Halil İbrahim Bereketi

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Roman ve Hikayeler
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2754 gün önce aktifti

Allah adamlarından bir büyük zat. Ulu Arif Çelebi... O anlatıyor:
​
​

Nakledildiğine göre,​

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş vardır.​

Büyüğü Halil.​

Küçüğü İbrâhim.​

Halil, evli çocuklu.​

İbrahim bekârdır.​

Ortak bir tarlaları vardır bunların.​

Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederler.​

Bununla geçinip giderler.​

Bir yıl, yine harman yaparlar buğdayı. İkiye ayırırlar.​

İş kalır taşımaya.​

Halil, bir teklif yapar:​

- İbrahim! Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.​

? Peki abi!​

- Peki abi!​

Ve Halil gider.​

O gidince, düşünür İbrahim:​

- Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine Böyle der ve,​

Kendi​

payından bir miktar atar onunkine.​

Az sonra Halil çıkagelir.​

- Haydi İbrahim! Der, önce sen doldur da taşı ambara.​

- Peki abi!​

İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola..​

O gidince, Halil'i düşünür bu defa:​

Der ki:​

- Çok şükür, ben evliyim, kurulu düzenim var. Ama kardeşim bekâr. O,​

daha​

çalışıp, para biriktirecek.​

Ev kurup evlenecek.​

Halil İbrahim bereketi​

Böyle düşünerek,​

Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.​

Velhasıl biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.​

Bu, böyle sürüp gider.​

Ama birbirlerinden habersizdirler.​

Nihayet akşam olur. Karanlık basar.​

Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.​

Hatta azalmıyor bile.​

Hak teala bu hali çok beğenir.​

Buğdaylarına bir bereket verir.​

Öyle ki,​

Günlerce taşır, bitiremezler.​

Aksine çoğalır buğdayları.​

Dolar taşar ambarları.​

Bugün "Bereket" denilince, bu kardeşler akla gelir.​

Halil İbrahim bereketi...​
 
Geri