayalım...​

[YOUTUBE]OOM8RhPjoO0[/YOUTUBE]​
 
Benimle Gelirmisin...​

flr4f.png
 
Rüyamda seni görüyorsam özlemişimdir. Seni görmek için yatıyorsam sevmişimdir...​
 
Birde bu vardı​

[YOUTUBE]X6JC-wlFY6c[/YOUTUBE]​
 
İki kalp arasında en kısa yol: birbirine uzanmış ve zaman zaman ancak parmak uçlarıyla değebilen iki kol.
 
Bazen sadece seversin

‎- Mesela, güzel güzel diyosun da, nasıl güzel bu güzel, hele onu anlat.
- Güzel abi işte.
- Kör mü topal mı, uzun mu kısa mı,
- İyi de abi
- Tamam, peki, onu geçelim.Bari şunu söyle, esmer mi güzel?
- Bllmiyorum abi.
- Nasıl bilmezsin lan.
- Sevmekten dikkat etmemişim abi.
 
Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım

Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.

Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek böylece yaşamalıyız işte.

Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız

Zaman su gibi akıp giderken, her şey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Her şeye rağmen hiç bıkma malıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden.

Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallan malıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin Çocuklar gelmeli ziyaretimize, geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız.

Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı \"herşeyde\"​

Ben seni sevmenin gururunu fazlasıyla taşıyorum...​

fm325.jpg
 
Cehennemin dibindeyim dese,
Yanına gidecek kadar sevdik bazılarını.​
 
Bir bakarsın olmuşun.

Aşık olmak anlık bir şey. Birden her şeyin çok parlak göründüğü, birden en pastel renklerin bile ısınmaya başladığı, birden tüm yemeklerin çok daha lezzetli olduğu bir an bu. İnsan karar vererek aşık olmaz. Sadece bir bakar, olmuş​
 
Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar.
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.
Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik.
Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik.​
 
Ben Senin Beni Sevebilme İhtimalini Sevdim...​

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!
​
 
Bir kadın gelir ve gülümsemesiyle sana tüm dertlerini unutturur.
Sonrasındaysa senin tek derdin ; O kadının gülümsemediği anlar olur​
 
Bu defa başka anne bu çok başka be annem...​

[YOUTUBE]a5YGB2vBLvQ[/YOUTUBE]​
 
[YOUTUBE]yjHrrQPTQUI[/YOUTUBE]​

Eskiden bir adim vardi,Umudum feryadım vardi,
Simdi ben o ben değilim
Yolumu bilmiyorum ölmüyor gülmüyorum
Bu hayat yordu beni bildiğin gibi değil
Dağlarim devriliyor gençliğim savruluyor
Bir ayaz vurdu beni bildiğin gibi değil

Eskiden mevsim seçerdim, solardım çiçek açardım
Simdi ben o ben değilim,
Bir nefes bir adim var Bilmem ne günahım var
Vedalar sardı beni bildiğin gibi değil

Şehrin en karanlık yerinde duruyorum
Haydi vur beni, hiç ümidim kalmadı
Tutunacak bir dalım,
Basımi yere eğme mazlum yerine koyma
Allı pullu düşlerim vardi oysa
Bir hayat böyle tersine dönmez
Bir yiğit böyle harcanmaz
Dağlara taslara bağırasim geliyor
İçim yanıyor içim bildiğin gibi değil

Bu bir hikayenin bitişimidir
Bu kanli bir vedamıdır
Bu son savasçınin yediği kursun
Bu son kalemin de düşüsümüdür
Dalgaların çekilisi, bayrakların yıkılısı
Bu sarkılarin susuşumudur
Ömrüm kanıyor ömrüm
Bildiğin gibi değil

Ben bu hayata asiydim öyle değildim
Bir yıldiz kaydı ömrümden
Bende yenik düştüm
İste her seye sırtımı dönüp koşuyorum
Sari güller kahrolsun
Islak gözler beyaz mendil kahrolsun
Bu kaldırım bu nezaket mutluluk dilekleri
Canim yanıyor canim bildiğin gibi değil
​
 
Geri