Hiç merak ettiniz mi kalp niye solda?

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Sağlık Konuları
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2755 gün önce aktifti
Hiç merak ettiniz mi kalp niye solda

flowers221me7.gif


Vücudumuzun içinde her şey çok farklı: Kalp, dalak ve pankreas solda,
safra kesesi ve karaciğer sağda... Peki neden kalp sağda değilde solda?​
İşte cevap:


48885.jpg


Hatta akciğer gibi çift organlar da sağ ile sol arasında morfolojik
​
farklılıklar sergilerler: Sağ akciğer için üç lob ve sol için de iki lob.​
Bağırsaklar da sürekli aynı yönde dolandığından yanaldır.

Peki nasıl oluyor da, başlangıçta bütünüyle simetrik olan embriyo
​
sağı soldan ayırıp organlarını yanlamasına dizebiliyor?

Bilim adamları uzun zamandır bu sırrı çözmeye çalışıyorlardı. Nihayet
​
amaçlarına ulaştılar. Son yıllarda, bu organizasyonun, embriyonun ​
birkaç hücresinin yüzeyindeki küçük kirpikler tarafından gerçekleştirilen​
rotasyon hareketlerinin sonucu olduğunu belirlediler.

rose-r.gif
Kararlı bir rotasyon

Nice Sophia Üniversitesi’nde gelişim biyolojisi ve kanser araştırma,
​
işaretleme enstitüsünü yöneten Stephane Noselli, 2004 yılından beri ​
yapılan araştırmaların, simetriyi kıran bir yapı olarak kirpiklerin​
rolünü gittikçe daha fazla kanıtladığına dikkat çekiyor.

rose-r.gif
Her şey "düğüm"le başlıyor

Her şey otuz yıl kadar önce, Kartagener sendromu olarak bilinen,
​
ender rastlanan genetik bir hastalığa yakalanan kişilerin ​
incelenmesiyle başladı.
Son on yılda fareler üzerinde yapılan sayısız araştırma ve özellikle de,
​
aynı zamanda hem kirpikleri hem de iç asimetriyi etkileyen​
mutasyonların incelenmesi bu asimetrinin nerede​
başladığının keşfedilmesini sağladı.

Her şey "düğüm" düzeyinde başlıyor. Bu düğüm, gastrülasyon olarak
​
adlandırılan, embriyonun gelişiminin erken bir evresinde (2. hafta), ​
ventral kutupta oluşan geçici, küçük bir çöküntü.

Bu aşamada, embriyo hala tam olarak simetriktir ve sırtın, karnın,
​
başın ve ayakların neye dönüşeceğine karar vermiştir. Bu düğüm,​
her biri birer kirpikle donanmış, son derece ​
sıkışık 200 ila 300 hücreden oluşur.

rose-r.gif
Gizemli sinyal

Ancak 1998 yılında Hirokawa ekibinden Shigenori Nonaka video-mikroskopi
​
sayesinde bunun herhangi bir kirpik olmadığını belirledi. Nedeni ise, ​
organizmamızın önden arkaya doğru açılıp kapanan klasik kirpiklerinin ​
(iç kulak, solunum mukozaları) tersine, düğüm kirpiklerinin moleküler ​
yapıları nedeniyle, saatin akrep ve yelkovanı doğrultusunda dönmeleridir.

Shigenori Nonaka embriyonun simetrisini bu hareketin bozup bozmadığını
​
anlamak amacıyla düğümü yıkayan embriyon dışı sıvıya floresan bilyeler ​
ekleyip kımıldamalarını seyretti. Hepsi aynı doğrultuda, sola doğru ​
hareket ediyordu. Bu ilginç fenomen bilim adamları tarafından ​
"düğümlü akım" olarak adlandırıldı.
Bu akım oldukça belirleyiciydi. Kirpiklerin dönerken meydana getirdikleri bu akım embriyoyu asimetrik kılmak amacıyla soluna gizemli bir sinyal gönderiyordu.

rose-r.gif
Peki ama niye sol?

Bununla birlikte ufak bir sorun söz konusu: Bir rotasyon hareketinin bir
​
tarafta akım yaratırken diğer tarafta yaratmaması için hiçbir neden yok.
Nobutaka Hirokawa'nın ekibi geçen yıl ultra hızlı bir kamera sayesinde
​
bu baş ağrıtan soruyu cevaplamayı başardı. Rotasyon eksenini üç boyutlu ​
inceleyen ekip, bunun embriyonun 40 derece ​
arkasına yönelmiş olduğunu belirledi.

rose-r.gif
Kirpikler embriyonun iç simetrisini nasıl kırıyorlar?

Embriyon gelişiminin ilk iki haftasında tamamen simetriktir.
​
Simetri kırılması embriyonun yüzeyindeki çukur olan ventral düğümde ​
meydana gelir. Bu düğüm kirpikli hücrelerden oluşmuştur. ​
Bu kirpikler sıvıyı karıştırıp embriyonun soluna iterek ​
morfojen moleküllerin konsantrasyonunu sağlarlar.

doktor3.gif


1. Kabarcıklar meydana gelir. Düğümün hücreleri organların
​
konumunda rol oynayan morfojen kabarcıkları serbest bırakırlar.
2. Kirpikler harekete geçer. Bir saatin akrep ve yelkovanı
​
doğrultusunda dönen kirpikler kabarcıkları sola doğru iterler.
3. Kabarcıklar solda birikir. Kabarcıklar solda birikerek
​
kirpiklerin karşısında patlar ve morfojenleri salıverir.
4. Simetri kırılır

Morfojenler hücre içinde asimetriye yol açan bir dizi olayı tetiklerler
Başka bir deyişle, kirpik eğer embriyo yüzeyinden uzakta
​
dikilmişse etkili bir harekete yol açıyor; düğümün hücrelerine ​
sürtündüğünde ise, etkisiz bir hareket oluşturuyor. Sonuçta da,​
embriyonun soluna doğru, sağdakine kıyasla çok daha önemli ​
bir akım oluşuyor. Peki tüm bunlar asimetriyi açıklıyor mu?
Bu akımın organların yanlamasına sıralanmasını nasıl
​
gerçekleştirdiği tam olarak bilinmediği için ​
bu soruya kesin bir evet yanıtı verilemiyor.

rose-r.gif
İki model

Ancak yine bu konuda da son sözü 2005 yılında Nobutaka Hirokawa söyledi.
​
Japon araştırmacı kirpikli hücreleri inceleyebilmek amacıyla bunları ​
hücre zarının lipitlerine bağlanan floresan bir maddeyle belirginleştirdi.
Kendisi araştırmalarıyla ilgili şu açıklamalarda bulunuyor:
​
"Sadece düğüm hücrelerini incelemeyi düşünürken, o zamana kadar​
bilinmeyen bir madde olan, çapları 0.3 ila 5 mikrometre arasında ​
değişen ve sola düğüm akımıyla iletilen küçük kabarcıklar belirledik."

Hirokawa bunları NVP (Düğüm kabarcık parçacıkları) olarak adlandırıyor.
​
Bu keşif tam da, düğüm akışının asimetriyi nasıl tetiklediğini açıklamak ​
için iki modelin çarpıştığı bir döneme denk geldi.

Birinci senaryoya göre, bu akım düğümün çevresindeki kirpikler
​
tarafından tamamen mekanik bir şekilde hissediliyor. ​
İkinci model ise, bu akımın o zamana kadar bilinmeyen morfojen​
(canlılarda dış şekillerin oluşumu.) molekülleri embriyonun ​
solunda topladığını öngörüyor.

rose-r.gif
Morfojen hipotezi

Nobutaka Hirokawa, keşfettikleri düğüm kabarcık parçacıklarının
​
morfojen molekül hipotezini güçlendirdiğini belirtiyor. ​
Hirokawa’ya göre, düğümün her bölgesinden yayılan bu kabarcıklar​
daha sonra düğüm akımı tarafından embriyonun sol tarafına taşınıyorlar.

Burada da patlayıp içlerindeki Sonic Hedgehog ve retinoik asit
​
moleküllerini salıveriyorlar. Bu ikisi de organların asimetrik​
sıralanmasında rol oynuyor.
Bu moleküller hücre içi kalsiyum düzeyini yükseltirken, bunu genlerin
​
asimetrik aktivasyonu izliyor. Embriyonun organojenez olarak adlandırılan ​
(5-8 hafta) gelişim sürecinde bu genlerin ürünleri organların ​
yerleşimini belirliyorlar.
Nobutaka Hirokawa, memelilerdeki asimetrinin sayısız hücre sürecinin
​
koordinasyonunun iyi bir örneğini oluşturduğunu kaydediyor.

Böylece göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede, kirpikler kalbi sola
​
yerleştiriyor. Daha sonra diğer kilit işlevleri yerine getirmek üzere ​
başka kirpikler devreye giriyor. Bu işlevler, nöronlara yer değiştirtmek,​
solunum yollarını artıklardan temizlemek ve spermlerin ​
devinimini sağlamak olarak sıralanabilir.​
 
Geri