Bunları yazarken bir bankta oturmuş,başım avuçlarımın içerisinde sağ elimde telefon yere bakarken buldum kendimi.İlk defa oturduğumuz o bankta tam 365 gün sonra.Hissetmiyordum, hissizleşmiştim.İntihar etmeye cesaretim yoktu, üst üste düşünmekten ölmeye çalışıyordum .Bizi gülerken izleyen bu ağaçlar şimdi ağladığıma şahit oluyorlar,ben her nefes alışımda onlarda derin bir ah çeker gibi savruluyorlar.Kuşlar bile o günki gibi ötmeyi bırakmışlar.Sürekli etrafa boş boş bakınıp kalkmaya çalışıyordum oturduğum o banktan, ama beceremedim.En iyi yaptığım şeydi becerememek.Her defasında oturdum kendi beceriksizliğime kader diye ağladım.Ben sadece sana geç kaldım.Bir daha da hiçbir şeye acele etmedim zaten.Gittiğin günden beri en büyük intiharımdı yaşamak.Ayağa kalkmayı başardım,sırtım bank'a dönük adım atacak gücü arıyordum bacaklarımda.Belkide son bir kez dönüp bakmak istediğim için gidemedim.Belkide son bir kez seni sevmek istediğim için gitmedim. "Kalkıp gideceğim ve devam edeceğim nefes almaya." Esen rüzgarda zar zor unuttum o son gülüşünü. Arkamı her döndüğümde seni göreceğim umuduyla oturduğum bu yerden gidebilir miydim ?Hayallerimin sonuna geldim.Son bir kez dönüp gözlerimi değdirdiğim yürüdüğümüz o yollara. Hasta olmana kıyamazken burada öylece oturmuş içimde ölmeni bekliyorum.Ufak ufak adımlarla gözlerimi kapatarak kaçmaya çalıştım. Son kez dönecek arkamı veda edecek bir daha da gelmeyecektim buraya.Kulaklarımda çınlayan bir sesle irkildim.Kalbim kaburgalarımı kıracak gibi atıyordu. Kendimi toparladım.Arkamı döndüğümde ise hiç görmediğim bir sen. Tanımaya çalışıyormuş gibi bakakaldım.
" Çok değiştim " dedi.Belli belirsiz hüzünlü bir gülümsemeyle." Sadece saçlarını kestirmişsin " dedim.Gülüşü hala aynıydı.
" Ağladın mı sen ? " diye sordu
" Toz kaçtı" dedim.