Bu varlıkların var olduğunu Kuran söylüyor amenna. Dogma olduğu için kabul edelim diyelim.
Fakat herhangi birinin bu iletişimi kurmasının mümkün olduğunu gösterir herhangi bir anlatım yok. Tefsircilikten bahsetmiyorum, Kuran bunu derken bunu demek istedi aslındaya girmeksizin böyle bir anlatı Kuranda yok. Cin suresi 6.Ayette de ben böyle bir sonuca varamıyorum.
O yüzden “cin gördüğünü” “cinin musallat olduğunu” “cinlerle iletişimde olduğunu” beyan eden kişilerin ben de profesyonel destek alması gerektiğini düşünüyorum.
Kusura bakma üstadım gündüz vakit darlığından detaylı bir cevap yazamadım.Şimdi mukabelede bulunalım.
Kelimenin köküne inelim.Cin kelimesi Cinn kökünden türemiş "insanların gözlerine görünmeyenler" manasına gelmektedir.Aynı kökten gelen cünûn kelimesi ise,delilik ve çılgınlık anlamına geldiği gibi örtünmek,gizlenmek manaları da taşır.Yine Arap dilinde bahçeye cennet denilmiştir.Çünkü bahçe,içerdiği bitki ve ağaçlar sayesinde zemini örtüp gizler.Zırh ve kalkan gibi kişiyi koruyan,bir nevi gizleyen eşyalara da cünnet ismi verilir.Ki aynı kökten gelen cinnet kelimesi de;kendinden geçmeyi ifade eder,yani kendinden dahi gizlenmek,kendine bile gözükmemek.Ki hayatın başlangıç aşamasında insanın aldığı ilk şekil olan ve ana rahminde saklanıp korunan manasına gelen cenin ve insanın ölümden sonra girdiği kabir manasına gelen cenen kelimeleri de görünmemek,gizlenmekle alakalıdır.
Cinlerin görünmediği ve insan üzerinde tasarrufunun olmadığı konusun da,sana sonuna kadar katılıyorum.Ancak Kuran bize bir insanın yani bir Peygamber'in Cinler ile iletişim kurduğunu,ve hatta onlara hükmettiğini aleni olarak açıklıyor.
"Şeytanlar ve cinlerden bazıları da onun için dalgıçlık edip denizaltındaki cevherleri çıkarıyor ve daha başka işler de yapıyorlardı. Onları zaptedip gözetim altında tutan da bizdik." Enbiya 82
Kuran Hz. Süleyman'ın cinlere hükmetmesini doğrular,ancak detaya çok girmez.Detaylandırmak isterseniz Yahudi tarihi ve Kitab-i Mukaddes eski ahide göz atmamız gerekiyor.Ki eski ahidi okuduğumuzda hükmetmenin de ötesinde Hz. Süleyman'ın Cinleri mabed-i Süleyman'ın yapımında ve sebe melikesi Belkıs'ın tahtını bir çeşit teleport yöntemiyle sarayına getirdiği detayları var.Kudus'de bulunan ağlama duvarının mabed-i Süleyman'ın son duvarı olduğunu ve Yahudiler için kutsiyetinin Süleyman Peygamberden ve ahid sandığından geldiği detayını da ekleyelim.Hatta başka bir detay daha vereyim ki,Yüzüklerin efendisi denilen filmin yüzde 40'lık bölümü Hz.Süleyman'ın hayatından intihal edilmiştir.Hz. Süleyman üfürükçülerin dayanağı ve referans gösterildiğinden dolayı Bakara 102/103 ayetleri inmiş.Ahirinde Hz. Süleyman'ın salih bir peygamber ancak ona iftira atan insanların yalancı,bu işe bulaşan cin/varlıkların şeytan olduğundan dem vurulmuştur.
Gelelim bu varlıklara iletişime ve bir şekilde size musallat olmasına.Esasen bu varlıklar farklı boyutlardadırlar.Melek,nurdan güç alan varlık iken,Cin tam aksine karanlıktan güç alır.Bu varlıkların değil bir insana tasarruf etmesi,bir çöpü hareket ettirme yeteneği yoktur.Kuran bize bu varlıkların Peygamberler dışında gören ve kontrol edilenin olmadığını söylüyor.Günümüz de bu varlıkları gördüm,konuştum diyen kişinin yalan söylediği aşikardır,buna diyeceğim bir şey olamaz.Görsel medya,özellikle sinema bu alanda korku filmleri yaparken,Cinleri öyle bir mertebeye çıkarıyor ki,imge gücününde etkisiyle olamayacak varlıklar ve etkiler hayal etmeye başlıyoruz.Cinlerin de iyisi ve kötüsü olduğu rivayet edilir.Kötü cinler şeytan olarak addedilir.Kuran da en büyük şeytan İblis olarak tanıtılır.
Cinn/kötü enerji veya kötü varlıklar birilerinin emriyle kimseye tasallut etmezler.Kendileriyle iletişime geçen/geçmek isteyen kişi de olağan dışı davranışlar olabilir.Bu alanda/bu varlıklar ile iletişime geçen veya bu yönde iştiyakı olan kimse olmadığından çevremde.Davranış formunda ne gibi değişikler olur pek bir bilgim yok.
Sürekli olarak bir vesvese halinde olduğunuzu düşünüyorsanız "Besmelesiz" iş yapmamak gibi basit bir yöntem dahi,sizi bu kötü enerjilerden uzak tutacaktır.Filmlerden gördüğünüz tılsım ve ritüellere gerek yok.
Allahu Alem.