AKP'nin başörtüsü ve askeri vesayet meselelerini çözmesini ve Kürt sorunu realitesini gündeme getirip bu işe eğilmesini takdir ettim ve hala ediyorum. Ama üzerine eğildiği her konuyu süründürerek elinden geldiğince reklamını yapıp ekmeğini yemeye çalışmasını da yadırgıyorum.
Bu partinin 2002'deki vaatleriydi bunlar. 2002'den beri darbe anayasası deyip duruyorlar, evet ben de rahatsızım bu anayasadan da buyurunuz bir araya gelin tüm meclis çıkarın bir anayasa. Başörtüsü problemi 1 haftada halledilebilecek ama kimsenin elini sürmemesi yüzünden büyümüş bir sorundu. 10 yıl meydanlarda propagandasını yapmadan çözüp 10 yıl bu sorunu biz çözdük diye reklamını yap, başımın üstünde yerin var.
Şu son birkaç gündür meydana gelen olayları benim okuyabilmem için hala zaman lazım. Çünkü ortada ipini koparmış bir iktidar, ne yaptığı belli olmayan bir PKK-KCK-YDGH üçlüsü ve bunların hepsiyle gerilimli bir HDP var.
Belli ki HDP kendi kitlesini oluşturup Kürt iradesini kendi çevresinde ve siyasi çözüm arenasında toplamak istiyor lakin
climax in dediği gibi bu zaman ve cesaret isteyen bir iş. Umuyorum ki başarırlar da bu vesayetten kurtulup soru işareti barındıran kafaları rahatlatırlar.
Bir erken seçim ve akabinde ezici bir AKP iktidarı istemiyorum. Bunun olması yolunda yahut olmaması yolunda bundan 3 yıl önceki ortama dönüp çatışmaların, ölümlerin de olmasını istemiyorum. Normalde kimse istemez diyebilmek gerekir böyle durumlarda ama maalesef görüyoruz ki bu cümleleri rahatça kurabileceğimiz sağduyulu bir çoğunluk yok memlekette.
Not: Şu 3 sayfada herkes o kadar güzel yürütmüş ki tartışmayı, yazmadan edemeyeceğim. Hepinize teşekkürler.