JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Hareketli Resimlerle Süper İmzalar
Elif
Kullanıcı Elif
Başlangıç tarihi
Başlangıç tarihi
15 Eylül 2012
- Hareketli Resimler ve Avatarlar
i
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI
ForumSAL · Bilgilendirme
Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.
Alternatif erişim adreslerimiz
Seni terk ediyorum, yazgımda kışlar var.
Sen ki; yahu çok güzelsin.
Nasıl izah etmeli bunu anlaşılır bir dille.
Mesela gözlerinde bir şey var açıklayamıyorum onu.
..Sanki aynı kareye sığdırılmış topyekûn yeryüzü ve gökyüzü..
“Artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz.”
Nefes alıp veriyorum aşka...
***
sen olmadığın vakit büyük yalnızlığım var
dalgaların kendilerini taştan taşa vurmaları
sonbahar yıldızlarının sessiz sedasız çırpınmaları
ve büyük yalnızlığım var
Hem gelmeni istedim hem bekletmeni,
Sen mi daha güzelsin, beklemek mi seni?
Öyle güzel gülüyorsun ki ,
ALLAH cebime bayram harçlığı iliştiriyor sanki…
İyiki geçiyorsun zaman !
Ya acının derinime işlediği bir ânda donsaydın !
oysa...
kara görmüş deniz gibi terk etti aklım beni
onlarca martı ölüyor her gün ömrümden
.
sensiz...
-haritası olmayan dünya mıyım?yoksa dünyası olmayan harita mıyım ben-
galiba...
biraz hava...biraz da suyum
sevmek ıslaktı...oysa şimdi kuruyum
?aşk işi de olsa her canlı?
henüz çözülememiş gizemli bir soruyum
meselâ...
-gittiğin gün mü öldüm...yoksa öldüğüm gün mü gittin-
Bazen sarhoşken, karanlığın içinde yüksek sesle söylüyorum adını.
Ya da birinin kollarındayken, bazen pencereyi açıp, sokaktan geçiyormuşsun gibi ardından
sesleniyorum.Hep başkaları bakıyor yukarıya. Ben gülümseyerek "gitti" diyorum, yakalayamadım gitti...
insanlar koca adamlar gibi konuşan küçük çocuklardır aslında
gözlerine okyanus doldururlar, ceplerine gökyüzü.
insanlar kafalarındaki kurtlar tarafından sinsice kemirilirler.
insanlar en çok kendi soruları tarafından vurulurlar ..."
"Ne zaman gözlerinin içine baksam,
Biliyorum ..
İkimizi de aşar, o kapının ardındaki masal."
Bazen bir hikâye tutuşmuş iki eldir, kenetlenmiş on parmaktır.
Şimdi gizlice söyle bana saklı düşler ne demektir.
Ben bir aşkın kar yağışından geliyorum ..
..ve gün olur giderim kendimden
dönüş yollarına pusatlanır gözlerim
kıvılcımlarını saklı tuttuğum bakışlar nazardadır
kendi gölgemi takip ederim sinsice
adımlarım kırılgandır
Bak hala ağlıyorum…
Harf harf işlerken kelimelerimi,
şimdiden yerleştiriyorum acılarımı parmaklarımın ucuna.
Son düşen cemreyi de ayırıyorum payıma.
ölümlerden ölüm beğendim, üzerime olmadı
zor günler için sakladığım bir intihar vardı cebimde
çıkarttım baktım, kurtlanmış
sebebi var elbet bu gözyaşlarının
anlamaya çalışmayın, anlayın
Sonsuzluk gibi çıkıyordu
Bu söz içimden
Umutsuz bir yakarış gibi
Hiç bitmeyecek bir hasret gibi
Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki
Karlı bir aksamdı Ankara'da
Son kez elele yürümüştük
Bitmesin istediğim yola kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık...
o beni sahilden, kendimi gömdüğüm, sertleşmiş ıslak kumdan aldı,
elledi.
ben, bana düşen acıyı da neşeyi de yaşamıştım, diye düşündüydüm.
içimdeki zayıf hayvan çok olmuştu öleli.
o beni sahilden...
yani yoktu sedefimden başka şeyim.
derin denizlerle, soğuk denizlerle
tuzla, dalgayla boğuştuydum ben, ve hayvanım çıkmıştı benden.
kendi içine kıvrılmış, rüyasını unutmuş
soğuk taş değil miydim artık ben?